asi.gen.tr https://www.asi.gen.tr Aşı, Aşı Türleri, Kullanımı ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, asi.gen.tr Wed, 18 Nov 2015 00:00:00 +0000 Sat, 25 May 2019 00:00:00 +0000 60 İnfluenza Aşısı https://www.asi.gen.tr/influenza-asisi.html Fri, 19 Oct 2018 16:25:11 +0000 İnfluenza Aşısı, İnfluenza (grip) A, B ve C virüsleri ile meydana gelen bulaşıcı, ateşli, hızla yayılabilen akut bir solunum sistemi hastalığıdır. İnfluenza çok yaygın hastalıklara neden olan bir A virüsüdür. Grip İnfluenza Aşısı, İnfluenza (grip) A, B ve C virüsleri ile meydana gelen bulaşıcı, ateşli, hızla yayılabilen akut bir solunum sistemi hastalığıdır. İnfluenza çok yaygın hastalıklara neden olan bir A virüsüdür. Grip ve influenza viral bir hastalıktır. Eski zamanlardan beri bilinen çok sıklıkla görülebilen bir hastalık türüdür. Her yıl mevsimsel döngüden dolayı ülkemizde ve tüm dünyada ciddi hastalıklar ve ölümlere neden olabilen bir hastalıktır. Sağlıklı ve normal olan insanlarda etkisi ortalama bir haftadır. Fakat kronik hastalığı olan, direnci düşük olan (böbrek yetmezliği yaşayan, şeker hastalığı olan, kalp problemi yaşayan, akciğer hastalığı olan, AIDS)gibi hastalıkları bulunan kişilerde, yaşlılarda ve çocuklarda daha uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Hastalığın daha hafif geçirile bilmesi, hastanelere yatışların azalabilmesi, infuenzaya bağlı komplikasyonların önlenmesi yada daha hafif geçirilebilmesi için influenza aşısı yaptırmak gerekmektedir. Sonbahar mevsimiyle birlikte influenza virüsleri 6 ay  altı, çocuklarda ve 65 yaş üstü yaşlılarda ölümcül riski daha çok görülebilir. Yapısından dolayı her yıl farklı seyirde salgınlara neden olmaktadır. İnfluenzadan (grip)’ten korunmak için en etkili yol her yıl sonbaharda aşı yaptırılmalıdır. Hasta bireylerden öksürme, hapşırma, konuşma esnasında çıkan su damlacıkları yolu ile bulaşmaktadır. Bir veya bir buçuk metre alan içerisinde olan herkese yayılabilir. Yada hasta bireylerin çıkartıkları ile temas eden yüzeylerden kişilere temas yolu ile de bulaşması mümkündür. İnfluenza aşısı gerek inaktive aşı gerekse nazal yolla uygulanan aşı influenzaya yol açmamaktadır. İnfluenza aşısı güvenli bir aşıdır. Nadiren ciddi sorunlara yol açar. en sık görülen sorun enjeksiyon yerinde kızarıklık ve nazal yolla uygulanan aşılarda burun akıntısına neden olabilir. Panik yapmamak gerekmektedir 1-2 günde geçecektir. Tıbbı destek ve ilaç ile tedavi edilebilir. Sağlıklı beslenerek C vitamini takviyesi ve istirahat ile erken iyileşmeler mümkündür.

Kimlere İnfluenza Aşısı Yapılmalıdır

  • 6 aydan büyük olan her birey istediği taktirde influenza aşısı yapabilir.
  • 65 yaş üstü yaşlı kimselere,
  • Bakım evleri (huzur evi)’ de kalan yaşlılara,
  • Kronik hastalıkları olan kişilere ( akciğer, karaciğer,böbrek, astım dahil )
  • Astımı olan çocuklara,
  • Uzun süreli aspirin tedavisi gören kişilere,
  • HIV ile enfekte olan kişiler,
  • İnfluenza sezonunda gebeliğin ikinci yada üçüncü trimesterinde olan kadınlara,
  • İnfluenza virüsünü başka kişilere taşıyabilecek kişilere (bakım evlerinde çalışan kimselere, hastane ve sağlık ocakları gibi alanlarda çalışan personellere,
  • Morbid obezler,
  • Kardiyovasküler hastalıklar,
  • Hematolojik hastalıklar( orak hücre anemisi dahil )
  • Metabolik bozukluklar,
  • Nörolojik veya nörogelişimsel bozukluklar ( beyin, epilepsi, mental retardasyon, büyüme ve gelişme geriliği, periferal sinirleri etkileyen hastalıklar ) 

]]>
Rota Aşısı https://www.asi.gen.tr/rota-asisi.html Fri, 19 Oct 2018 20:09:21 +0000 Rota Aşısı, rota virüs denilen virüs tipinin bedene girmesi sonucunda viral bir enfeksiyon oluşturması sonucunda oluşacak rahatsızlıkların korunması için uygulanan aşılama yöntemidir. Rota virüs sebebi ile oluş
Rota Aşısı, rota virüs denilen virüs tipinin bedene girmesi sonucunda viral bir enfeksiyon oluşturması sonucunda oluşacak rahatsızlıkların korunması için uygulanan aşılama yöntemidir. Rota virüs sebebi ile oluşan hastalık son derece ciddi hatta sonucunda ölüme varabilecek özellikle çocuk ve bebeklerin korunması açısından önemli bir hastalıktır. Rota virüs her yaşta bulaşabilir ve son derece hızlı bir yayılım gösterir bu sebep ile hastalıktan korunma için aşılama önemlidir. Aşı oral yoldan uygulanan kolay uygulaması olan bir aşı olmakla birlikte rota aşısının bir takım şartları vardır ve bu şartlar yerine gelmez ise aşılamanın bir anlamı kalmaz. Yetişkinlerin bile rota virüs bulaşması sonucunda oluşacak viral enfeksiyonu atlatması son derece zor iken çocuk ve bebeklerin özellikle korunması gerekir.

Rota Aşısı Ne Zaman Ve Nasıl Uygulanır:

Rota aşısı rota virüsünden korunmak ve sebep olacağı viral enfeksiyonu önlemek için uygulanan bir aşılama yöntemidir. Oral yöntem ile tatbik edilen aşı uygulaması kolay denilebilir. Bununla birlikte rota aşısı uygulaması bebek otuz ikinci haftayı tamamlamadan bitirilmiş olmalıdır. Rota aşısı iki ya da dört doz olarak rapel aşılama şeklinde yapılan bir uygulamadır ve her aşılama arasında mutlaka dört ya da altı hafta ara vermek gerekir. Bunun anlamı uygulamanın son dozu otuz ikinci haftadan sonraya gelecek ise uygulama başarısız olacaktır ve ilk uygulamaya da gerek yoktur.
Sağlık bakanlığı tarafından onay almamış olarak ileri yaşlar için uygulama çalışmaları ve farklı aşı bileşenleri deneme aşamasındadır. Ülkemizde iki farklı firmanın rota virüs için geliştirdiği aşı vardır ve bakanlık bazında sosyal güvence kapsamında desteklenmemektedir henüz. Aşı ebeveyn tarafından alınır ya da uygulamayı yapacak hastane temin edip faturaya ekleyebilir. Bakım uygulamalarına dahil edilen ya da uygulamayı ücretsiz yapan hastaneler ve sağlık kuruluşları olmasına rağmen genel uygulama bu şekildedir. 

Rota virüs aşısı oral yoldan yani ağız yolu ile yapılan bir aşı uygulaması olduğu için enjeksiyon yönteminden daha kolay bir uygulamadır ve sonrasında bebek hemen beslenebilir, aşı alan bebeğin kusması önemli değildir bir kaç damla aşıyı bile yutmuş olsa koruma sağlanmış olur. Genellikle rota aşısı ailelerin inisiyatifine bırakılmış olsa bile çocuk doktorlarının genel önerisi aşının yapılması yönündedir. Rota virüs salgınlar halinde gelen ve son derece bulaşıcı bir hastalıktır, ishal ve şiddetli kusma şeklinde seyreden hastalıkta aşırı su kaybı ve şiddetli ateş nöbetleri yaşanabilir. Hasta ve hasta yakını için son derece zor bir hastalık olduğu için başlamadan koruma sağlamak en iyisidir. Rota virüs genellikle kirli sular ile bulaşan bir virüs çeşididir ve özellikle okul çağındaki çocuklara bulaşması halinde salgın oluşturabilir. 

Rota aşısı sonrasında bebeklerde bir miktar ateş gözlenebilir bu normal bir durumdur ve mümkün ise ateşin çok yükselmediği zamanlarda ilaç ile düşürmeye gerek yoktur genellikle aşıdan sonraki yirmi dört saat içinde bebek normal sağlıklı haline döner ve rutin hayatına devam eder. Ateşin çok yükseldiği anlarda ateş düşürücü verilebilir. Çocuk hekimleri aşı uygulaması sırasında anneyi bu konuda uyarabilir. 
]]>
Güvercin Aşıları https://www.asi.gen.tr/guvercin-asilari.html Sat, 20 Oct 2018 07:54:48 +0000 Güvercin aşıları; Genel tarihleri çok eskilere dayanan güvercinler ilk olarak iletişim amaçlı yetiştirilmiş ve posta güvercinleri olarak adlandırılmıştır. Günümüzde ise hobi olarak yetiştirilen güvercinlerin temizliği a Güvercin aşıları; Genel tarihleri çok eskilere dayanan güvercinler ilk olarak iletişim amaçlı yetiştirilmiş ve posta güvercinleri olarak adlandırılmıştır. Günümüzde ise hobi olarak yetiştirilen güvercinlerin temizliği aşısı ve bakımı çok önemlidir. Bulundukları ve yaşadıkları ortam temiz ve sıcak olmaz yada aşıları yapılmazsa oluşan sağlık sorunları nedeni ile yaşamını yitirebilirler. Güvercin aşıları sağlıklı olmalarının yanı sıra üremelerini sağlamak içinde yaptırılır. Güvercinlerinizi hastalıklardan korunmak  istiyorsanız kuşlarınızı mutlaka aşılamanız gerekmektedir. Oluşan bu virüslerde güvercinlerinizi korumak aslında çok kolay olup güvercinler sağlıklıyken alınan önlemler daha sonra harcayacağınız para ve zamandan yok denecek kadar az görülür. Bunun için yapmanız gereken tek şey güvercin aşısı ile yılda 1 defa aşılamanız  olacaktır. 3,4 çeşit güvercin aşısı vardır. Yapacağınız aşılarda dikkat edilmesi gereken kurallarda vardır. Bunlar son kullanma tarihi geçmemiş olması, üzerinde orijinal etiketi olması, şüphe yaratmayan, soğuk zinciri bozulmamış ve güvenilir yerde muhafaza edildiği garantisi verilmiş olmalıdır. 

Güvercine yapılan aşılar;
  • Adenovirüs (genç kuş hastalığı)
  • Circovirüs
  • pox (çiçek)
  • paramyxovirosis (pmv-1)
Circovirüs aşısı; Circovirüs hastalığı insanlarda görülen aids hastalığına benzetilmektedir. Son yıllarda ortaya çıkan bu hastalık oldukça yenidir. Bu sebeple hastalık ve sonuçları hakkında ki bilgiler fazla değildir. Bu hastalığa Circovirus adı ile bilinen bir virüs türü sebep olmaktadır. Bu virüs en fazla genç kuşları ve yeni doğmuş yavruları etkilemektedir. Hastalık ilk olarak solunum yollarında kendini gösterir. ishal ve ağırlık kaybı vardır. 

 Pox (çiçek); Çiçek hastalığı yada halk arasında frengi hastalığı olarak bilinen bir hastalıktır. Özellikle sıcak bölgelerde yaşayan güvercinlerde ve posta güvercinlerin de görülmektedir. temas yoluyla ve içme suyu yoluyla bulaşabilmektedir.Yıllık pox aşısı bu hastalığa karşı kuşların en sağlam savunması olur. Frengi ve karışım kullanılarak bu hastalığa karşı koruyabilirsiniz. Bu aşı iğneyle her güvercine 0.02cc ölçüsünde boyunun dan yapılır. 6 haftalıktan küçük olan kuşlara aşı yapmamanız ve bir defa açılan aşı paketini bir daha kullanmayarak elinizde tutmamanız önemlidir.

Paramyxovirosis; Bu aşı, güvercinin boynunun arka tarafından yukarı baş bölgesi etrafına, derinin altına yapılır. Her bir kuş için dozaj 0.2cc'dir. yaşı 6 haftadan azolan kuşlara bu aşı uygulanmaz. Kullanım öncesi ve sonrası ilaç soğutularak saklanmalıdır. İlacı açtıktan sonra hepsinin kullanılması, kullanılmayıp artan iğneleri ve ilacı çöpe atmak gerekir.

Adenovirüs; Adenovirus hastalığı için geliştirilmiş etkin bir tedavi yoktur. Tek yapılacak iş, kuşun doğal savunma mekanizmasını harekete geçirmektir. Bu yapılan aşı sadece kuşa vitamin takviyesi içindir. Kuşun direncini arttırmak için yapılır.

]]>
Zehirli İshal Aşısı https://www.asi.gen.tr/zehirli-ishal-asisi.html Sat, 20 Oct 2018 16:40:23 +0000 Zehirli ishal aşısı; zehirli ishal yani rota virüs enfeksiyonu çocuklarda görülen ishalin en fazla görülen sebeplerinden biridir. Rota virüs enfeksiyonu küçük yaştaki çocuklarda, kış aylarında daha fazla etkili ol Zehirli ishal aşısı; zehirli ishal yani rota virüs enfeksiyonu çocuklarda görülen ishalin en fazla görülen sebeplerinden biridir. Rota virüs enfeksiyonu küçük yaştaki çocuklarda, kış aylarında daha fazla etkili olan ve aşırı su kaybı nedeninden dolayı ölümle bile sonuçlanabilen bir rahatsızlıktır. Çocuklar yaklaşık 5 yaşına kadar bu zehirli ishal ile karşı karşıya gelebilir. Tüm dünyada önemli bir problem haline gelen bu ishal türü için, daha öncede geliştirilen bir çok aşı olmuştur. Ancak ciddi yan etkileri olması sebebiyle aşı sürekli geliştirilmektedir. Son yıllarda uygulanmaya başlanan zehirli ishal aşısı, daha güvenilir ve yan etkisi az sonuçlar vermiştir. Bu aşı daha önceki çocuk felci aşıları gibi ağızdan damla şeklinde uygulanmaktadır. Rota virüs enfeksiyonun sebep olduğu zehirli ishalden korunmak için, bu aşı yapılmalıdır. Ancak aşının diğer ishal rahatsızlıkları için yararlı bir etkisi bulunmamaktadır.

Zehirli ishal aşısı ne zaman uygulanır;

Rota virüs enfeksiyonunun sebep olduğu zehirli ishal için iki tür aşı bulunmaktadır. Bunlardan biri 1 veya 2 ay aralıkla 3 doz şeklinde uygulanmaktadır. Bu aşı 5 tip rota virüsü için etkili olmaktadır. Diğer aşı ise; 2 tip rota virüsüne karşı etkili olmaktadır. Bu aşı 1 veya 2 ay aralıkla 2 doz şeklinde uygulanmaktadır. Yapılan ilk doz 3 aylık bebeklere, sonraki dozda 8 ay geçmeden uygulanması gerekir. Aşının 8 aydan büyük bebeklere uygulanmaması gerekir. İlk dozunda 6 aydan küçük bebeklere yapılması gerekir. Bu süreden sonra aşının yapılmasının sakıncaları bulunmaktadır. Aşı ağızdan damla şeklinde yapıldığı için, bebekler için bir zorluk çıkarmamaktadır.

Zehirli ishal aşısı yan etkileri nelerdir

Aşı yapıldıktan sonra bebeklerde bulantı, öksürük, burun akıntısı, kusma gibi bazı yan etkiler görülmektedir. Günümüzde kullanılan aşılarda eski aşının yaptığı bağırsak tıkanıklığı gibi bir sorun ortaya çıkarmaz.

Zehirli ishal aşısı diğer aşılar ile birlikte yapılabilir mi

Bebeklerin yapılması gereken aşıları ile birlikte bu aşının da yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Böyle bir durum aşının etkinliğinde bir problem çıkarmamaktadır. Bu sebeple ailelerin bebeklerini bu ölümcül ishalden korumak için bu aşıyı yaptırmaları gerekir. Aşının bebeğiniz için uygun olup olmadığını doktorunuza danışarak yaptırmanız uygun olacaktır.

Zehirli ishal aşısı bebekler bir daha ishal olur mu

Bu aşının koruyuculuğu sadece rota virüsün sebep olduğu ishale karşı korumaktır. Bebeklerin ishal olmasına etken bir çok neden bulunmaktadır. Bu yüzden bebeklerin aşı olduktan sonra, ishal olmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Yalnızca rota virüsünden kaynaklı ishal durumu olmaz fakat başka bir nedenden dolayı ishal olabilir ve hafif atlatılır.

]]>
İç Parazit Aşısı https://www.asi.gen.tr/ic-parazit-asisi.html Sun, 21 Oct 2018 02:02:24 +0000 İç parazit aşısı özellikle kedi ve köpekler başta olmak üzere evcil hayvanlara uygulanan bir aşıdır. Halkalı solucanlar, tenyalar ve kurtlar gibi parazitler minik dostlarımızda kansızlık, bağırsak hastalıkları, zayıflama, İç parazit aşısı özellikle kedi ve köpekler başta olmak üzere evcil hayvanlara uygulanan bir aşıdır. Halkalı solucanlar, tenyalar ve kurtlar gibi parazitler minik dostlarımızda kansızlık, bağırsak hastalıkları, zayıflama, tüy dökülmesi gibi pek çok rahatsızlığa sebep olurlar. Zoonoz bir parazit olan Echinococcus Granulosus ise insanlara da bulaşarak kist oluşumuna neden olur. Bunun gibi halkalı solucan yumurtalarınında insanlara bulaşmasını önlemenin en etkili yolu evcil hayvanlarımıza iç parazit aşısının uygulanmasıdır.

İç parazit aşısı çeşitleri:

İç parazit aşıları iğne ve hap şeklinde bulunmaktadır. Bunlardan iğne şeklinde deri altına uygulanan aşı daha etkili iken yağlı bir aşı olması nedeniyle hayvanın canını çok yakar ve evcil hayvanın aşıyı yapan kişiye zarar verme ihtimali vardır. Hap şeklinde olan aşının ise özellikle kedilere yedirilmesi sorun olabilmekte ve iğneye göre daha az etkilidir.

İç parazit aşısı ne zaman yapılır

iç parazitlerin pek çoğunun kuluçka süresi 3 ay civarındadır. Bazı parazitlerin kuluçka süreleri 2 aya kadar düşebilmektedir. Bu şu anlama gelir; vücuduna parazit giren evcil hayvanda hastalık en erken iki ay, ortalama üç ayda meydana gelir. 3 ay sonra bu hayvan dışkı ve tükürük yolu ile paraziti etrafına bulaştırabilir hale gelir. Bu yüzden yeni doğan evcil hayvanımız 2 aylık olduğunda ilk doz, sonrasında ise her üç ayda bir rapel doz aşılar uygulanmalıdır. Evde küçük çocuk, hasta veya hamile birisinin olması durumunda önlem olarak her iki ayda bir aşılama yapılabilir. Eğer evcil hayvanımız, özellikle ev kedileri evden dışarıya çıkmıyorsa aşılama altı ayda bir kere yapılabilir.

İç parazit aşısı yapılmasa olur mu

Eğer kedi veya köpeğiniz doğumundan itibaren hiç dış ortama çıkmadıysa, dışarıdan gelen ve toprağa temas eden hiç bir şeyi ağzına almadıysa (ayakkabılarınız dahil), başka herhangi bir kedi ve köpek ile temasta bulunmadıysa evcil hayvanınıza aşı yapmanıza gerek yoktur (!). Ancak bu ortamı sağlamak herhangi bir hayvan için mümkün olması hayal olduğundan mutlak surette ev halkının sağlığı için düzenli olarak iç parazit aşıları yapılmalıdır.
]]>
Opa Aşısı https://www.asi.gen.tr/opa-asisi.html Sun, 21 Oct 2018 03:30:08 +0000 OPA aşısı diğer adıyla çocuk felci aşısıdır. Çocuk felci hastalığının aşısı OPA (Oral Polio Aşısı) ve IPA (İnaktif Polio Aşısı) olmak üzere iki çeşittir. İnaktif Polio Aşısı enjeksiyon yöntemiyle uygulanan inak OPA aşısı diğer adıyla çocuk felci aşısıdır. Çocuk felci hastalığının aşısı OPA (Oral Polio Aşısı) ve IPA (İnaktif Polio Aşısı) olmak üzere iki çeşittir. İnaktif Polio Aşısı enjeksiyon yöntemiyle uygulanan inaktif (ölü) bir aşıyken OPA ağızdan damla şeklinde verilen canlı virüs içeren bir aşıdır. OPA içerisindeki canlı virüsler laboratuvar ortamında hastalık yapma etkisi azaltılmış virüslerdir.

Polio virüsü nedir

Polio virüsü çocuklarda felç ve solunum durması sonucu ölüme neden olabilen çok ciddi bir hastalıktır. Grip benzeri semptomlarla başlayan hastalık ölümle sonuçlanabileceğinden OPA ile aşılanmak son derece önemlidir.

OPA aşısı ne zaman yapılır

Dünya Sağlık Örgütü ve Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen aşılama takvimine göre çocuklara altıncı ve onsekizinci aylarda iki doz olmak üzere OPA aşısı uygulanmaktadır. 

OPA aşısının yan etkileri

IPV aşısına göre riskli bir aşıdır. OPA aşısının en büyük yan etkisi aşı ile de hastalığın meydana gelebilecek olmasıdır. Günümüzde kullanılan aşılarla bu risk azaltılmış olsa da her zaman için aşılanan çocuğun aşıya bağlı olarak çocuk felci olması riski bulunmaktadır. IPV ile aşılanan çocuklarda çocuk felci gelişme riski yoktur. Ülkemizde OPA öncesi bebeklere iki ve dört aylıkken birer doz IPA aşısı yapılır. Altıncı ayda ise OPA ile birlikte IPA yapılarak OPA aşısının çocuk felcine neden olması engellenir.

OPA aşısı nasıl uygulanır

OPA aşısı altı aylık bebeklerin ağzına damlatma şeklinde uygulanır. Aşıdan sonra emzirmenin aşının etkinliği üzerinde bir etkisi olmamakla birlikte bebeğin kusmasına neden olabileceğinden aşıdan yarım saat sonra emzirmek daha doğru olacaktır. 18 aylık bebeğe ise genellikle bir kesme şeker üzerine damlatarak aşı uygulanır.

OPA aşısı kimlere yapılmalıdır

Fayda/zarar değerlendirmesi yapıldığında aşılanmama durumunun aşı yapıldığında ortaya çıkan risklerden daha fazla olduğu görülmektedir. Bu yüzden her yeni doğan bebek Sağlık Bakanlığı takvimine göre aşılanmalıdır. Çocukluğunda aşılanan bireylerin koruyuculuğu devam ettiği düşünüldüğünden aşıya gerek olmamakla birlikte çocuk felci hastalığının görüldüğü bölgelere seyahat edenler ile çocuk felci aşısı üretiminde yer alanlarla çocuk felci hastalığını tedavi eden sağlık çalışanlarının rapel doz alması tavsiye edilmektedir.

Düzenli aşılama takvimi sayesinde 1998 yılından beri ülkemizde çocuk felci hastalığına rastlanılmamaktadır. OPA aşısı sayesinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından Türkiye çocuk felci hastalığından arındırılmış ülke olarak tescil edilmiştir.
]]>
Kedi Aşıları https://www.asi.gen.tr/kedi-asilari.html Mon, 22 Oct 2018 03:00:00 +0000 Kedi aşıları, yavru kedinin yaşamına sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlar. Bu aşılama işlemi haftalarca devam etmektedir. Kedilere yapılan aşılar iki farklı grupta toplanır. Bu grupların ilki her kedi için uygulanan k Kedi aşıları, yavru kedinin yaşamına sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlar. Bu aşılama işlemi haftalarca devam etmektedir. Kedilere yapılan aşılar iki farklı grupta toplanır. Bu grupların ilki her kedi için uygulanan kedi aşıları, diğeri ise gerektiği zaman uygulanan aşılardır. Yani belirli ırktaki kedilerin yaş ve sağlık durumu ile belirli durumdaki kediler gözetilerek, bunların hasta olabilecek hayvanlarla yakın ilişkide bulunması, hastalığın kedilerin yaşam sürdüğü bölgede görülme olasılığının olması gibi hallerde aşı uygulanabilir.

Kedi aşıları nelerdir, ne zaman uygulanır
  • Kuduz aşısı (Rabies): Bu aşı ülkemizde yapılması zorunlu kedi aşısıdır.
  • Feline Panleucopenia (FPV): Bütün kedilere yapılması önerilen aşıdır. Buna Feline Infectious Enteris aşısı da denir.
  • Feline Viral Rhinotrachetis (FVR): Bütün kedilere önerilen bir aşıdır
  • Feline Calicivirus Virus: Bütün kedilere yapılması önerilen bir aşıdır
  • Feline Infectious Peritonitis (FIP): Evden dışarıya çıkan kediler için önerilen bir aşıdır
  • Feline Leukemia Virus (FeLV) Bu aşı da evden dışarıya çıkan kedilere yapılması tavsiye edilen bir aşıdır.
Bu aşıların dışında çok gerekli olmasa da, Feline Imminodeficiency Virus (FIV), Chalamidophyla ile Giardia Bordetella kedi aşıları da vardır. Chlamidophyla aşısı kedilerde hastalığın fazla görüldüğü yerlerde ya da hayvan popülasyonunun yoğun şekilde olduğu barınaklarda, çiftliklerde olan kediler için önerilir.

Yavru kedinin aşılanmaya başlaması için doğumdan sonra 6 hafta geçmesi gerekir. Çünkü yavru kediler annelerinden aldıkları hastalıklara karşı koruyucu antikorlar sayesinde 6 hafta dirençlerini sağlayabilir. Bu süre içinde aşı uygulaması yapılsa bile, istenen etkiyi göstermez. Bunun dışında kedilerde aşı uygulaması öncesinde kedinin bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olabilecek iç ve dış parazitler için antiparazit tedavisi de uygulanmalıdır. Böylece kedi parazitlerden arındırılır ve bağışıklık sitemi güçlendirilir. Bu uygulama kedi aşıları sayesinde kedilerin tam korunma sağlamasına yardımcı olur.
  • Yavru kedinin antiparazit tedavisi yapıldıktan sonra ve 6 haftalık olduklarında ilk kedi aşısı olan karma aşı (FCV, FVR, FPV) UYGULAMASI YAPILIR.
  • Kuduz aşısı ilk defa yapılacak yavru kedilerin doğumdan sonra 12 haftalık olması gerekir.
  • Kedi aşıları kedilerde ilk defa yapılan kuduz aşısı hariç, en az 2 hafta arayla, en fazla 4 hafta arayla tekrar dozlarının yapılması gerekir. Bu süreler genellikle 21 gün olarak uygulanır. Bu aşıların tek istisnası kuduz aşısıdır. Bu aşının tekrarı 1 yıl sonradır.
Kedilere yapılan aşılar sağlığının korunması için önemlidir. Karma aşı kedinizi genlik hastalığı, chlamydia, Rhinotracheitis virüslerinden korur. Kuduz aşısı Rabies virüsü yani kuduz hastalığı etkeninden, Leukemia aşısı da kedi lösemisine karşı koruyucu bir aşıdır. Yavru kedinin annesinden ayrılma zamanı, kedinin ırkı, karakteristik özellikleri dikkate alınarak bu aşı programı uygulanır.
]]>
Kedi Lösemi Aşısı https://www.asi.gen.tr/kedi-losemi-asisi.html Mon, 22 Oct 2018 08:51:08 +0000 Kedi lösemi aşısı, Kedilerde Lösemisi gibi kanserli rahatsızlıkların oluşumuyla karakterize rahatsızlıklara karşı kullanılır. FeLV yani lösemisi ile enfekte olmuş bir kedi rastgele bir rahatsızlık sendromu vermeden ayl Kedi lösemi aşısı, Kedilerde Lösemisi gibi kanserli rahatsızlıkların oluşumuyla karakterize rahatsızlıklara karşı kullanılır. FeLV yani lösemisi ile enfekte olmuş bir kedi rastgele bir rahatsızlık sendromu vermeden aylar ya da senelerce hastalığı taşıyabilir. FeLV 'nin sebep bulunduğu enfeksiyon evcil kedilerin ölüm ve rahatsızlık sebeplerinin en başında gelir.

Virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme ve kuvvetli anemiye sebep olmaktadır. Hastalık erkek kedilerde dişilere göre daha çok görülür ve gene gençlerde yaşlılara göre daha çok görülür.Genelde 1-6 yaş arasındaki kedilerde görülme seviyesi yüksektir. En çok hastalığa rastlanan yaş ise ortalama 3 yaştır. Virus enfekte salya ile çevreye yayılır. Ayrıca enfekte idrar, göz yaşı ve dışkı ile de bulaşma söz konusudur. Enfekte annenin yavruları gebelik devresinde ya da emzirme devresinde hastalığa yakalanabilirler. Yavrulara bulaşma seviyesi aşağı yukarı %20'dir. Bulaşma yolları,
  • Enfekte kedilerin ısırması sonucu
  • Kan nakli ile
  • Enfekte salya ya da idrar ile ağız ve burun ilişkisi ile
  • Ortak yetiştirme alanında
  • Burun buruna ilişki ile
  • Paylaşılan mama kapları ve su kapları
  • Paylaşılan kum kapları-tuvaletlerdir.
Semptomların gördüğünüz ilk devre lenf yumrularında kanserojen değişiklikler, iç organ ve lenf bezlerinde tümörler, timus urları, sindirim sistemi urları, bağırsaklarda tıkanıklıklar, zayıflama iştahsızlık, üremi, anemi ve buna bağlı mukozalarda solgunluk-dalak büyümesi görülür.

Korunma ve Tedaviler: Tedaviler çoklukla başarısızdır hastalığa karşı korunmanın tek yolu kedilerin düzgün olarak kedi lösemi aşısı yapılmasıdır.
FeLV aşısı; sağlıklı kedilerin, Feline Leukemia virus (FeLV) ve FeLV enfeksiyonuna bağlı rahatsızlıklar yönünden yapılan inatçı viremiyi ve lenfoid urları önlemek için yapılır.

Kedi lösemi aşısı doz ve uygulama: Sağlıklı 9 haftalık veya ileri yaşlardaki kedilerde aşı yapılması önerilmektedir. Subcutan aşısı deri altından olarak 1ml uygulanır. İlk aşılama 2 doz olarak önerilir. İkinci doz 1. dozun ardından 3-4 hafta ardından uygulanmalıdır. Yıllık bir kez tek doz kedi lösemi aşısı önerilir.



]]>
Prevenar Aşı https://www.asi.gen.tr/prevenar-asi.html Mon, 22 Oct 2018 10:11:11 +0000 Prevenar Aşı, Streptococcus pneumoniae 1881 yılında Pasteur tarafından izole edildi ve pnömoninin en sık sebeplerinden biri olduğu anlaşıldı. Pnömoninin yanı sıra özellikle çocuklarda sinüzit, orta kulak iltihabı, menen Prevenar Aşı, Streptococcus pneumoniae 1881 yılında Pasteur tarafından izole edildi ve pnömoninin en sık sebeplerinden biri olduğu anlaşıldı. Pnömoninin yanı sıra özellikle çocuklarda sinüzit, orta kulak iltihabı, menenjit, sepsis gibi hastalıklara sebep olabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pnömokoklara bağlı hastalıklar tüm dünyada her sene beş yaş altı yaklaşık bir milyon çocuğun ölümüne sebep olmaktadır.

Pnömokokal hastalıklar genellikle kış aylarında görülüyor ve ölümcül olabiliyor. Çoğunlukla bebeklik ve çocukluk çağında burun ve boğaz bölgesinde yaygın olarak bulunmaktadır. Hastalığın bulaşması hapşırma ve öksürme sonrasında havaya yayılan damlacıkların solunması ve yıkanmamış ellerin ağız ve burun bölgesine temasıyla olmaktadır. Pnömokoklar solunum yolu ile bulaşan ve önem sırasında en başlarda olan bir mikrop çeşididir. İlerleyen zaman içinde hem mikroorganizmanın yapısı, hem de ona etkili olan ilaçlar geliştirildi. Ancak son zamanlarda bir çok antibiyotiğe direnç gösteren pnömokok tipleri gelişti. Bu sebeple pnömokokal hastalıkların hem tedavisi zorlaşmakta, hem de tedavilerin başarısı gerilemektedir.

Prevenar aşı kolaylık mı Pnömokokal hastalıklardan korunmanın etkin bir metodu ise aşılamadır. Özellikle çocukları, hastalıklara karşı koruyarak sık antibiyotik ya da diğer ilaçların kullanımının azaltılması, mikropların antibiyotiklere direnç kazanması engellenebilir. 2000 yılından beri ABD de iki yaş altında ki tüm çocuklar, 2-4 yaş arasında yüksek riskli çocuklar rutin olarak bu hastalığa karşı aşılanmaya başlandı. Ülkemizde önceleri ücretli yaptırılabilen aşı, 2008 yılı Kasım ayı itibari ile Sağlık Bakanlığı tarafından aşı takvimi kapsamında ücretsiz olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Özetle konjüge pnömokok aşısı aynı zamanda Hib aşısı gibi bir menenjit aşısıdır. Yani biz menenjit aşısı olmuştuk buna gerek var mı suali yersiz bir sual olur. Çünkü bu başka bir mikroba karşı menenjit aşısı olmaktadır. Menenjit bir hastalık ismidir birçok mikrop menenjite sebep olabilir.

Prevenar aşı ne zaman yapılır Aşıya en erken çocuklar 2-3 aylık gibi başlanabilir. Aşı takvimi 2-4-6-12 ay olmak üzere toplam dört doz uygulanır. Yedili aşının ruhsatı  dokuz yaşa kadar olmakla birlikte beş yaş üstü uygulamalar çok gerekli değildir. Fakat özel durumlarda doktor önerisiyle ya da ailenin isteği üzerine 5-9 yaş arası da uygulanabilir. 13’lü aşı beş yaşa kadar uygulanabilmektedir. Daha önce Prevenar 7 ile aşılanan çocuklar 1 yaş sonra iki doz ya da 2-5 yaş arası tek doz 13’lü aşıyla aşılarını tamamlayabilirler. Aşının gözlenen çok ciddi bir yan etkisi görülmemiştir. Bazen aşı yapılan bölgede kızarma, şişme ve ateş gibi yan etkiler geçici olarak görülebilir.

]]>
T Göz Aşısı Nasıl Yapılır https://www.asi.gen.tr/t-goz-asisi-nasil-yapilir.html Mon, 22 Oct 2018 16:39:36 +0000 T Göz aşısı Nasıl Yapılır, Bu aşılama yöntemi başlıca kullanılan aşılama yöntemlerinden birisidir. Bir kalemden tomurcuk (göz) alarak birden fazla bitkiye kolayca yapılan bir aşılama şeklidir. Uygulanması gayet bas T Göz aşısı Nasıl Yapılır, Bu aşılama yöntemi başlıca kullanılan aşılama yöntemlerinden birisidir. Bir kalemden tomurcuk (göz) alarak birden fazla bitkiye kolayca yapılan bir aşılama şeklidir. Uygulanması gayet basit bir aşılama şeklidir.

T Göz aşısı yapılırken en çok dikkat edilmesi gereken nokta aşı gözünü alabilmektir. Hoşumuza giden bir meyve ağacı bulduk diyelim. Buradan bir göz alıp kendi ağacınıza aşılamak isterseniz şunlara dikkat etmeliyiz. Bu dalın uzamış olan uç kısımları meyve veriminde elverişli olurlar. Bizim ise yapacağımız kalemimizi uç kısımlardan alırsak aşılama yapmak istediğimiz ağaçtan ileri ki yıllarda hızlı bir şekilde verim almamızı sağlamış oluruz.

Uzayan daldan meyveye fazla yaklaşmadan keser alırız. Bu almış olduğumuz dal artık aşıya hazır olarak elimizde bulunan bir kalem olmuştur. Bu aşı kaleminin uç kısımları çabuk eğilir bu nedenle bu kısımları bizim işimize yaramaz. Böyle olduğu için bu kısımlarını keserek temizlemiş oluruz. Elimizde bulunan dalın artık hızlı bir şekilde işleme almalıyız. Çünkü kestiğimiz dal gelişmekte olduğu için hızlı bir şekilde nem kaybedecektir. Bu nedenle çabuk hareket ederek dal üzerinde bulunan yapraklar sap kısmından kesilir. Bu şekilde göz alacağımız dalımızı hazır hale getirmiş oluruz. Burada yalnız dikkat etmemiz gereken dalımızın nemini kaybetmemesi gerekir. Bu yüzden dalımızı suyun içine koymamız gerekir. Eğer suya koyma imkânı bulamazsak ıslak bir bezede sarabiliriz. Bu şekilde yaparak dalımızın su kaybını engellemiş oluruz. 

T Göz Aşısı Nasıl Yapılır buraya kadar aktarmış olduk. Buradan sonra diğer önemli olan nokta ise gözün çıkarılması işlemidir. Göz alacağımız yerin 1,5 cm altından ve 1,5 üstünden kesici bir alet yardımıyla yatay şekilde çentik atarız. Atmış olduğumuz bu çentikleri göz kısmına zarar vermeden çentikleri birleştirmemiz gerekir. Bunu da ufak çizik atarak yapabiliriz. Artık gözü dalın birleşim yerinden sağa ve sola hareket ettirerek gözü rahatlıkla çıkarırız. Çıkarmış olduğumuz gözün kabukla birleşim yerinde tomurcuk kısmı bulunur. Ayrıca kabuğun iç kısmında da siyah bir nokta görmeliyiz. Buraya dikkat etmemiz gerekir. Çünkü bu aşıyı görmediğimiz de aşımız tutmayabilir. Bu şekilde hazırlığımızı yaptıktan sonra ağacımıza aşılamayı yapabiliriz.

Artık aşı yapacağımız dala yatay bir çentik atarız. Bundan sonra kabuk uzunluğuna eş olacak şekilde sağ ve sol kabukları kaldırırız. Sonra elimizdeki gözü dalımıza yerleştiririz. Burada gözün alt kısmı ile yatay çentik attığımız aynı doğrultuda olmalıdır. Bu işlemden sonra ise son kısma yani bağlama işlemine geçilir. Burada da dikkat etmemiz gereken aşı yerinin hava almaması gereklidir. Sarma işlemine alt kısımdan başlamamız gerekir. Alttan ve üsten sıkça sarmamız gerekir. Ancak bunu da yaparken göze zarar vermemeliyiz. Sıkı bir sarma yaparak aşımız tutacaktır. Artık aşımızı yaptık aşımızın tutup tutmadığını anlamak için 2 ile 4 hafta arasında beklememiz gerekir.  

]]>
Çocuk Aşıları https://www.asi.gen.tr/cocuk-asilari.html Tue, 23 Oct 2018 02:22:34 +0000 Çocuk aşıları, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen ve ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından Ulusal Aşı Takviminde yer verilen aşılardır. Sağlıklı bir nesil için doğumdan itibaren çocukların düzenli bir Çocuk aşıları, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen ve ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından Ulusal Aşı Takviminde yer verilen aşılardır. Sağlıklı bir nesil için doğumdan itibaren çocukların düzenli bir şekilde aşılanması çok önemlidir. Bu şekilde hem çocuk sağlıklı olmakta hemde hastalığın taşınması ve bulaşma hızı düşürülmektedir. 

Çocuk aşıları nelerdir
  • Hepatit B aşısı: Yeni doğan bebeğe doğar doğmaz, 1. ayında ve 6. ayında 3 doz şeklinde uygulanır. Ömür boyu koruyuculuğu vardır.
  • Verem (BCG) aşısı: 2. ayını bitiren bebeğe yapılır. Bebek 3 ayını geçtiyse mutlaka test yapılarak uygulanır. Ömür boyu koruduğu düşünülmektedir.
  • DaPT-İPA-Hib aşısı: Karma bir aşıdır. Difteri, Aselüler Boğmaca, Tetanos, İnaktif Polio, Hemofilus İnfluenza tip B aşılarından oluşur. Yeni doğan bebeğe 2.4.6.18.aylarda uygulanır. 
  • Pnömokok aşısı: Menenjit, zatürre, orta kulak iltihabı, kan iltihabı gibi hastalıklara yol açabilen ölümcül bir bakteri olan Pnömokoka karşı yapılan aşılamadır. Bebeğe İkinci, dördüncü, altıncı ve onikinci aylarda olmak üzere toplam dört doz uygulanır. Bebeklerin canını en çok yakan aşıdır. Bu aşıyı olan bebeklerin anneleri tarafından hemen emzirilmeleri sakinleşmeleri açısından önemlidir.
  • KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) aşısı: Yeni doğan bebeğin birinci yaşında ve ilköğretim birinci sınıfta olmak üzere toplam iki doz olarak uygulanır.
  • Rotavirüs aşısı: Yeni doğan bebeğin üçüncü ve beşinci aylarında ağızdan verilir. Bebeklerde ölümcül olan Rotavirüsün neden olduğu hastalığa karşı uygulanır. Altı aya kadar bu aşıyı olmayan bebeğe altıncı aydan sonra uygulanmaz.
  • Çocuk Felci Aşısı: Yenidoğan bebeğin altıncı ve onsekizinci aylarında ağızdan damla şeklinde verilir.
  • Erişkin tipi Difteri ve Tetanos aşısı: DaPT-İPA-Hib aşısının devamı olarak ama sadece Difteri ve Tetanos aşısı ilköğretim sekizinci sınıfta uygulanır.
  • Su çiçeği aşısı: Yeni doğan bebeğin birinci yaşında tek doz olarak uygulanır.
  • Hepatit A aşısı: Yeni doğan bebeğe 18 aylıkken ve iki yaşına girdiğinde iki doz halinde uygulanır.
Yukarıda yer alan çocuk aşıları Rotavirüs aşısı haricinde Sağlık Bakanlığına bağlı Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Çocuk aşıları her çocuğun hayata sağlıklı bir şekilde bakabilmesi için yaptırılması gerekli olan aşılardır ve ebeveynlerin çocukları üzerindeki en büyük sorumluluklarından birisidir. Anne sütü ile gelen bağışıklığın devam edebilmesi için çocuk aşılarının ihmal edilmeden zamanında yapılması büyük önem taşımaktadır.

]]>
Asma Aşısı https://www.asi.gen.tr/asma-asisi.html Tue, 23 Oct 2018 10:51:34 +0000 Asma aşısı, bağcılıkta üzüm meyvesi veren asmaların aşılanmasıdır. Aşı asmaların hastalıklara, tuza, neme dayanıklığını artırır. Değişik cins ve türde üzüm elde edilmesi sağlanır. Asmalar kolay aşı tu
Asma aşısı, bağcılıkta üzüm meyvesi veren asmaların aşılanmasıdır. Aşı asmaların hastalıklara, tuza, neme dayanıklığını artırır. Değişik cins ve türde üzüm elde edilmesi sağlanır. Asmalar kolay aşı tutabilen meyvelerdir. Daha verimli üzüm elde etmek ve asmaları kurutmamak için her yıl ilkbaharda düzenli aşılama yapmamız gerekmektedir.  Asma aşılarının en yaygın olanları kalem(yarma) aşıları, göz aşıları ve kakma aşılarıdır. Aşıda başarının sağlanması için aşı materyalinin özelliklerine, aşı yapma tekniğine ve ortam koşullarına dikkat edilmelidir.  

Asma aşısı teknikleri

Kalem(yarma) aşı: Amerikan asma dikimden sonra 2-3 yıl içinde baş parmak kalınlığına geldikten sonra ilkbaharda özellikle mart ya da nisan ayında aşılanır. Aşı için önce anacın çevresi ve dibi kazma kürek yardımı ile açılır. Asma yerden 10-15 cm üzerinden kesilir ve kesildiğinde oluşan pürüzler güzelce temizlenir. Anacı aşı baltası ile ikiye bölmek için asmanın da fazla yarılmaması, yaracağımız bölgeye kadar olan yer hesaplanır ve orası sıkıca bağlanır ki asma daha fazla yarılmasın. Daha sonra aşı baltası tam ortadan vurulur ve anaç 5-6 cm kadar yarılır. Anaç yarıldıktan sonra aşı yapacağımız asmadan aldığımız kalem şeklinde odunsu parça çok önemlidir. Bu küçük parçanın cins türde üzüm veren ya da sağlıklı olanını seçmemiz aşıdan sonra cins ve kaliteli hasat almamızı sağlar. Aşılanacak çeşidin iki gözlü kalemi alt gözün yaklaşık 1 cm altından ve göz dışarıya gelecek şekilde kama gibi kesilir. Kamanın bir tarafında göz diğer tarafında odun kısmı gömülmeli ve boyutu asma ile aynı olmalı. Daha sonra kalem aşı anaca karşılık gelecek ve özen gösterilerek boşluk kalmayacak şekilde sokulur. Daha sonra bu bölgeyi sıkıcı bağlamamız gereklidir. Daha sonra aşının üzeri toprakla kapatılır.

Kakma aşı: Kakma aşı yapılışı yarma aşıya benzemektedir. Anaç toprak seviyesinin hemen üzerinden kesildikten sonra ortadan yarma yerine bir kenarına karşılıklı olarak içe doğru daralan 'V' şeklinde yuva açılır. İki gözlü kalem aşısı yere tam oturacak şekilde hazırlanır. Bunun için kalemin alt gözü dışta olacak şekilde kama şeklinde kesilir ve asma ki yerine kabuk kabuğa değecek biçimde ve boşluk kalmayacak şekilde sıkıca oturtulmalıdır ki oturtamadığımız aşılarda tutma ihtimalini düşürmüş oluruz. Aşı tamamlandıktan sonra rafya ile bağlanmalıdır. 

Göz aşısı: Bağlarda en çok kullanılan aşı taktiklerinden biriside göz aşısıdır. Bu asma aşısının ilkbaharda bağlarda su yürüdüğü dönemlerde yapılana sürgün göz aşısı, yazın sonuna doğru gelişmenin durduğu zaman yapılan aşıya da durgun göz aşısı denir. Göz aşısı genellikle çapı 1-3 cm arasında olan asmalarda en iyi sonucu verir. Bu aşının yapılabilmesi için asmaya su yürümesi gereklidir. Aşıdan bir gün önce başın hemen altından makas ya da bağ makası ile kesilir. Anacın toprağa yakın veya boğaz kök oluşmasının önlenmesi için toprağın 10-15 cm kadar üstünden iki boğum arasındaki düzgün bir yerden 3 cm'lik kısmı kabukla beraber çıkarılır. Bu yere aşılanacak çeşidin göz kaleminden aynı büyüklükte bir yongalı göz alınarak yerleştirilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta göz parçasındaki kabuk altındaki odunla kabuk arasında bulunan kısım üst üste gelmelidir. Göz yerleştirildikten sonra sıkıca bağlanır. Aşıdan sonra yaklaşık 7-10 gün sonra denetlenir tutmayanlar aynı şekilde yenilenir. 
]]>
Corona Aşısı https://www.asi.gen.tr/corona-asisi.html Tue, 23 Oct 2018 21:58:15 +0000 Corona aşısı, Aşı bir köpek aşı çeşididir. Aşının etkeni canine corranavirus'tür. Bu aşının enfeksiyonu sindirim sistemi ile yani oral yol ile bulaşmaktadır. Bu hastalığı taşıyan köpekler iki hafta süresince dışkı Corona aşısı, Aşı bir köpek aşı çeşididir. Aşının etkeni canine corranavirus'tür. Bu aşının enfeksiyonu sindirim sistemi ile yani oral yol ile bulaşmaktadır. Bu hastalığı taşıyan köpekler iki hafta süresince dışkı yolu ile bu virüsü etraflarına bulaştırırlar. CCV virüsü yavru köpeklerde ishal şeklinde kendisini gösterir. Genel olarak hastalık köpeklerde parvovirus olarak seyir eder. Parvovirusten farklı olarak bu hastalığın ölüm oranı yoktur. Corona aşısı köpek besleyen insanların mutlaka köpeklerine yaptırmaları gereken bir aşı çeşididir. Böylelikle özellikle yavrulama yapan köpeklerin hastalığı yavrularına bulaştırma riskleri ortadan kalkar. Cocona aşısının üretiliş amacı, hastalığın köpekler arasında birbirlerine bulaşmasını engellemek içindir. Canina corronavirus' un primer semptomu ishal ile kendisini göstermektedir. 

Corona aşısı yapılış özellikleri

Öncelikle aşı yapılacak köpeğin hastalığa yakalanmamış olması gerekmektedir. Zaten bu virüsü taşıyan bir köpeğe aşılama işlemi yapılamaz. Özellikle yavrulama durumu gibi bir olgu var ise anne köpeğin mutlaka bu virüsü taşıyıp taşımadığının kontrollerinin zamanında yapılmış olması çok önemlidir. Aksi takdirde doğumdan sonra yavru köpeklerin anne sütünü içmesi ile hastalığın virüsünü kapması eş zamanlı olarak meydana gelir. O nedenle de özellikle bakıcısı olan köpeklerin belirli aralıklarda veterinere götürülmesi ve gereken aşılarının hastalık bulaşmadan yaptırılması gerekir. Ayrıca paraziti var olan veya parazit tedavisi gören köpeklere asla Corona aşı yapılmamalıdır. Aşılanan köpek kesinlikle iki gün yıkanmamalı ve aşılama işlemi yapılan yavruların asla evden çıkmaması gerekmektedir. 

Corona aşısı yapılış nedenleri

Aşının etki ettiği hastalık köpeklerde belirti olarak iştahsızlık, ishal, kanlı ishal, kusma, halsizlik ve depresyon belirtileri gösterir. Hastalık kanlı ishal hastalığı ile benzerlik içerisindedir. Ayrıca bu hastalık köpeğin parvo virüsüne karşı olan vücut direncini düşürmektedir. O nedenle de tüm yeni doğan yavru köpeklerin Corona aşısını olması gerekmektedir.  

Corona aşısı yapılmamasının riskleri

Bu aşının koruduğu hastalığa karşın bir çok köpek bağışıklık kazanmıştır. O yüzdende bu tür hastalıklardan kolay kolay etkilenmezler ve hafif şekilde atlatabilirler. Aşı on iki aydan küçük köpekler için üretilmiş bir aşı olup onların bu hastalığın virüsten etkilenme olasılıklarına karşın üretilmiştir. O yüzdende aşının yapılmama riski bu yavru köpeklerde ölüme varan sonuçlar doğurabilmektedir. 

Hastalığın bir kere bulaşması yeterlidir. Herhangi bir tedavisi olmadığı için yavru köpeklere yapılması mecburi bir aşı olan Corona aşısı mutlaka hayvan besleyicileri tarafından yavru köpeklere mutlak suretle yaptırılmalıdır. 
]]>
Kuduz Aşısı Kaç Yıl Korur https://www.asi.gen.tr/kuduz-asisi-kac-yil-korur.html Wed, 24 Oct 2018 10:18:02 +0000 Kuduz Aşısı Kaç Yıl Korur, Kuduz, Beyin ve sinir sistemini etkileyen viral bir hastalıktır. Kuduz ısırılma sonucu veya salya ile açık yaraya temas etmesiyle bulaşır. Köpekler, kediler, vahşi et oburlar ve fareler kuduz mikrobu Kuduz Aşısı Kaç Yıl Korur, Kuduz, Beyin ve sinir sistemini etkileyen viral bir hastalıktır. Kuduz ısırılma sonucu veya salya ile açık yaraya temas etmesiyle bulaşır. Köpekler, kediler, vahşi et oburlar ve fareler kuduz mikrobu taşıyabilir. Kuduz gerek hayvanlarda gerekse insanlarda tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlar doğurur. 

Kuduz belirtileri, Huzursuzluk, tedirginlik ve hırçınlıktır. Çünkü virüs beyne ve omurilik sistemine yerleştikten sonra merkezi sinir sistemi uyarılmıştır. Belirtiler 5 günle 1 yıl arasında değişen bir süre sonra ortaya çıkar. İlk dönemlerde çırpınma ve huzursuzluk görülür. Kaslar ağrılı bir şekilde kasılmaya başlar ve felç görülür. Şiddetli boğaz kası kasılmalarından dolayı hasta acı çeker ve suyu görmekten ve içmekten korkar. Bunun dışında ateş, baş ağrısı, sara krizleri, hızlı nefes alıp verme, ense sertliği, salya artımı, bilinç kaybı, uykusuzluk ve felç görülebilir. Bu belirtilerin görüldüğü hastalarda tedavi imkanı yoktur ve sonucunda hasta kaybedilir.

Isırılma durumunda, çok acil önlemler alınmalı ve gerekli tedavi başlatılmalıdır. Hasta derhal bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır. Hastaneye ulaşana kadar ısırılan yer sabunlu su veya alkollü su ile yıkanmalı ve bol su ile temizlenmelidir. Bu tür bir önlem hastalığın yüzeysel riskini %90 azaltır. Su ile temizlemek virüsü öldürmez fakat vücuda yayılmasını engeller.Yara beyne yakın bir yerde ise zaman kaybedilmemelidir.

Kuduz aşısı kaç yıl korur, Ortalama bir yıl koruyucu etkiye sahiptir. Ömür boyu bağışıklık sağlamaz. Kuduz aşısı 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde beş doz olarak kas içerisine yapılır. Aşılama şemasına uyulan tedavi %100 başarı gösterir. Veterinerler, avcılar ve kesimhanede çalışanlar yılda bir kez kuduz aşısı olmalıdır.
]]>
Pnömoni Aşısı https://www.asi.gen.tr/pnomoni-asisi.html Wed, 24 Oct 2018 22:21:34 +0000 Pnömoni aşısı; Pnömoni aslında zatürre hastalığının diğer adıdır. Zatürre kısaca akciğerin dokusunun iltihaplanması ile meydana gelen hastalıktır. Bu hastalık bakteriler başta olmak üzere çeşitli organizmalara bağlı Pnömoni aşısı; Pnömoni aslında zatürre hastalığının diğer adıdır. Zatürre kısaca akciğerin dokusunun iltihaplanması ile meydana gelen hastalıktır. Bu hastalık bakteriler başta olmak üzere çeşitli organizmalara bağlı olarak kişilerde meydana gelir. Bazı pnömoni türleri hastadan sağlıklı kişilere doğrudan bulaşma yolu ile geçebilmektedir. Fakat bu hastalık genellikle kişinin kendi ağız, boğaz ve sindirim sisteminde olan bakteri ve mikroplardan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Çok eski zamanlardan beri pnömoni hastalığı yani zatürre ölümcül bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Halen günümüzde az gelişmiş ülkelerde ölümcül tehlikesini devam ettirmektedir. O nedenle de bu hastalığın oluşmamasını sağalmak amacı ile ilerleyen tıp dünyasında pnömoni aşısı yani pnömokok aşısı üretilmiştir. 

Zatürre hastalığı grip ve benzeri viral hastalıklar ile başlayan enfeksiyonun akciğerlere kadar ulaşmış ve organ dokularını zarara uğratmış halidir. Öksürük ve hapşırık gibi nedenler ile insandan insana bulaşma özelliğine sahip zatürre hastalığı kişisel eşyaların ortak kullanımı ile de bulaşabilmektedir. Birçok ileri yaşlı kişilerde daha sık görülmekte olan pnömoni hastalığı faktörel olarak kişinin yaşantısı ile eş değer şekilde görülmektedir. Özellikle alkol, sigara, kusma ve uzun süreli ameliyatlar bu hastalığa yaşlı insanların yakalanma riski vardır.

Pnömoni aşısı yaptırması gerekenler;
  • Bağışıklık sistemi normal olup, akciğer hastalığı, karaciğer hastalığı, alkolizm, şeker hastalığı, siroz, beyin omurilik sıvı kaçağı gibi kronik hastalığı bulunan kişilerin bu aşıyı yaptırması gerekir. 
  • Ayrıca bağışıklık sistemi yetersiz olan ve pnömokok hastalık riski artan kişilerinde aynı şekilde pnömoni aşısını yaptırması gerekmektedir. 
  • Dalağı alınan, kan hastalıkları olan ve kronik böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunları olan kişilerinde mutlak suret ile pnömoni aşısını yaptırması gerekmektedir. 
  • AIDS taşıyıcısı olan kişiler,
  • Pnömoni aşısı yaptırması gerekenlerden bir diğer grup ise 65 yaş üstü insanlardır. 
Pnömoni aşısı uygulanmaması gerekenler;

Özellikle bu aşı yüksek ateşli bir hastalığı olan kişilere uygulanmamalıdır. 

Pnömoni aşşısının uygulanma şekli;

Aşı kendi enjeksiyonu içerisinde sıvı halde hazır olarak bulunmaktadır. Başka bir enjeksiyona geçirilmesi veya aktarılması söz konusu değildir. Ayrıca bu aşının dondurulmaması da çok önemlidir. Aksi takdirde aşı kullanılamaz bir hale gelir. Bu aşı ayrıca menenjit ve sepsis hastalıkları içinde kullanılmaktadır. 

Aşının uygulanması esnasında hastada kırıklık, halsizlik ve ateş gibi yan etkiler görülebilmektedir. Bunun dışında uygulandığı bölgede şişlik ve kızarıklık olabilmektedir. Sağlıkla kalın. 
]]>
Badem Aşısı https://www.asi.gen.tr/badem-asisi.html Thu, 25 Oct 2018 14:37:49 +0000 Badem aşısı, verimsiz veya düşük verimli badem ağacının daha üst kalitede meyve veren badem cinsiyle kalitesinin yükseltilmesi amacıyla yapılır. Badem ağacı ticari değeri yüksek bir ağaç olduğundan aşılama badem tarım Badem aşısı, verimsiz veya düşük verimli badem ağacının daha üst kalitede meyve veren badem cinsiyle kalitesinin yükseltilmesi amacıyla yapılır. Badem ağacı ticari değeri yüksek bir ağaç olduğundan aşılama badem tarımında önemli bir yer tutar. Çeşitli aşılama türleri vardır. (Göz aşısı, yarma aşı, vs.) ancak badem ağacı aşısı için en ideal olanı yarma aşılama yöntemidir.

Badem aşılaması öncesi hazırlık: Aşılama yapılacak olan badem ağacı gövdesi sağlam, genç  bir ağaç olmalıdır. Aşılama işlemi sırasında kullanacağımız testere, maket bıçağı, aşılanacak badem ağacının üzerinde 3 göz bulunan iki adet taze dalı, kama olarak kullanmak üzere aşılayacağımız dal kalınlığında bir tahta veya kuru dal parçası, naylon poşet veya streç, koli bandı ve temiz toprak hazır durumda olmalıdır. Yarma aşılama için en uygun zaman aşılama yapılacak olan ağaca su yürümeye başladığı zamanlardır. Burada dikkat edilecek husus aşılanacak olan dalların üzerindeki gözlerde tomurcuklanma başlamamış olmasıdır. İlkbahar başlangıcı yarma aşı için uygun zamandır.

Badem aşısı işlemi: Aşılama yapılacak olan badem ağacı gövdesinden kesilir. Kesilen gövde diklemesine yarılarak araya kama olarak bir dal koyulur. Oluşan bu sabit yarık içerisine aşılama yapılacak olan badem dalları uçları kesilerek yerleştirilir. Burada dikkat edilmesi gerek nokta aşılanacak dallar ile aşılanan ağacın dış yüzeylerinin birbirine tam oturmasıdır. Daha sonra aşı için kullanılan kama çıkarılır veya kesilir. Yanımızda getirdiğimiz poşetin altı kesilerek yukarıdan aşağıya doğru aşılı yer ortasında kalacak şekilde geçirili. Veya streçle aşı yapılan kısım sıkıca sarılır. Daha sonra poşetin veya streçin alt kısmı koli bandıyla tekrar sıkıca sarılır. Üst tarafta boş kalan kısıma yanımızda getirdiğimiz toprak dökülerek aşılanan kısmın havayla teması kesilir. Gövdeye aşılanan dalların üst kısımları macunla kapatılır. Toprak yerine macunda kullanılabilir.

Aşılama sonrası ağacın belli bir süre iyi bakım görmesi gerekmektedir. Badem aşısı yapılan yeni ağacımızda aşılanan dallar tomurcuk açmaya başladığında aşımız başarılı bir şekilde tutmuş demektir. Bu şekilde aşılanan badem ağacımız daha verimli ve uzun ömürlü olacaktır.
]]>
Kedi Parazit Aşısı https://www.asi.gen.tr/kedi-parazit-asisi.html Fri, 26 Oct 2018 00:57:24 +0000 Kedi Parazit Aşısı, nasıl ki kendi sağlımız için bazı aşıları yaptırmak zorunda isek hayvan dostlarımızın sağlığı içinde hem onların sağlığı  hem de kendimizi korumak için aşılarını düzgün bir ş Kedi Parazit Aşısı, nasıl ki kendi sağlımız için bazı aşıları yaptırmak zorunda isek hayvan dostlarımızın sağlığı içinde hem onların sağlığı  hem de kendimizi korumak için aşılarını düzgün bir şekilde yaptırmamız gerekir. İster sokakta ister evde besleyelim durum değişmez. Genel de evde beslenen kedilerin herhangi bir hastalık taşımayacağı inancı yaygın olup tamamen yanlıştır. Ülkemizde çok fazla aşılanmamış hayvan bulunduğundan bazen gezdiğimiz bir parkta bile bir hayvan hastalığı etkenleri olabilmektedir. Evcil kedilerin bir çoğu rutin tedavileri yapılmasına rağmen mutlaka hayatlarının bir döneminde enfekte olabiliyorlar. Ve bazı parazitler kedilerin sağlığını ekilerken insan hayatını da tehdit edebilmektedir.

Kedilerde parazit aşısı önemi nedir, parazit aşısı ne zaman yapılmalıdır

Kediler 6-8 hafta aralığında mutlaka parazit aşıları yapılmak sureti ile parazitlerden arındırılmalıdırlar. Çünkü bazı parazitler kedilerden insanlara geçebilmektedirler. Kediler de parazit aşısı denildiği zaman akla enjeksiyon ile yapılan aşılar gelmektedir. Kedilerde parazit aşıları ense bölgelerine damlatılan damlalar şeklinde olmaktadır.

  • İç parazit aşısı ve mücadelesi, Yavru kedilerde iç parazit aşısı 2 ayda bir tekrarlanır. Kedilerde iç parazit denildiği zaman halkalı solucanlar grubuna dahil tenya, kurt ve askaritler görülmektedir. Bu parazitler kedinizin bağırsağına yerleşerek hayvanınızın gıdasına ortak olduğu gibi kanama, zayıflık, tüylerde dökülme ve bağırsak hastalıkları gibi bir çok rahatsızlığa neden olmaktadır. İç parazitler gurubundan olan tenyaların bulaşma şekli kedinin dışardan parazit bulaşmış bir gıda yemesi neticesinde, pirelerden veya kertenkele türü bir hayvanın yenmiş olmasından meydana gelir. Bu parazitler bulaşıcı olup insanlarda da iç organlarda kistlere neden olabilmektedir. Askaritlerin yumurtalarını da kediler taşıyarak insanlara bulaştırır. Enfekte olan gebe bir annede plesenta aracılığı ile bebeğine geçiş yapmaktadır. Kedilerde tek bir iç parazit aşısı bulunmamaktadır. Her parazit için ayrı aşılar mevcuttur. Kedide dışkı muayenesi göre parazit aşıları yapılmaktadır. Maksimum 3 aylık süreleri aşmadan parazit aşılarının yapılması çok önemlidir. Çünkü iç parazitlerin kedinin vücuduna girdiği andan itibaren enfekte hale gelmesine kadar geçen süre 2-3 ay aralığındadır. Düzenli bir iç parazit aşılaması parazitleri yok etmektedir. Bunlara kist aşısı adı verilmektedir. 
  • Dış parazit aşısı ve mücadelesi, Artık kedilerdeki dış parazitlere karşı oldukça etkili aşılar geliştirilmektedir. Bu ilaçlar sayesinde bit, pire, kene gibi dış parazitler sorun olmaktan çıkmıştır. Bu aşılar bit ve pire gibi dış parazitlere karşı 3 ayda bir enseye damlatılan aşılar ile kene parazitinde ise 45 günde bir yapılan aşı ile dostunuzu zararlılardan korumaktadır. Enseye damlatılma nedeni kedinizin temizlenme sırasında aşıyı yok etmemesi içindir. Dış parazitler çıplak göz ile görülebilen kırmızı renkli böceklerdir. Deri de kaşıntı ve alerjiye neden olmaktadır.   

Gerek iç gerekse dış parazitler kedilerde ishal ve anemiye neden olup, halsizlik yaratır ve kedinizin diğer hastalıklara karşı olan direncini kırar. Kedide bu tür parazitler çokça mevcut ise öksürük, kilo kaybı, şiş karın ve kötü bir tüy görüntüsü meydana gelir. Parazitler bazen ölümcül bile olabilmektedir. Bundan dolayı kedinizin çok kolay yöntemler ile yapılan parazit aşılarını ihmal etmemeniz gerekir.     

 

]]>
Ceviz Göz Aşısı https://www.asi.gen.tr/ceviz-goz-asisi.html Fri, 26 Oct 2018 22:56:40 +0000 Ceviz Göz Aşısı: Ceviz ağaçlarını çoğaltmada kullanılan yöntemlerden biri de göz aşısıdır. Göz aşısı, küçük fidanlarda uygulanır. Yapıldıkları mevsime göre biri sürgün (yaprak aşısı), diğeri ise durg Ceviz Göz Aşısı: Ceviz ağaçlarını çoğaltmada kullanılan yöntemlerden biri de göz aşısıdır. Göz aşısı, küçük fidanlarda uygulanır. Yapıldıkları mevsime göre biri sürgün (yaprak aşısı), diğeri ise durgun aşı olmak üzere iki çeşittir. Yama göz aşısına başlamanın zamanı, çöğürün kabuk verip vermediğinin kontrolü yapılarak anlaşılır. Çöğürler şayet aşıya gelmişse, aşıdan bir hafta önce sulama yapılır, sulamadan 1-2 gün sonra da çöğürlerin yaprakları temizlenerek, uçları alınmalı ve 2-3 yaprak (soluk dalı) bırakılmalıdır. Aşıda için en önemli konu, aşı kalemlerin günlük olarak kesilip kullanılmasıdır. Kullanılacak aşı kalemleri ne kadar pişkin ve dolgun olursa, aşı tutma oranı da o derece iyi olur. Aşı kalemlerindeki uç kısmında oluşan gözlerden, mecbur olmadığı sürece göz alınmamalıdır. Aşı, çift ağızlı özel aşı bıçağı ile yapılmalıdır. Aşı kalemi ile aşı yapılacak çöğür, aynı yılın sürgünü olmalıdır. Aşı yapıldıktan üç hafta sonra aşılar kontrol edilmeli ve aşı bağı çözülmelidir.

Göz Aşısı Zamanları: Ceviz ağacında en iyi tutma zamanı Mart ve Ağustos ayında yapılan yama göz aşısıdır. Fakat göz aşısı yapmak bir tecrübe işidir. Ceviz fidanı göz aşısı bilgili kişilerce yapılmalıdır.

Sürgün göz aşısı tekniğinde, göz anaca bağlandığı yıl uyanır ve aynı yıl sürgün verir.

Aşıya, yerine göre, Mayıs sonu ya da Haziranın ilk haftalarında başlanarak, Temmuza dek devam edilir. Aşı sürgünleri, kışın şiddetli geçen soğuklardan zarar görebilir. Onun için, sürgün göz aşısı, kışları ılık geçen yerlerde yapılmalıdır.

Durgun göz aşıları anaca takılan göz, aynı yıl tutar, fakat kışa girildiğinden uyanmayıp, ertesi ilkbaharda sürer. Daha çok, kışları soğuk geçen yerlerde uygulanır. Durgun göz aşısı, yaz sonlarında (Ağustos-Eylül) yapılır.

Ceviz fidanında göz aşısı 3 ayrı zaman dilimi içerisinde gerçekleşir. Bunlar; Sonbahar göz aşısı (Durgun göz aşısı) Ağustos, Eylül aylarında, İlkbahar göz aşısı (Erken sürgün aşısı) Mayıs, Haziran ayları içinde, Haziran göz aşısı (Geç sürgün aşısı) Haziran, Temmuz ayları içerisinde yapılır.

Ceviz Göz Aşısı Yapılışı: Toprak seviyesinin 15 santim yükseğinden itibaren, aşı çakısının ucu ile anaç kabuğu (T) şeklinde kesilir. Kesik bölümün iki kenarındaki kabuk, aşı çakısının tırnağı ile yerinden kaldırılır. Bunu takiben, üzerinde aşı gözleri bulunan kalem ele alınır. Bir gözün üst ve altında bir parmak kadar bir kısım bırakılıp, sonra, gözün altı hafif odunlu olarak kesilir. Anacın tepesinden daha yüksek tarafında iki anacın kesilen kısmına doğru, yukarıdan aşağıya sürülerek yerleştirilip, rafyayla sarılır. Göz aşılarının tutup tutmadığı, aşıdan 15-20 gün sonra belli olur.

]]>
18 Ay Aşısı https://www.asi.gen.tr/18-ay-asisi.html Sat, 27 Oct 2018 11:59:07 +0000 18 ay aşısı, aşı, vücutta hastalığa yol açan mikropların hastalık yapma kabiliyetlerinden temizleyerek, oluşturulmuş biyolojik maddelerdir. Aşı bir tedavi yöntemi değildir. Fakat hastalıklardan korunmak ve hastal 18 ay aşısı, aşı, vücutta hastalığa yol açan mikropların hastalık yapma kabiliyetlerinden temizleyerek, oluşturulmuş biyolojik maddelerdir. Aşı bir tedavi yöntemi değildir. Fakat hastalıklardan korunmak ve hastalık bulaşmadan önce vücutta savunma maddesi olarak bilinen antikor üretimine destek olur. Bu destek aşının uygun yaş ve zamanda yapılmasıyla sağlanır. Çocuklarda koruma, anne adaylarında gebeliğin son üç aylık döneminde yapılan tetanos aşısıyla birlikte başlar, düzenli, bir program şeklinde bebek doğduktan sonra da devam eder. Düzenli ve zamanında yapıldığında bebekleri ve çocukları bulaşıcı hastalıklardan korur. Aşı bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde tam koruma sağlamaz. Son kullanma tarihi geçmiş aşılar herhangi bir koruma sağlamadığı gibi, koruma için aşının çok iyi şekilde muhafaza edilmesi gerekir. Tek kullanımlık enjektörlerle uygulaması, uygulama ortamının mutlaka steril olması gerekir. Aşı yapılacak bölge önce alkol ile temizlenmelidir.

18 ay aşısı nelerdir

DTB aşısı: Difteri, tetanos ve boğmaca hastalıklarına yol açan bakterilerin etkinliğini yok etmek amacıyla uygulanır. Difteri, tetanos ve boğmaca bakteri kaynaklı ciddi hastalıklardır. Boğmaca ve difterinin bulaşıcı özellikleri vardır. Tetanos ise ciltte oluşan kesik ya da yaralardan kolaylıkla vücuda geçiş yapabilir. DTB aşısı bu üç hastalıktan korunmak amacıyla uygulanır. Çocuklarda DTB aşısı 5 doz şeklinde uygulanır ve diğer aşılarla kombine edilerek te yapılabilir. DTB aşısı, bebeğin,  2. ayı, 4. ayı, 6. ayı, 15-18. ayları ve 4-5 yaş aralığında uygulanır. Aşı ağır ya da orta derecede hastalık olan çocuklarda ertelenmelidir. Aşı nedeniyle, aşı uygulanan alanda kızarıklık, şişlik, ağrı, hassasiyet, ateş, kuma ya da halsizlik gibi yan etkiler oluşabilir. Bu etkiler genelde 1-2 gün içinde geçer. Aşı yapıldıktan sonra bebekte 3 saati geçkin ağlama nöbeti ya da yüksek ateş görülürse vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Çocuk felci aşısı: Polio olarak adlandırılan bir virüsün neden olduğu çocuk felci bulaşıcı ve çok ciddi bir hastalıktır. 1-4 yaş aralığındaki çocuklarda sık karşılaşılan çocuk felci hastalığından korunmak için aşının mutlaka yapılması gerekir. Karma aşı şeklinde de uygulanabilen çocuk felci aşısının herhangi bir riski yoktur. Bebek çocuk felcine yol açan virüsü su ya da besinler yoluyla kolaylıkla kapabilir. Kesin bir tedavisi olmayan çocuk felci hastalığı, tıpkı soğuk algınlığına benzer belirtiler verir. Çocuk felci aşısı 5 defa uygulanır. Bebek 2, 4, 6, 18 aylarındayken uygulanan aşı, 4-6 yaş aralığında tekrarlanır. Kızarıklık, bölgede hassasiyet, hafif ateş gelişebilir.

Menenjit aşısı: Ciddi bir çocuk hastalığı olan menenjit, enfeksiyon kaynaklı bir hastalıktır. Farklı enfeksiyon ajanları menenjite yol açabilir. Bakteri kaynaklı ortaya çıkan menenjit türü en tehlikeli olan menenjittir. Menenjit aşısı Hib aşısı olarak isimlendirilir. Hib, tüm dünya genelinde yaygın şekilde görülen bir bakteri çeşididir. Daha çok 6-18 ay arasındaki bebeklerde hastalığa neden olur. Menenjit aşısı uygun koşullarda ve dozlarda yapıldığı takdirde menenjit harici, zatürre, kemik eklemi enfeksiyonu gibi hastalıklara karşıda koruma sağlar. Menenjitte ise %95 önleme etkisi yaratır. Aşının ilk dozu bebek 2. ayındayken, 2. dozu bebek 4. ayına geldiğinde, 3. dozu bebek 6. ayına ulaştığında, 4. dozu ise bebeğin 15-18. ayında uygulanır. 18. ayda uygulanan doz pekiştirme dozudur.

Hepatit A aşısı: Yapılması mutlaka tavsiye edilen aşılardan biridir. Hepatit A 1-5 yaş arası çocuklarda daha sık görülen bir virüs nedeniyle ortaya çıkar. Kendiliğinden geçen ancak nadir durumlarda kronik bir hal alan virüsten korunmak için aşının önemi büyüktür. Aşı bebeğin 12-18. ayında uygulanır. 6-12 ay sonra tekrarlanır.

]]>
Dabt İpa Aşısı https://www.asi.gen.tr/dabt-ipa-asisi.html Sat, 27 Oct 2018 12:31:42 +0000 Dabt İpa Aşısı, Aşı, ölü ya da zayıflatılmış mikroorganizma içeren (bakteri veya virüs) ve enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korumasında kullanılan  tıbbi ürünlerdir. Aşın etki mekanizması doğal hastalığ Dabt İpa Aşısı, Aşı, ölü ya da zayıflatılmış mikroorganizma içeren (bakteri veya virüs) ve enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korumasında kullanılan  tıbbi ürünlerdir. Aşın etki mekanizması doğal hastalığa benzerdir; her ikisi de bağışıklık sistemini uyarır ve bedene girmiş olan mikrobu tanır ve hafıza tanımlar.

Dabt İpa Aşısı: Oluşan antikorlar bedende uzun süre kalırlar ve bu süre içinde aynı mikroorganizma vücuda tekrar girerse, bu mikroorganizmanın hastalık geliştirmesine fırsat vermeden ortadan kaldırılmasını sağlarlar. Herhangi bir aşının koruyucu etki  oluşturabilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılması gereklidir. Zira aşıların çocuklara, hastalıklara yakalanma olasılıklarının en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması şarttır.

Okul çağında yapılan aşılama öncesi mutlaka aşı karnesinin fotokopisini gönderiniz. Çocuğa aşının daha önce yapılıp yapılmadığını bildiriniz. Aşı yapılacağı gün bir ilaç içti mi, alerjisi var mı, herhangi bir rahatsızlığı var mı, mutlaka aşı yapacak sağlık ekibine bu konularda bilgi iletilmelidir. Çocuğunuzda hafif nezle varsa veya kendini biraz kırık hissediyorsa aşı yapılmasında problem yoktur. Ancak ateşi varsa ve genel durumu daha ağırsa aşı ileri bir tarihe ertelenir.

Dabt ipa aşısı ne zaman yapılır: İlkokul 1. sınıfta (4-6 yaş) DaBT-İPA (Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktif Polio) aşıları dörtlü karma aşı olarak yapılmaktadır. Aşıdan sonra enjeksiyon yerinde kızarıklık, hassasiyet, ağrı ve şişme olabilir; lakin 1-2 güne kadar bir şeyi kalmaz. Yine aşı uygulandığı gün ve ertesi günde hafif ateş, keyifsizlik, tedirginlik, iştahsızlık görülebilir. Eğer çocuğun ateşi 39°C ve üzerine çıkarsa mutlaka uzmana başvurunuz. Çünkü bu beklenen bir hal değildir.

Dabt ipa aşısı yan etkileri: %20-40 oranında enjeksiyon yeri ve çevresinde ağrı, kızarıklık, şişlik görülebilir. Aşı yapılan bölüme  soğuk uygulama ve ağrı kesici, ateş düşürücü ilaç verilmesi önerilir.

%3-5 kadar 38°C’yi geçen ateş görülebilir. Bu halde ekstra sıvı tüketimi, ılık pansuman uygulaması ve ağrı kesici, ateş düşürücü ilaç verilmesi tavsiye edilir.

%20-40 oranında huzursuzluk, baş ağrısı, kırgınlık ve ishal ve/veya kas ağrısı, iştahsızlık, uyku hali gibi sistemik belirtiler oluşabilir. Bu durumda ekstra sıvı tüketimi, ılık pansuman uygulaması ve ağrı kesici, ateş düşürücü ilaç verilmesi tavsiye edilir.

Aşı sonrasında üç saatten fazla süren çığlık tarzında durdurulamayan ağlama, aşırı duyarlılık reaksiyonu, nöbet geçirme, nefes alıp vermede düzensizlik gibi etkiler gözlemlenirse hemen uzmana başvurunuz.

Aşılama oldukça önemlidir. Hastalıklara karşı bağışıklık kazanılarak koruma sağlar. Çocuğa ait aşı karnesini, sağlık raporlarını saklayınız ve düzenli olarak not ediniz. Aşıların adını ve yapıldığı tarihi aşı karnesine yazınız. Hatta aşının varsa barkodunu karneye yapıştırınız. 
Çocuklar en değerli varlıklarımızdır, onların sağlıkları da her şeyden kıymetlidir.

]]>
Mmr Aşısı Nedir https://www.asi.gen.tr/mmr-asisi-nedir.html Sun, 28 Oct 2018 08:33:50 +0000 Mmr aşısı, günümüzde kızamık hastalığı artmaktadır. Kızamık, rubella ve kabakulak gibi hastalıklar hava yoluyla insandan insana bulaşabilmektedir. Mmr aşısının engellediği hastalıklar, Mmr aşısı, günümüzde kızamık hastalığı artmaktadır. Kızamık, rubella ve kabakulak gibi hastalıklar hava yoluyla insandan insana bulaşabilmektedir. 

Mmr aşısının engellediği hastalıklar,

Kızamık, ateş, burun akıntısı, döküntü ve göz kızarıklığıyla seyretmektedir. Kulak enfeksiyonu, havale, zatürre, beyin hasarı ve hatta ölüme yol açabilmektedir.

Rubella, kızamıkçık olarak da bilinmektedir. Eklemlerde şişlikte (genellikle bayanlarda) ve hafif ateş ile seyredebilmektedir. Hamilelikte geçirilen rubella hastalığı, düşüğe ya da bebekte sakatlığa neden olabilmektedir.

Kabakulak, baş ağrısı, ateş ve şişmiş tükürük bezlerine sebep olmaktadır. Menenjit, sağırlık, testis ya da yumurtalıkların ağrılı şişmesine ve nadir de olsa ölümlere yol açabilmektedir.

Mmr aşısı uygulanma zamanı,
mmr aşısı diğer aşılar ile birlikte aynı zamanda yapılabilir. Çocuklarda mmr aşısı iki doz önerilmektedir. Bu dozlardan birincisi 12-15 aylık çocuklarda, ikinci dozu ise 4-6 yaşları arasında yapılmaktadır. Mmr aşısı eğer istenirse ilk dozdan sonra en az 28 gün geçtikten sonra herhangi bir yaşta yaptırılabilir. Bazı durumlarda örneğin 12 aydan küçük bazı bebekler yurt dışına  çıkacaklarında bir doz mmr aşısı yapılabilmektedir.

Mmr aşısı hangi durumlarda yapılmamaktadır
  • Ateşi çıkan çocuk için mmr aşısı yapılmaz ve daha sonraya ertelenir.
  • Daha önce yapılan aşı sonrasında ciddi reaksiyona girmiş çocuklarda mmr aşısı yapılmaz.
  • Aşı yetişkinlere de yapılmaktadır ancak hamile kadınlara mmr aşısı yapılamaz. Mmr aşısı vurulan bir kadın 4 hafta geçmeden hamile kalmaları sakıncalıdır.
  • Bağışıklık sistemini zayıflatıcı bir hastalığı olanlarda mmr aşısı yapılmaz ya da ertelenir.
  • Bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar kullananlar için mmr aşısı yapılmaz ya da ertelenir.
  • Son 1 ay içerisinde başka bir aşı yapılanlarda mmr aşısı yapılmaz ya da ertelenir.
  • Kan ürünleri  verilen hastalarda ya da yeni kan verilen hastalara mmr aşısı yapılmaz veya ertelenir.
Mmr aşısı yan etkileri, 

Aşı yapıldıktan sonra hafif ateş, yorgunluk hissi ve cilt döküntüsü görülebilir. Az oranda çocukta yapılan aşıdan 3-4 hafta sonrasında parotis bezlerinde şişme oluşabilir. Mmr aşısı olmak kızamık, rubella ve kabakulak geçirmekten daha az risklidir. Aşıyı yaptıran birçok kişinin herhangi bir şikâyeti olmamaktadır.
]]>
Civciv Aşıları https://www.asi.gen.tr/civciv-asilari.html Mon, 29 Oct 2018 06:29:35 +0000 Civciv Aşıları, tavuk ve kanatlı diğer tür hayvan yetiştiriciliği üretim için ve hobi için çok yaygınlaştı. Bu işi bilende, bilmeyende var dikkat edilecek noktalar var yetiştiricilikte bunlardan en mühimi hayvanın sağ Civciv Aşıları, tavuk ve kanatlı diğer tür hayvan yetiştiriciliği üretim için ve hobi için çok yaygınlaştı. Bu işi bilende, bilmeyende var dikkat edilecek noktalar var yetiştiricilikte bunlardan en mühimi hayvanın sağlığıdır. Sağlıklı hayvanlara sahip olabilmek için biraz bilgi transferi ve deneyim sahibi olmak gerekir. Ne yazık ki Newcastle (Yalancı Veba) yüzünden çoğu köy,kasaba ve şehirlerde süratli tavuk, civciv ölümleri olabilmektedir. Aşı koruma hedefli oluşturulan, dışarıdan diğer hayvanlar ya da meteryallerle taşınan viruslere karşı korunabilmek için oluşturulan bir tedavidir. Hayvanlara rahatsızlık bulaşması ardından aşı yapılırsa neticesi ölüm olur. O nedenle rastgele bir hastalığı bulunmadan derhal gelebilecek rahatsızlıklara karsı aşı yapılmalıdır Bu aşıları bulmak çok kolaylaşmıştır. Veteriner eczanelerinden ya da internet ortamlarından sipariş edilerek temin edilebilir. Unutmayalım sıhhatli bir hayvan elde edebilmek için ilk olarak damızlık olarak ayrılan hayvanlarda sıhhatli olması ve aşı takvimine uyularak aşılanması  gerekir.

Kuluçka makinasına konulacak her yumurtanın daha önce dezenfekte edilmesi gereklidir. Onun için birtakım insanlar bu hususta bilgi sahibi değil ve hatalı bir işlemde kuluçkayı bozabiliyorlar. Civciv aşıları konusunda küçük bir bilgi  1 kaşık limon tuzu ve 1 lt suyu 30-40 derece arası sıcaklıktaki suda çok sarsmadan yumurtaları yıkayıp ardından makinaya atabiliriz. Yine aynı şekilde sirkeyle yapabilirsiniz suyun aşırı sıcak ya da soğuk olmadığına emin olun su mutlaka 40 derece olmalıdır ve yıkama işleminde yumurtayı o suda çok bekletmemelisiniz yoksa yumurtanız haşlanabilir. Kuluçka makinamız her çıkım ardından iyice temizlenmeli ve havalandırılmalıdır.

Civciv Aşı Takvimi Uygulaması 

Civcivler çıkma ardından Gün ve Haftalarda bu Uygulamayı Kullanınız.
  • 7.ci gün Newcastle (Canlı Aşı) Klorsuz İçme Sularına
  • 10.cu gün Gumboro (Canlı Aşı) Klorsuz İçme Sularına
  • 21.ci gün Gumboro + Newcastle (Canlı Aşı) Klorsuz İçme Sularına
  • 35.ci gün Newcastle + Bronşişt (Canlı Aşı) Klorsuz İçme Sularına
  • 70.ci gün Newcastle + Bronşişt (Canlı Aşı) Klorsuz İçme Sularına
  • 12.ci Hafta Koriza + Çiçek (Ölü Aşı - İğne ile Kanat zarına)
  • 16.cı Hafta 4 lü Karma (Ölü Aşı Enseden ya da Göğüsten Deri Altına İğne İle )

Her ne kadar aşı programı yapsak dahi dışarıdan kümese diğer bir hayvan sokmamakta özenli olmalıyız.Kümes girişlerine Toz kireç atarak kendi ayaklarımızla doğabilecek rahatsızlıklara karşı tedbir almalıyız. Civciv aşıları dışında haftalık kümes bakımına özen gösterilmelidir. Hayvanların ayaklarına kendi dışkısının bulaşmaması sağlanmalıdır. Sularına elmanın sirkesi ve haftada 3 gün Vitamin tozu katmalıyız.
]]>
2 Ay Aşısı https://www.asi.gen.tr/2-ay-asisi.html Mon, 29 Oct 2018 23:09:39 +0000 2 ay aşısı, aşılar genelde bulaşıcı özelliği olmayan hastalıklardan korunmak amacıyla yapılır. Yapılan aşılar, bulaşıcı bir hastalığa neden olabilecek mikropların ölmesini ya da canlılıklarını azaltmak 2 ay aşısı, aşılar genelde bulaşıcı özelliği olmayan hastalıklardan korunmak amacıyla yapılır. Yapılan aşılar, bulaşıcı bir hastalığa neden olabilecek mikropların ölmesini ya da canlılıklarını azaltmak amacıyla yapılır. Hastalıkları oluşmadan önlemek, hastalık oluştuktan sonra tedavi etmekten daha kolaydır. Aşı anneler ya da çocuklar için ürkütücü olsa da sağlık için mutlaka ihmal edilmeden yaptırılmalıdır.

2 ay aşısı nelerdir

Verem (BCG) aşısı: Bebek 2. ayındayken yapılır. Aşı yapıldıktan sonra 3 gün bebeğin banyo yapmaması gerekir. Aşı ilk uygulandığında, aşının yerinde herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Fakat aşıdan sonraki 6-8. haftalarda aşı yerinde sivilce tarzında minik bir kabartı oluşur. Bu kabartı zamanla kaybolarak aşı yerinde minik bir iz kalır. 2. aydan sonra 5 yıl arayla aşı 20 yaş doldurulana kadar korunma amaçlı tekrarlanmalıdır. Aşı deri içine enjekte edilerek uygulanır. Daha önceki yıllarda ağız yoluyla uygulanmış ancak etkisi kuvvetli olmadığından deri içine enjekte edilmeye başlanmıştır. İğne deriye birkaç defa batırılarak yapılır. Yapımında çok dikkat edilmesi gereken bir aşıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise deri altı değil deri içine yapılmasıdır. Daha çok uygulama için kolun dış kısmı kullanılır. Aşı yapıldıktan yaklaşık 3 hafta sonra uygulanan bölgede bir lezyon oluşur. Lezyon 2-3 ay sonra deri üzerinde ufak bir iz bırakarak ortadan kaybolur. Aşı bebekleri 5 yaşına kadar %90, 10 yaşına kadar %80 yetişkinlerde ise %50 civarında koruma sağlar.

Karma aşı (DBT): Boğmaca, difteri ve tetanoz aşılarının karmasından oluşan bir aşıdır. bebeğe 2.4.6. aylarda yapılır. 18 ay-4 yaşında tekrarlanır. Aşı kas içinden uygulanır. 4 yaştan sonra karma aşıda boğmaca aşısı olmaz. 10 yaşında uygulanan aşı içeriğinde yalnızca tetanoz ve difteri olur. 10 yaşından sonra uygulanacak aşıda yetişkin tip difteri kullanılır. Aşı 10 yıl arayla tekrarlanır. Aşı yerinde ufak bir şişlik ve kızartı gelişir. Bu etki belli bir süre sonra geçer. Aşı kaynaklı havale geçiren çocuklar için boğmaca aşısı uygulanmaz. DBT aşısı, orta ve ağır seyirli hastalıklarda uygulamak için beklenmelidir. Eğer aşı sonrası bebekte ağır reaksiyon gelişmişse sonraki dozları yapılmaz. Ateş, aşı yerinde kızarıklık, ağrı, iştahsızlık, halsizlik ve kusma aşının yan etkileridir.

Hemofilus influenza B aşısı: Menenjit aşısı olarak bilinen aşı genelde 3 ay ve 5 yaş arasında olan çocuklarda uygulanır. Aşı, boğaz, kulak, göz enfeksiyonu ve menenjite karşı bağışıklık kazanmayı sağlar. Menenjit aşısı 2. ayda karma aşı ya da çocuk felci aşısıyla birlikte de uygulanabilir. Aşının 18. ayda tekrar yapılması gerekir.

Zatürre aşısı: Pnömokok olarak isimlendirilen aşı gelişmiş olan ülkelerde birkaç yıldır uygulanmaktadır. Zatürre aşısı iki tiptir. Birisi 2. aydan itibaren yapılan aşı, diğeri ise 2 yaşından sonra yapılan aşıdır. Aşı bebeklerin sinüzit, zatürre, orta kulak enfeksiyonu gibi kana geçebilecek enfeksiyonlara karşı korur.

]]>
Zorunlu Aşılar https://www.asi.gen.tr/zorunlu-asilar.html Tue, 30 Oct 2018 12:37:33 +0000 Zorunlu aşılar, çocukların doğumu itibari ile sağlık bakanlığının belirlediği takvim doğrultusunda doktorlar tarafından uygulanan ve çocukları belli dönemlerdeki hastalıklara karşı korumayı hedefleyen aşılardır. Ancak g Zorunlu aşılar, çocukların doğumu itibari ile sağlık bakanlığının belirlediği takvim doğrultusunda doktorlar tarafından uygulanan ve çocukları belli dönemlerdeki hastalıklara karşı korumayı hedefleyen aşılardır. Ancak günümüzde aşılar ile bazı durumlar arasında ilişki kurulmaya ve aşıların ne kadar koruyucu olduğu tartışılmaya başlamıştır. Bazı ailelerin çocuklarına zorunlu aşıları yaptırmayı reddetmeleri ile gündeme gelen aşıların içeriğinki bazı maddeler nedeni ile çocuklara faydadan çok zarar mı veriyor sorusu tartışılmaya devam ediyor. Aşıları içerdiği maddeler nedeni ile yaptırmayı reddeden aileler acaba çocuklarını tehlikeye mi atıyor yoksa doğru bir şey mi yapıyorlar

Aşı yaptırmamayı tercih eden aileler çocuklarının hastalıkları aşısız ve doğal yollar ile ve kendi bağışıklık sistemlerini güçlendirerek atlatmasının yollarını araştırarak uyguluyorlar. Bu ailelerin düşüncesine göre aşıların neden olduğu hastalıklar otizm, MS, dikkat eksikliği, alerji, hiperaktivite bozukluğu. 

Çocuklara doğumlarından itibaren hangi aşılar uygulanıyor
Çocuklara doğumlarından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından takvime konularak belirlenen zamanlarda yapılan aşılar aşağıdaki gibidir:
  • Hepatit b aşısı: Doğumda, birinci ayın sonunda, altıncı ayın sonunda
  • Verem: İkinci ayın sonunda
  • Pnömokok: İkinci ayın sonunda, dördüncü ayın sonunda, altıncı ayın sonunda, on ikinci ayın sonunda pekiştirme dozu
  • KKK (Kızamık, kızamıkçık, kabakulak): On ikinci ayın sonu, ilköğretim birinci sınıfta pekiştirme dozu
  • Dapt, İPA, Hib: İkinci ayın sonunda, dördüncü ayın sonunda, altıncı ayın sonu, on sekizinci ayın sonu pekiştirme dozu 
  • Çocuk felci: Altıncı ayın sonunda, on sekizinci ayın sonunda
  • Dabt, İPA: İlköğretim birinci sınıf
  • Difteri: İlköğretim sekizinci sınıf
  • Tetanos: İlköğretim sekizinci sınıf
  • Su çiçeği: On ikinci ayın sonunda
  • Hepatit A: On sekizinci ayın sonunda, yirmi dördüncü ayın sonunda
Bu aşılara ek olarak Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmayan ve özel hastanelerdeki doktorlar tarafından uygulanması tavsiye edilen Menenjit ve Rotavirüs gibi aşılarda yer alır. 

Zorunlu aşının ne olduğuna bir göz atalım:

Aşı hastalıklardan korunmak için hasta olmadan önce vücuda o mikrobun taklidi ya da kendisinin verilmesi ile insan vücudunun immünolojik sisteminin bu mikrobu önceden tanıması sağlanır. Yani vücut bu mikrop ile tanıştırılır. İlerleyen zamanlarda vücut mikrobun aslı ile karşı karşıya kaldığı zaman ona güçlü bir yanıt verir. Eskiden günümüze gelene kadar veba, tüberküloz, kızamık, çiçek, su çiçeği gibi hastalıklardan milyonlarca insan ölmüştür. Zamanla bu hastalıklara karşı geliştirilen aşılar ile bu hastalıklardan ölümler ya da sakat kalmalar azalarak sona ermiştir. Bir aşının kaldırılması ancak o hastalığın tamamen sıfırlanması ile olabilir.
]]>
Somon Dna Aşısı https://www.asi.gen.tr/somon-dna-asisi.html Tue, 30 Oct 2018 14:58:37 +0000 Somon Dna Aşısı, somon dna aşısının içeriği hyalüronik asit ve polinükleotidlerden oluşmaktadır. Bu iki madde zaten vücudumuzda fizyolojik olarak bulunmaktadır. Hyalüronnik  asitler insan vücudunda belli dokular Somon Dna Aşısı, somon dna aşısının içeriği hyalüronik asit ve polinükleotidlerden oluşmaktadır. Bu iki madde zaten vücudumuzda fizyolojik olarak bulunmaktadır. Hyalüronnik  asitler insan vücudunda belli dokularda bulunur. Bu dokular epitelyal, konnektif ve sinirsel dokulardır. Bu asidin vücudumuz için en önemli faydalarından biride cilt yaşlanmasını azaltmaktır. Hyalüronik asidin vücutta yeteri kadar olmaması ciltte esneklik kaybı ve kırışıklıkla sonuçlanır. Ayrıca ciltte su tutarak cildin gerekli şekilde nemlendirilmesini sağlar. Dolayısı ile dokuları tamir etmek hyalüronik asidin görevidir. Polinükleotidler ise RNA ve DNA da yer alan, nükleotidlerin on üç yada daha fazlasının bir araya gelmek suretiyle oluşturmuş olduğu yapıdır. Hücrelerimiz içerisinde 2 adet polinükleotid bulunur, bunlardan biri Dna diğeri ise Rna dır. Dolayısı ile somon dna aşısı vücuda yabancı bir madde değildir. Bir nevi cildin doğal maddeler ile yenilenmesidir. 

Somon Dna aşısı nedir nasıl kullanılır faydaları nelerdir

Somon dna aşısına gençlik aşısı da denmektedir. Somon dna aşısının amacı cildin kaybettiği nemi cilde tekrar yükleyerek, cilt ve hücreleri tetikleyerek yenilenmesini sağlamak, bu işlemi de saf hyalüronik asit ve somon balığına ait sütten elde edilen DNA molekülleri ile sağlamakta ve çok kısa bir süre içinde ciltteki esneklik, canlanma ve en önemlisi gençleşme belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. Son zamanlarda oldukça popüler hale gelen somon dna uygulamasında ciddi gelişmeler kaydedilmiştir.

Yüz, boyun, dekolte ve ellerdeki hasarları onararak yenilenmesine, göz çevresinin yenilenmesine ve yapılanmasına, hamilelikte oluşan çatlakların giderilmesine, saç dökülmesi sorunu olanlarda, ve cilt yapısını yenilemede kullanılmaktadır.  

Somon Dna aşısı nasıl uygulanır

Somon Dna aşısı 2 aşamadan oluşan bir cilt gençleştirme sistemidir. Uyulamaya cildin nemlendirilmesi ile başlanır. Bu aşamada hyalüronik asit devreye girerek cilde kaybettiği nem dengesini yeniden kazandırır. Böylece asıl tedavinin alt yapısı sağlanmış olur. Bu süreç yaklaşık 2 haftadır. 2. aşamada ise somon balıklarının sütlerinden elde edilen serum iğneyle cilt altına enjekte edilir. Bu uygulamada güneşin zararlı UV ışınları, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıkların olumsuz etkileri ve ciltteki protein eksiklikleri giderilir. Ve 2 ay gibi bir zaman içinde ciltteki iyileşme, canlanma ve yenileşme görülmeye başlar. Somon dna aşısı, ciltteki yaşlanmayı durdurarak gençleştirme etkisini gösterir. Somon dna aşısı hazırlanırken cildin yapısına ve ihtiyaçlarına göre farklı vitaminlerde eklenebilmektedir. Böylece cildin vitamin ve protein ihtiyacı doğal bir yolla sağlanmış olur.

Somon Dna aşısı kimlere uygulanır

Somon Dna aşısının alerjiye yol açan bir yan etkisi olmadığından hemen hemen herkes tarafından güvenle kullanılabilmektedir. Sadece diyabet hastalarında, felç riski bulunanlarda, kan pıhtılaşma sorunu olanlarda, kalp hastalarında ve hamilelerde kullanılamaz. 

         

]]>
Kızamıkçık Aşısı https://www.asi.gen.tr/kizamikcik-asisi.html Wed, 31 Oct 2018 01:15:36 +0000 Kızamıkçık aşısı, kızamıkçık adı verilen ve virüs ile geçen cilt bu hastalığından korunmak amacıyla uygulanan bir çeşit aşıdır. Kızamıkçık hastalığı genellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde daha yaygın bi Kızamıkçık aşısı, kızamıkçık adı verilen ve virüs ile geçen cilt bu hastalığından korunmak amacıyla uygulanan bir çeşit aşıdır. Kızamıkçık hastalığı genellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde daha yaygın bir hal alır. Kızamıkçık tehlikeli bir hastalıktır ve daha çok okul çağındaki çocuklarda karşılaşılan bir durumdur. Kızamıkçıktan korunmanın ve bu hastalığın neden olacağı başka etkilerden kurtulabilmek için yapılamaması gereken en etkili yolda kızamıkçık aşısıdır. Kızamıkçık aşısı ile insan vücuduna normal virüsten daha zayıf nitelikte bir virüs verilir. Böylece insan vücudu daha sonra bu virüs ile tanışık olduğundan hastalık bulaşmaz. Kızamıkçık aşısı kol ya da bacaktan uygulanır. Kızamıkçık aşısı daha önce aşı olmayan ve kızamıkçık çıkarmayan kişilere yapılır. Özellikle çocukların, yetişkinlerin mutlaka aşılanması gerekmektedir. Kızamıkçık aşısı diğer aşılarla kıyaslandığında son derece güvenilir bir aşıdır. Kızamıkçık aşısı bebeklere ancak 1 yaşından sonra uygulanan bir aşıdır ve devamı okul çağında kkk adı da verilen aşı şeklinde uygulanır. 

Kızamıkçık aşısı yan etkileri nelerdir
  • Genellikle birçok aşının yan etkisi bulunmaktadır. Bu yan etkiler aşıdan aşıya değişiklik gösterse bile en belirgin yan etki aşının uygulandığı gün yaşanan yüksek ateştir. Aşının neden olduğu yan etkilerin çoğu geçici niteliktedir. 
  • Ayrıca çok az insanda deride döküntü ya da lenf bezinde büyüme yaşanabilir. 
  • Bazen yetişkin bireylerde basit eklem ağrısına neden olabilir. 
  • Çok az da olsa havale geçirme riskine neden olabilir. Fakat bu en ağır risklerdendir ve nadiren görülen bir durumdur. Bu nedenle aşının faydası ile kıyaslandığında aşı yapılmamasının bir nedeni olmamalıdır. 
  • Yapılan bazı araştırmalarda şuur kaybı, havale, kalıcı nitelikteki beyin hasarı gibi durumların yaşandığına dair araştırmalar bulunmaktadır. 
Kızamıkçık aşısı yapılamayacağı durumlar nelerdir
  • Tüberküloz, yüksek ateş, zatürre ve benzeri nitelikte bir kısım enfeksiyon hastalığı bulunan çocuk ve yetişkinler için kızamıkçık aşısı uygulanması risklidir. 
  • Lenfemo, kanser ya da aids gibi bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan hastalığı bulunan hastalara kızamıkçık aşısının uygulanması başka sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olabilir. 
  • Bir kısım ağır hastalıkların tedavisine başlanılmış olan bireyler aşılanmamalıdır. Bu tedaviler içerisinde özellikle radyoterapi ya da kemoterapi yer almaktadır. 
  • Ayrıca kortizon içeren ilaçları kullananlar ve kanda bulunan trombositleri yeterli seviyede olmayanlar aşı olmadan önce bu duruma dikkat etmelidirler. 
  • Aşı ile vücuda virüs enjekte edildiğinden hamileler için kızamıkçık aşısı yaptırılması asla önerilmez. Ayrıca aşılama yapıldıktan itibaren en az 1 ay geçmediği sürece hamile kalınması da tehlikelidir. 
]]>
Zayıflama Aşısı https://www.asi.gen.tr/zayiflama-asisi.html Wed, 31 Oct 2018 16:19:24 +0000 Zayıflama aşısı, gebelik döneminde plesentadan salınmış bir tür hormondan üretilmektedir. İlk kez gebelik sonrasında fazla kilo alan kişilerde kullanılmış ve etkisi elde edilmiştir. Çok fazla sayıda medikal olarak etki gös Zayıflama aşısı, gebelik döneminde plesentadan salınmış bir tür hormondan üretilmektedir. İlk kez gebelik sonrasında fazla kilo alan kişilerde kullanılmış ve etkisi elde edilmiştir. Çok fazla sayıda medikal olarak etki göstermiştir ve zayıflama aşısı ile birlikte zayıflamak için diyet ve egzersiz yağ yakımını elde etmiştir. Çok sağlıklı olarak kişinin bedeninin şekle girmesini ve sağlıklı olarak elde etmiştir. Zayıflama aşısı, hcg aşısı adı ile de bilinmektedir.

Zayıflama aşısı uygulamaları 

Zayıflama aşısı glikoprotein yapıda bir hormon olup, plesentadan trofoblastik hücrelerden üretilir. Birbirinden farklı Beta ve Alfa isimli 2 ayrı zincirden meydana gelir. İlk olarak bilinmelidir ki, şişmanlığa kesin çözüm değildir. Bunun yanında diyet ve egzersizde yapılması gerekmektedir. Zayıflama aşısı, kilo vermeyi hızlandıran ve uygulaması da oldukça basittir. Şişman olmak sadece kilolu olmak değildir. Bu sebeple rejim yapmak şişmanlığın giderilmesine yardımcı olabilir. Şişman olmak, hipotalamik merkezin disfonksiyonu sonucu meydana gelen bir semptomdur. Zayıflama aşısı hipotalamik merkezi etkilemektedir. Hipotalamik bozukluğu düzeltmekte ve sonrasında da yağ metabolizmasını etkilemektedir. Bu durumda zayıflama aşısı, şişmanlığın giderilmesinde oldukça güzel bir etkendir.

Zayıflama aşısı etki mekanizması;
  • Yağlı dokuda metabolizmayı arttırır
  • Bu durumu lipoliz yolu ile yapar
  • Yağ deposunun yıkımını arttırır
  • Perifer dokuda yağ tüketimini arttırır.
Zayıflama aşısı yetişkinlerde bir doz ile özgür yağ asidinde yükseliş meydana gelir. Bir çok hasta kilo vermek için aynı ritmde devam eder fakat ikinci kürü de ek olarak kullanmaları gerekmektedir. Diyeti tam anlamıyla uygulamak çok önemlidir. Diyet devam ettiği sürece ufak ufak incelmeler görmeye başlayınca bu hepimizin hoşuna gidecektir. Ve dahada istekli olacağızdır. Bu zayıflama aşısını kullandığımızda çabuk kilo kaybı oluşurken vücudun şekillenmesini de görmek önemlidir.

Zayıflama aşısı, kullanan kişiler 28 gün boyunca muayenehane ziyaretlerini aksatmamalıdır. Bu ziyaretler yapıldığında hastanın kilo durumu kontrol edilir ve aşıları uygulanır. İleri yıllarda da yağ oranı kontrol edilir. Alfa ve buna benzeyen zamanlarda Beta andrenoreseptörleri yer almaktadır. Dokudaki beyaz yağ trigliseridleri, lipoliz yolları ile yağ asitlerini ve gliserole geçtiğimiz zamanlar da yeni yollar keşfeder. Az zamanda kilo vermesi ise sağlık açısından çok iyi değildir.

Zayıflama aşısı, vücutta natürel yol ile üretilen hormondur. Kadın ve çocuk için, vücuttaki yağları yakmaya ve enerji üretmeye etkilidir. Kilo vermek için çok az miktarda zayıflama aşısı uygulanır. Zayıflama aşısı gebelik durumunda az ölçüde uygulandığında hiç bir tesire sahip olmaz. Bu durumda hem kadınlar hem erkekler için uygulanması kolay ve kullanışlıdır.

Zayıflama aşısı yan etkileri, hamile olan kadınlar gün içinde 200,000 ünite zayıflama aşısı üretmektedir. Bu uygulama gün içinde 150 ünite verilir. Bir diğer anlamda uygulama oldukça etkilidir ve emniyetlidir. Deri altına uygulanan zayıflama aşısının geçerlilik süresi 33 saattir.
]]>
Rotarix Aşısı https://www.asi.gen.tr/rotarix-asisi.html Thu, 01 Nov 2018 07:29:07 +0000 Rotarix aşısı, bebeklerde ağır ishal ve hatta ölümcül olabilecek durumlara da yol açabilen rotavirüsün etken olduğu hastalıklara karşı geliştirilmiş olan aşının ticari adıdır. Amerikan gıda ve ilaç dairesi tarafından Rotarix aşısı, bebeklerde ağır ishal ve hatta ölümcül olabilecek durumlara da yol açabilen rotavirüsün etken olduğu hastalıklara karşı geliştirilmiş olan aşının ticari adıdır. Amerikan gıda ve ilaç dairesi tarafından onaylanan Rotarix aşısı ülkemizde de satışta bulunmaktadır.

Rotarix aşısı içeriği ve koruyuculuğu: Rotarix aşısı içerisinde zayıflatılmış canlı insan rotavirüsü bulunur. Yardımcı maddeler olarak şeker, aminoasitler, sorbitol ve dekstran içerir. Bebeklerde ağır seyreden ishale sebep olan rota virüsün sebep olduğu bağırsak hastalığını yüzde doksan oranında engeller veya hastalığın şiddetini düşürür. Rotavirüs 3 yaşına kadar bebeklerin yüzde doksanbeşini etkileyen oldukça yaygın bir hastalıktır. Hastalığı bazı bebekler hafif, çoğunluğu bir hafta sürebilen ishal ve karın ağrısı şeklinde geçirirken bazı bebekler hastaneye yatmalarını gerektirecek şekilde ağır şekilde geçirirler.

Rotarix aşısı uygulaması: Rotarix aşı kutusu içerisinde bulunan karışım enjektör ile en az altı haftalık olan bebeğin ağız içerisinde yanak kısmına damlatılarak içirilmesi şeklinde uygulanır. Rotarix aşısı toplam iki doz şeklinde uygulanır. İlk doz bebek 6-8 haftalık iken, ikinci doz ise ilk dozdan en az dört hafta sonra ancak bebek 24 haftalık olmadan önce uygulanmalıdır. 6 aydan sonra bebeğin rotavirüs ile karşılaşma ihtimali kuvvetli olduğundan aşı etkisizdir. Rotarix aşısı diğer canlı aşılarla birlikte kullanılabilmekle beraber Sağlık Bakanlığı aşı takviminde yer alan 3. ve 5. aylardaki boşluklarda iki doz halinde uygulanması tavsiye edilir. Rotarixs aşısı kesinlikle vücut içerisine enjekte edilmelidir. 

Rotarix aşısı yan etkileri: İştah kaybı, ateş, ağlama, huzursuzluk ve kusma sık karşılaşılan yan etkilerdir. Bunun dışında çok nadir olarak deri döküntüsü ve kaslarda kramp görülebilir. Aşının fayda - zarar değerlendirilmesi göz önüne alındığında yan etkiler göz ardı edilebilecek kadar küçüktür. Aşı esas olarak altı aylık bebeklerin kullanımı için 

Rotarix aşısı mutlaka bir sağlık kuruluşunda hekim gözetiminde uygulanmalıdır. Aşı uygulanan bebeğin dışkı bulaşan bezi temizlendikten sonra eller iyice yıkanmalıdır. Uygulamayı müteakip yarım saat boyunca bebek emzirilmemelidir. Emzirme aşının etkinliğini düşürmez ancak kusmasına neden olarak aşının vücut dışına atılmasına sebep olabilir. Rotarix aşısı uygulanan bebek hemen ardından emzirilirse ve bebek kusmaz ise aşının koruyucu etkisi azalmaz. Kusmayı önlemek için aşıdan önce yarım saat ve aşıdan sonra yarım saat bebek emzirilmemelidir.
]]>
Td Aşısı Nedir https://www.asi.gen.tr/td-asisi-nedir.html Fri, 02 Nov 2018 05:33:01 +0000 Td aşısı nedir, Vücuda önceden (ölü mikrop, canlı mikrop, mikrop antijenleri gibi) vererek kişide belli hastalıklara karşı özel dayanıklılık durumu geliştirme işlemine aşı denir. Td'nin açılımı "Adült Difteri T Td aşısı nedir, Vücuda önceden (ölü mikrop, canlı mikrop, mikrop antijenleri gibi) vererek kişide belli hastalıklara karşı özel dayanıklılık durumu geliştirme işlemine aşı denir. Td'nin açılımı "Adült Difteri Tetanoz-Hib, Menenjittir. Td kısaltması ismini Tetanoz kelimesinin baş harfi olan T ve Difteri kelimesinin baş harfi olan D harfinden almıştır.

Td aşısı; Difteri ve tetanoz gibi hastalıklardan korunma sağlamaya yardımcı olan bir aşı çeşididir ve kas çerisine uygulanır. Td aşısı; 1 mL'lik saydam, kırılabilir ampul içerisinde 0.5 mL süspansiyon (katı-sıvı karışımı) halinde ve her pakette bir ampul olacak şekilde hazırlanmıştır. Difteri, Corynebacterium diphteriae isimli mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve derideki yaralarda yerleşmesiyle ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalık çeşididir. Bunun yanısıra tetanoz ise bakterilerin yol açtığı ciddi ve ölümcül olabilen bir hastalıktır.

Td aşısı nedir, hangi amaçla kullanılır

Td aşısı 7 yaşını geçmiş kişilerin difteri ve tetanoz enfeksiyonlarına karşı korunması amacı ile kullanılabilir.

Td aşısı hangi durumlarda kullanılmamalıdır 

  • Önceki difteri-tetanoz aşı uygulamalarına karşı ciddi tepki meydana gelmiş ise,
  • Daha önce Td aşısının bir dozunu aldıktan sonra genel alerjik veya sinirsel tepkiler oluşmaya başlamışsa,
  • Ateşli akut bir hastalık var ise  Td aşısı kullanılmamalıdır.

Td aşısı hamile kadınlarda, endişe duyulmadan kullanılabilir.

Td aşısı içerisindeki etkili maddeler nelerdir

  • Difteri toksoidi
  • Tetanoz toksoidi

Td aşısı içerisinde bulunan yardımcı maddeler nelerdir

  • Sodyum klorür
  • Tiyomersal
  • Enjeksiyonluk su
  • Alüminyum fosfat
  • Sodyum asetat

Td aşısı ne zaman yapılmalıdır

Td aşısı 7 yaşını tamamlamış herkes yapabilir. Yaşamları boyunca  herhangi bir difteri ve tetanoz aşısı ile en az 3 kere aşılanmamış olan 7  yaş ve üstündeki kişiler Td ile aşılanmalı ve bu 10 yılda bir tekrarlanmalıdır.

Td aşısı yan etkileri nelerdir

  • Halsizlik,
  • Baş ağrısı,
  • Yüz ödemi, kaşıntı, döküntü, kurdeşen,
  • Deri üzerinde kızarıklık oluşması, sertlik ve hassasiyet,
  • Ateş yükselmesi,
  • Eklem ağrısı, havale, üşüme, sersemlik, baş dönmesi, ateş, yorgunluk,
  • Deri altı yangısı, kızarıklık, şişkinlik, sıcaklık,
  • Kas-iskelet sertliği, uyuşma, kas ağrısı, bulantı, ağrı, bayılma, kusma gibi rahatsızlıklar olabilir.

Td aşısı nedir, nasıl uygulanmalıdır

Difteri ve tetanoza karşı korunmak için genel olarak ilk aşı dozundan dört hafta sonra 2. doz, 2.dozdan sonraki 6-12 ay sonra 3. doz uygulanmalıdır. Bağışıklığın sürdürülebilmesi için de 5-10 yılda bir tek doz aşı uygulaması gerekmektedir. Td aşısında tercih edilen uygulama bölgesi genellikle kolun üst kısmında bulunan kaslı bölgedir. Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta enjeksiyonun kan damarına veya deriye yapılmadığından emin olunmalıdır. Aşı yapılmadan önce mutlaka iyice çalkalanmalıdır.

]]>
Verem Aşısı Sonrası https://www.asi.gen.tr/verem-asisi-sonrasi.html Fri, 02 Nov 2018 12:30:08 +0000 Verem Aşısı Sonrası, verem aşısı uygulamasından sonra yaşanan bir takım yan etkiler vardır. Bu yan etkiler aşının muhteviyatı ve bedende yaratacağı değişiklikler ile ilgilidir. Aşı uygulaması herhangi bir virüs ya da bak Verem Aşısı Sonrası, verem aşısı uygulamasından sonra yaşanan bir takım yan etkiler vardır. Bu yan etkiler aşının muhteviyatı ve bedende yaratacağı değişiklikler ile ilgilidir. Aşı uygulaması herhangi bir virüs ya da bakteriye karşı o virüsün aktif ya da pasifize edilerek uygulanması yani bedene tanıtılıp antikorlar tarafından tanınmasını sağlamak demektir. Bir nevi bedene sözü edilen virüs tanıtılır ve o virüse karşı bağışıklık kazandırılmaya çalışılır. Verem aşısı tüberküloz mikrobundan korunmak için yapılan bir aşı uygulamasıdır ve tüberküloz mikrobunun sebep olacağı verem hastalığından korunma amaçlıdır. Aşı canlı aşı olduğu ve kuvvetli bir mikrobun bedene enjekte edilmesi sonucunda bir takım yan etkilere yol açabilmektedir.

Verem Aşısı Sonrası Ne Gibi Yan Etkiler Görülür:

Verem aşısı, son derece kuvvetli bir mikrobun bedene enjekte edilmesi ve bağışıklık kazandırılması amacı ile yapılan bir aşı uygulamasıdır. Verem aşısı uygulamasından önce PPD denilen direnç testi uygulanmalıdır. Bu test aşının deri altına bir damla enjekte edilmesi ile yapılır deri altına yapılan küçük bir uygulama sonucu yaklaşık bir saat kadar gözlenir ve herhangi bir kabarma ya da kaşıntı yoksa aşı uygulaması yapılır. Verem aşısı ülkemizde direnç göstermeyen yetişkinlere uygulanabileceği gibi yaygın olarak yeni doğanlara doğumdan sonraki üç ay içinde yapılabilir. Verem aşısı zorunlu aşı sınıfında değildir yani uygulama ebeveyn ya da kişinin kendi isteği ile yapılabilir. Genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük il ve ilçelerde ya da hastalık riski taşıyan işlerde çalışanlara önerilmektedir. Verem hastalığı ülkemizde son yıllarda yok denecek kadar az olduğu için uygulama eskiden olduğu kadar yaygın değildir. Buna rağmen bazen gelecekte oluşabilecek hastalık riskine karşı önceden bağışıklık kazanmak faydalı olabilir.
Verem aşısı sekiz on yaşına kadar yüzde seksene kadar koruma sağlarken yetişkinlik döneminde koruma oranı yüzde elliye kadar düşebilir. Verem aşısı sağlık kurumlarında BCG aşısı olarak uygulanır.

Verem aşısı uygulandıktan sonra bir takım komplikasyonlar görülebilir. Bunlardan en yaygın olanı aşı uygulandıktan sonraki birkaç gün yaşanacak kuvvetli ateş olacaktır. Verem aşısı uygulaması sonrası aşı uygulanan bölge sis ve kızarık görülebilir ve şiddetli kaşınma hissi oluşabilir. Verem aşısı bir çok aşının tersine kas içine değil deri altına uygulanır bu sebeple aşılamadan sonraki bir kaç hafta boyunca aşı sanki toplanıp kalmış dağılmamış gibi görülebilir bu normaldir. Verem aşısı kuvvetli bir aşıdır ve aşılama sonrasında kusma mide krampı ya da ishal gözlemlenebilir. Bu yan etkiler bir hafta içinde geçmezse bir hekime başvurulmalıdır. Deri altına sızma ya da steril olmayan enjektör sayesinde yarada apseleşme görülebilir. Bunun dışında verem aşısı sonucu oluşan yara 1-3 ay arasında iyileşir ve yetişkinlik döneminde bile yanık izine benzer bir yara izi kalabilir. 

Verem aşısı özellikle hastalığa yatkın olan kişiler, verem savaş dispanserlerinde çalışan sağlık personelleri ya da ağır iş şartları altında özellikle hijyenik olamayan alanlarda çalışan işçiler için son derece önemlidir. Verem aşısı sonucu oluşan komplikasyonlar ağır seyredebilir bu konuda uygulama öncesi sağlık kuruluşundan bilgi almak önemlidir.
]]>
Çocuklarda Grip Aşısı https://www.asi.gen.tr/cocuklarda-grip-asisi.html Fri, 02 Nov 2018 21:35:45 +0000 Çocuklarda grip aşısı, bu aşının 6. aydan itibaren uygulanması gereklidir. Üst solunum yolu enfeksiyonu olan grip influenza ismi ile bilinmektedir. Çoğu zaman sonbahar aylarında görülen grip çocuklarda iki gün kuluçka süresi Çocuklarda grip aşısı, bu aşının 6. aydan itibaren uygulanması gereklidir. Üst solunum yolu enfeksiyonu olan grip influenza ismi ile bilinmektedir. Çoğu zaman sonbahar aylarında görülen grip çocuklarda iki gün kuluçka süresi sürmektedir. 28 dereceden fazla ateşin yüksek olması, gribin başlangıcı ve gribin belirtisi olarak başlar. Hasta olmayan insanlara hapşırık ya da öksürük yoluyla bulaşan bu hastalık, mikrobun akciğerlere yerleşmesiyle bronşit ve zatürre gibi tehlikeli hastalıklara da sebebiyet vermektedir. Bir hafta kronik yani ciddi hastalığı olan çocukların grip aşısı yaptırması gribin etkilerini daha hafif atlatmasına yardımcı olacaktır. Genellikle grip kendiliğinden bir hafta içerisinde normal olarak geçse de bazı gripler daha uzun süre geçmez. Örnek olarak diyabet kalp hastalığı, karaciğer, astım ve böbrek hastalığı gibi ciddi hastalıklar taşıyan kişilerin grip aşısı olmaları önerilir.

Çocuklarda grip nedenleri

Bağışıklık sisteminin geçici düzensizliğine sebep olan grip virüsler, bronşit, zatürre, orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi hastalıklara sebep olur. 7 günden daha fazla uzun süren grip belirtileri ve ardından ateşin görülmesi halinde diğer hastalıklara yakalanma riskini de tetikler. Çocuklarda grip belirtileri arasında baş ağrısı, hapşırık, öksürük burun akıntısı, iştahsızlık, baş dönmesi, titreme, sırt ağrısı, kusma, yorgunluk ve mide bulantısı gibi etkiler görülmektedir. Grip olan çocuk kalabalık yerlerden uzak tutulması gerekir ve odası havalandırılmalı, bol bol meyve, sebze ve su tüketmesi sağlanmaya çalışmalıdır.

Çocuklarda grip aşısı ne zaman yapılmalıdır

Grip en çok çocuklara bulaşmaya meyillidir. Çünkü bağışıklık sisteminin zayıf olması ve ne yapacaklarını bilmediklerinden bulaşması kolaydır. Gripten korunmanın en iyi yolu grip aşısıdır. Özellikle son bahar aylarında Eylül, Ekim ve Kasımda da yapılması gerekir. 6 aydan büyük bebeklerde ve okul çağındaki çocuklara yapılabilen bu aşı yardımıyla çocuğa gribal enfeksiyonların %60 oranında korunabilir ve gribin etkilerini hafifletme imkanı olabilir. Özellikle sonbahar mevsiminde yapılan grip aşısının eczanelerde veya sağlık olacaklarında yaptırmak mümkündür. Aşı olmasının ardından kolda kızarıklık ve ağrı görülme olasılığı vardır. Bu durumlarda ise bir gün süren kas ağrıları ve ateş görülme olasılığı fazladır. Fakat bu etkiler kısa sürmektedir. Aşı olmasının ardından 10 gün içinde vücudu gribal virüslere korumaya başlayan bu aşı yardımıyla çocuk kış ve bahar mevsiminin rahat bir şekilde geçirebilir. Etkisi 1 yıl kadar süren bu aşının hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. 6 aydan küçük bebeklerde aşı yapılmaması gerekir. Okul çağındaki çocuklara grip aşısı yapılması, okul gibi kalabalık yerlerde gribin salgılarından etkilenmesini engelleyen grip aşısı sayesinde bir yıl boyunca korunması söz konusu olabilir.

]]>
4 Ay Aşısı https://www.asi.gen.tr/4-ay-asisi.html Sat, 03 Nov 2018 16:26:28 +0000 4 ay aşısı bebekleri hastalıklardan koruyor. Aşı, güçsüzleştirilmiş ya da ölü mikroorganizmaların veya onların üretildiği toksinlerin vücuda verilmesi sonucunda kişide hastalıkla karşılaşmış gibi antikorlar oluşm 4 ay aşısı bebekleri hastalıklardan koruyor. Aşı, güçsüzleştirilmiş ya da ölü mikroorganizmaların veya onların üretildiği toksinlerin vücuda verilmesi sonucunda kişide hastalıkla karşılaşmış gibi antikorlar oluşmasına dayanır. Aşılama her yıl binlerce bebeklerin hayatını kurtarıyor. Ama bazı aşı tipleri hafif, ciddi ya da kalıcı hasar riski taşırlar. Yüksek riskli çocuklar hariç aşı yapmanın faydaları risklerinden çok daha fazladır. İlk kez uygulanan aşı çiçek aşısıdır. Bu aşı o kadar başarılı oldu ki dünyadan bu hastalık kalktı. Bebekler ikinci ayında aşılanmaya başlanmalıdır ve çocukluk dönemine kadar devam etmelidir. 

DTB ( difteri, tetanoz, boğmaca) aşısı:

Bu aşı bebeğe ilk yapılan aşıdır. Bu aşının özellikle boğmaca durumuna karşı reaksiyonlar yaygındır. Ama  bu reaksiyonların çoğu ciddi tehlike oluşturmaz. Boğmaca aşısı beyinde hasar oluşturduğu düşününüldüyse de yapılan araştırmalarda tam olarak böyle bir durum görülmemiştir. Bebeğinizin güvenli bir şekilde aşılandığından emin olun.
  • Doktorunuzun bebeğinizi aşılama öncesinde, bebeği kontrol etmesi gerekir.
  • Bebeğinize özellikle aşı yapıldıktan sonra 48 saat içinde ( 72 saate kadar) dikkatle gözlemleyin. Şiddetli bir reaksiyon gördüğünüzde derhal doktora götürün.
  • Bir sonraki karma aşı yapılmadan önce gördüğünüz bir reaksiyonlar var ise hemen doktorunuza bildirin.
  • Aklınıza takılan soruyu doktorunuza sorun.
DTB aşısı sonrası reaksiyon belirtisi: Reaksiyon görülme sıklıkları ilk üç çocukların yarısında görülür.
  • Enjeksiyon yerinde ağrı,
  • Hafif orta derece ateş,
  • Bebeklerde şiddetli ağlama,
  • Aşı yerinde şişme,
  • Aşı yerinde kızarıklık,
  • Uyuklama, kusma, iştahsızlık görülür.
Ateş ve ağrı için bebeklerde kullanılan asataminofen, aşıdan hemen sonra reaksiyonları azaltmak için ve korunma amaçlı olarak bebeğe verilebilir. Aşı yerine sıcak kompres uygulaması da bebeği rahatlatır. Ateş ve şişme ilk dozdan sonraki dozlarda daha yaygın bir problem olabilir.

4 Ay Aşısı
Çocuk felci aşısı: Poli ( çocuk felci) aşısı 30 yıldır hayat kurtarır. Çocuklar okula başlamadan önce toplam dört doz aşı olurlar. 2. ve 4. ayda, 18. ayda ve 4-6 yaş arasında yapılır. Bazı doktorlar yüksek risk taşıyan bölgelere 6. ayda bir doz daha yapabilirler. Bu aşı güvenilirdir ve çocuklarda ters reaksiyon hemen hemen hiç görülmez. 

Hepatit B aşısı: Şu anda tüm bireylere çocuklarında hepatit B aşısı yapılması önerilir. Çok yaygın olan ve sarılık hastalığına yol aşan hepatit virüsüne karşı kişilerin bağışıklıklarını artırıyor. Aşının ilk dozu doğumda yapılır. Ek dozlar 2 ya da 4. ayda ikincisi ve 6-18. ayda üçüncüsü yapılmalıdır. Bu aşının belli bir yan etkisi bulunmuyor. 

Hemofilus b aşısı: Bu aşı bebeklerde ve küçük çocuklarda ciddi enfeksiyonlara yol açan ölümcül hemofililusb ( Hib) bakter olmasın diye yapılır. Menenjit aşısı ve epiglottis ( hava yollarını tıkayan bir enfeksiyondur) vakalarının çoğunda bu bakteri sorumludur. Ülkemizde bu aşının tüm yeni doğan bebeklere yapılması şu an standart değildir ve yalnızca yüksek risk taşıyan bebeklere doktor önerirse yapılır.

BCG ( Tüberkiloz aşısı ): Virülansı azaltılarak elde edilmiş canlı bir aşıdır. Koruyucu değeri %20-80 arasındadır. Bu aşı tüberkiloz hastalığının çocuklara ve bebeklere bulaşmasını engellemek için yapılır. Ancak asıl görevi çocukta tüberkilozun ölümcül komplikasyonları olan miliyer tüberkiloz ( yaygın ) ve merkezi sinir sistemi tüberkilozundan korumasıdır. Bu aşının ilk dozu çocuk doğar doğmaz uygulanır. Daha sonra üç kere daha sırayla uygulanır. Bu aşı ilk üç ay PPD testi yapılmadan uygulanırken daha sonra önce çocuğun PPD testine bakılır. Eğer PPD negatif ise yapılır. Bu çocuğun bağışıklığının olmadığını gösterir.]]> Aşıyı Kim Buldu https://www.asi.gen.tr/asiyi-kim-buldu.html Sat, 03 Nov 2018 22:42:50 +0000 Aşıyı Kim Buldu; İnsanlar çocukluk çağlarından itibaren çoğu hastalığa karşı korunma sağlamak amacıyla aşı olmaktadır ve tarih boyunca milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan salgın hastalı
Aşıyı Kim Buldu; İnsanlar çocukluk çağlarından itibaren çoğu hastalığa karşı korunma sağlamak amacıyla aşı olmaktadır ve tarih boyunca milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıkların ismi dahi artık anılmıyor. Tarihe bakıldığı zaman kimi hastalıklar, bulunan aşılarla tarihe gömülmüşken kimi hastalıklarsa hala ölümlere neden olmaya devam etmektedir.

İngiliz bilim adamı E. Jenner 1775 yılında o zamanların en çok korkulan salgın hastalığı olan çiçek hastalığına çözüm bularak ilk aşıyı geliştiren bilim adamı olmuştur. Milattan Önce 590 yılında Çin' de bu hastalıktan korunmak amacıyla  hasta insanların derisinden alınan parçaların burada çekildiği bilinmektedir. Uygulama olarak bu davranışın modern aşının başlangıcı olduğu hatta tarihte kullanılan ilk aşının bu olduğu da söylenmektedir.

1749 yılında İngiltere'de doğan E. Jenner, bir tıp uzmanının yanında uzun bir süre boyunca çıraklık yapmıştır. Daha sonraki yıllarda tıp bilgisini daha da geliştirmek isteyen  E. Jenner, Lonra'ya gitmiştir ve orada J.Hunter'in yanında öğrenim görmeye başlamıştır. J. Hunter öğrencisine, çiçek hastalığı üzerine yoğunlaşmasını istemiştir ve Hunter böylelikle 1775 yılında Jenner'in çiçek hastalığına çözüm bulmak için çalışmalar yapmasına sebep olmuştur. Kısa süre içerisinde çiçek hastalığına karşı etkili bir çözüm bulan Jenner, aynı yıl içinde kendi doğduğu köyde yaygın olan çiçek hastalığının aşısını test edebilme imkanını bulmuştur. E.Jenner doğduğu köye giderek, çiçek salgınından etkilenen çocuklara aşı yapmıştır. Bu aşılardan oldukça olumlu sonuçlar almıştır. Aşıyı Kim BulduBöylelikle çiçek aşısını bulduğunu ve aşının etkili olduğunu gören Jenner daha sonra bu hastalık üzerine daha kapsamlı araştırmalar yapmıştır. Sonunda 1796 yılında bu hastalık ile kapsamlı bir rapor yayınlamıştır ve tüm dünyaya bu hastalıktan korunma yönteminin olduğunu ilan etmiştir. Yayında birçok Avrupalı bilim insanının karşı çıkmasından sonra Amerikalı tıp adamlarının da Jenner'ı haksız görmesi buna eklenince kısa süreliğine bir şüphe oluşmuştur. Fakat bu durumu takip eden üç yıl içerisinde Jenner birçok insan üzerinde çiçek aşısını denemiştir ve her seferinde olumlu sonuçlar almıştır. İngiltere'de 1780 yılında Jenner'in çiçek aşısı kullanıldı. Kısa bir süre sonra çiçek aşısı, tüm Avrupa ve Amerika'da milyonlarca hastanın hayatının kurtulmasını sağlamıştır. Sütlerin pastorize edilerek saklanma yöntemine adını veren Louis Pasteur günümüzde sütlerin pastorize edilerek sağlıklı bir şekilde saklanması yöntemine büyük katkıda bulunmuştur. L. Pasteur tarihte ilk kez kuduz aşısını kullanan tıp adamıdır. L. Pasteur yaptığı çalışmalarla geliştirdiği kuduz aşısını ilk defa 14 yerinden ısırılan bir kız çocuğu üzerinde denemiştir ve çocuğun kurtulmasını sağlamıştır. Bu dönemden sonra tüm Dünya' da yayılan kuduz aşısı günümüzde de hala yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Pateur Enstitüsü çalışanlarından Albert Calmette ve Camille Guerin de 1920 yıllarında yaptıkları çalışmalarla verem aşısını bularak insanlık tarihine büyük katkı sağlamıştır. 


]]>
Synagis Aşısı https://www.asi.gen.tr/synagis-asisi.html Sun, 04 Nov 2018 20:27:05 +0000 Synagis Aşısı, diğer bir adı da RSV (Respiratuar Sinsisyal Virüs) de denilen yaklaşık 2 yaşına kadar olan çocukları ve yetişkinleri etkileyen alt solunum yollarını etkisi altına alan bir hastalıktır. Oldukça bulaşıcı bir Synagis Aşısı, diğer bir adı da RSV (Respiratuar Sinsisyal Virüs) de denilen yaklaşık 2 yaşına kadar olan çocukları ve yetişkinleri etkileyen alt solunum yollarını etkisi altına alan bir hastalıktır. Oldukça bulaşıcı bir virüstür. Bu virüs, bebeklik döneminde geçirilen pnömoninin ve bronşiolitin en sık karşılaşılan sebeplerindendir. Bu virüs hastalığı alan bebeklerde 2 ila 5 gün arasında alt solunum yollarında enfeksiyona ve hastalığa sebep olmaktadır. Tüm bebeklerin yaklaşık olarak %50-70 kadarı ilk 1 yaşta, %95'i 2 yaşına kadar enfekte olmaktadır. RSV hastalığında belirtiler;
  • Ateş
  • Hırıltılı bir şekilde solunum
  • Tıkanıklık,
  • Hızlı bir şekilde soluk alıp vermek,
  • Oksijen yoksunluğu olur ise mavimsi bir cilt,
  • Nefes darlığı,
  • Öksürük
Synagis Aşısı
Bebeklerde huzursuzluk, keyifsizlik gibi belirtiler verebilmektedir. Synagis Aşısı, RSV enfeksiyonu başladıktan sonra hastalığın seyrini ve ilerlemesini değiştirebilecek herhangi bir ilaç bulunmamaktadır. Hastalığı ciddi geçirme olasılığı olan prematüre bebeklerde koruyucu aşı önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda aşının hastalığı engellediği veya daha hafif geçirilmesini sağladığı gösterilmiştir. Synagis Aşısı devlet tarafından karşılanmayan özel bir aşıdır. Yüksek oranda RSV riski taşıyan çocuk hastalarda bu aşı mutlaka yapılması gereken bir aşıdır. Etken maddesi Palivizumabdır. Beraberinde 1.0 ml Steril Enjeksiyonluk Su Ampul’ünden 0.6 ml ile kullanıma hazır hale getirildiğinde 100 mg/ml palivizumab, 47 mM histidin, 3.0 mM glisin ve %5.6 mannitol içermektedir. Synagis’in doktor tarafından önerilen dozu vücut ağırlığına göre, 15 mg/kg olup toplumda oluşmuş  RSV risk sezonu boyunca ayda bir uygulanmalıdır. İlk doz, RSV sezonu başlamadan önce uygulanmalı ve takip eden dozlar RSV sezonu boyunca aylık olarak uygulanması gerekmektedir. Kışı daha ılık geçiren iklimlerde, RSV sezonu tipik olarak sonbahar aylarında başlar ve ilkbaharda sona ermektedir. Bunun ile beraber yaz sırasında da kaydedilen vakalar görülmüştür. 
]]>
Köpek Aşıları https://www.asi.gen.tr/kopek-asilari.html Mon, 05 Nov 2018 07:26:34 +0000 Köpek Aşıları: kimi insanlar için en iyi dosttur köpek. Her şeylerini onlarla paylaşıp, onlarla eğlenirler. Hayvan sevgisini aşılarlar bizlere. Bu denli sevgiyi korumak amacıyla köpeğimizin sağlık durumuyla da yakından ilgile Köpek Aşıları: kimi insanlar için en iyi dosttur köpek. Her şeylerini onlarla paylaşıp, onlarla eğlenirler. Hayvan sevgisini aşılarlar bizlere. Bu denli sevgiyi korumak amacıyla köpeğimizin sağlık durumuyla da yakından ilgilenmeliyiz. Veteriner gözetimi altında kontrollerini, aşılarını tam ve eksiksiz yaptırmalıyız. Hem sizin ve çevrenizin hem de köpeğiniz için bunları göz ardı etmemelisiniz. Bu yazımda sizlere yeni yavru köpek almış olan  arkadaşlarımız için aşı ve aşı fiyatlarıyla ilgili bilgi vereceğim. Yavru köpeğinizi veterinere götürdüğünüz zaman aşı kartını almayı unutmayınız.
  • 6.  Hafta parazit tedavisi her 10 kilo için 15-20 TL arası
  • 7.  Hafta corona aşısı 1 için   40- 50 TL arası
  • 8.  Hafta karma aşısı 1  için 35-40 TL arası
  • 9.  Hafta bronchine aşısı 35-40 TL arası
  • 11. Hafta corona 2 aşısı için 25-30 TL arası
  • 12. Hafta karma 2 aşısı için 25-30 TL arası
  • 13. Hafta kuduz aşısı 20-30 TL arası
  • 14. Hafta bronchine 2 aşısı 25-30 TL arası
  • 15. Hafta Lyme aşısı 70-80 TL arası
  • 16. Hafta karma aşı 3 30-40 TL arası
  • 17. Hafta Lyme aşısı 60-70 TL arasıdır aşı fiyatları. 
Köpek Aşıları
Fakat bu aşı fiyatları bulunduğunuz şehre göre ya da bulunduğunuz semte de göre farklılık gösterebilir. O yüzden bu fiyatlar her yerde aynı olmayabilir. Ama siz yine de kendi sağlığınız ve köpeğinizin sağlığı için, köpeğinizin aşılarını ve kontrollerini tam yaptırmanızda fayda vardır.

 Hayvanları sevin ve sokak hayvanlarına sahip çıkın lütfen.
]]>
Askerde Yapılan Aşılar https://www.asi.gen.tr/askerde-yapilan-asilar.html Mon, 05 Nov 2018 09:22:47 +0000 Askerde yapılan aşılar, Önemli görevlerini ifa etmek için silah altına alınmış şahısları söz konusu görev süreleri sonucunda hastalıklardan muhafaza edici mühim aşılar da zaman kaybetmeksizin yapılmakt Askerde yapılan aşılar, Önemli görevlerini ifa etmek için silah altına alınmış şahısları söz konusu görev süreleri sonucunda hastalıklardan muhafaza edici mühim aşılar da zaman kaybetmeksizin yapılmaktadır. Sıcak veya soğuk mevsim fark etmeksizin yapılan bu aşılar, olması muhtemel bir bulaşıcı riskini neredeyse sıfıra indirdiği gibi, eğitimler ve meydana geliyor ise operasyonlar esnasında yakalanılacak hastalıkları da şahıslardan uzaklaştırmaktadır.

Uygulanan bu korunmalardan ilk olanı Tetanos Aşısı’dır.  Kas altı doku alanına gerçekleştirilen ve iğne ile yapılan bu aşı birlik içerisinde ya da dış eğitim veya operasyonlar esnasında herhangi bir şekilde kapılacak öldürücü mikrobun herhangi bir kayba neden olmasını önlemektedir. Ani müdahaleler yapılmadığında tetanos mikrobu kişiyi üç gün içerisinde öldüren bir yapıya sahip olduğundan ötürü korunmanın gerçekleşmesi ihtiyaç ve kaçınılmazdır. Bu aşı Yapıldığı gün itibari ile bir ile üç gün içerisinde ufak adale kasılmaları ve ağrılara neden olsa da, daha sonrasında beş yıl süren etkili bir koruma ile şahsı önemli ölçüde rahatsızlıklardan koruyacaktır. Konumuz olan bu önemli aşılardan ilki tetanos olmak üzere günümüz itibari ile bu aşıdan iki tane daha mevcuttur.

Askerde Yapılan Aşılar

İnsanlık tarihinin en önemli hastalıklarından birisi sayılan menenjit, omurilik ve beyin zarlarının tahribine mahal veren virütik ve ölümcül olan bir rahatsızlıktır. Santral sinir sistemi enfeksiyonu olarak da hatırlanan hastalığın bakterilerden bulaştığı bilinmekle beraber son derece bulaşıcı olması, bu aşıyı askerde yapılan aşılar arasına almaktadır. Uygulandıktan itibaren on ile on iki sene koruma sağlayan bu önemli aşı, bu sayede şahısın askerlik görevi sürecinden sonra da uzun süre yaşantısını sorunsuz bir biçimde devam etmesini sağlamaktadır.

Çok küçük yaşlardan itibaren yapılıyor olan bu aşılar nedeni ile uzun seneler kendisini göstermese de söz konusu korumanın uygulandığı yıldan on beş yıl geçmiş askerlere tatbik edilen son aşı ise kızamık hastalığı için geçerlidir. Askerde Yapılan Aşılar Nelerdir endişesine lüzum kalmadan bu görevlerini yapan her asker söz konusu korumaları sorunsuz bir görev dilimi için yaptırmaları mecburiyeti vardır.

]]>
Ağaç Aşısı https://www.asi.gen.tr/agac-asisi.html Mon, 05 Nov 2018 23:22:50 +0000 Ağaç Aşısı; aşı ağaçların cinsini iyileştirmek, daha iyi cins meyve almak için yapılmaktadır. Çünkü, bahçemize diktiğimiz bir meyve fidanı, aşılı değil ise büyüyünce yabanileşmektedir, bu durumda iyi cins mey Ağaç Aşısı; aşı ağaçların cinsini iyileştirmek, daha iyi cins meyve almak için yapılmaktadır. Çünkü, bahçemize diktiğimiz bir meyve fidanı, aşılı değil ise büyüyünce yabanileşmektedir, bu durumda iyi cins meyve vermez. Dikilen fidandan yenebilecek, iyi meyveler alabilmek için, ya fidanı aşılatmamız, ya da önceden aşılı fidan almamız gerekmektedir. Bunun dışında, ne yaparsak yapalım iyi meyve yetiştirmemiz mümkün değildir.  Aşılatmanın bir başka amacı ise değişik ve çeşitli meyveler elde etmektir. Örnek verecek olursak waşington tipi portakal yetiştirmek için, herhangi bir portakal ağacına bu ağaçtan alınan parçanın aşılanması gerekmektedir. Aşılanan portakal ağacı finike cinsi ise, bundan ince kabuklu finike vaşingtonu yada cinsi kalın kabuklu ise yafa vaşingtonu yetişmektedir. Aşı, doğrudan doğruya yabani ağaçlara da yapılabilinir. Bir yabani ağaca aynı familyadan bir başka ağaç aşılanır ise, aşılanan ağaç o ağacın meyvesini verir. Ayrıca, bazı cins meyve ağaçlarına başka cins meyve ağaçları da aşılana bilmektedir.

Ağaç Aşısı
Ağaç Aşısı; Aşı yapar iken dikkat edilmesi gereken ilk nokta, aşı kalemlerinin, yani aşılanacak parçaların, iyi cins, genç ağaçlardan alınmasıdır. Aşı kalemi, körpe bir ağacın, bir yaşındaki genç sürgünlerinden kesilen dalcıklarıdır. Aşı kaleminin kesileceği ağacın iyi cins olup olmadığını, iyi meyve verip vermediğini  önceden bilmemiz gerekmektedir. İyi bir aşı kalemi odunlaşmış, rengi hafifçe kırmızılaşmış dallardan alınır. Bu dallardaki tomurcukların olgunlaşmış olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Seçilen daldan kalemi keser iken, büyük özen göstermek gerekir. Çünkü, dal yanlış kesilir ise, ağacın gelişmesine zarar vererek meyve vermesini geciktirebilir. Aşı kalemi meyve ağaçlarının yan dallarından çıkartılır. Meyve ağaçlarının birkaç tane esas dalı bulunmaktadır. Bu dallardan çıkan öbür dallara ise, yan dallar olarak adlandırılır. İşte, aşı kalemi bu yan dallardan alınmaktadır.
]]>
Rahim Ağzı Kanseri Aşısı https://www.asi.gen.tr/rahim-agzi-kanseri-asisi.html Tue, 06 Nov 2018 03:50:41 +0000 Rahim Ağzı Kanseri Aşısı, Rahim ağzı, tıp dilinde serviks olarak adlandırılır ve kadınlarda bulunun rahmin giriş bölgesidir. Rahim ağzı rahmin girişini sıkıca kapatır ve aşağıdan gelebilecek etkiler Rahim Ağzı Kanseri Aşısı, Rahim ağzı, tıp dilinde serviks olarak adlandırılır ve kadınlarda bulunun rahmin giriş bölgesidir. Rahim ağzı rahmin girişini sıkıca kapatır ve aşağıdan gelebilecek etkilere karşı korur. Rahim, bebeğin anne karnındayken bebeği koruyan, saran ve besleyen organdır. Düz kas tabakasından oluşur. Genişleyebilme yeteneğine sahiptir. Doğuma yakın salgılanan hormonlarla kasılma gücü kazanır ve bebeğin dışarı atılmasını sağlar. 

Rahim kadınların her ay düzenli olarak gördüğü adet salgısını içinde barındırır. Aslında bu adet salgısı oluşabilecek döllenme için bebeğe yapılan bir hazırlıktır ve kan damarlarından oldukça zengindir. Döllenme olmadığı takdirde her ay düzenli olarak dışarı atılır ve atılırken altındaki damarları kanatır. Adet salgısı bu yüzden kanlıdır. 

Rahim ağzını aşağı doğru vajina izler. Vajina küçük dudaklar ile dışarı açılır. Yani rahmin ve rahim ağzının dışarıyla bir bağlantısı vardır. Buraları kadınlarda üretilen genital salgılar korur. Genital salgıların antimikrobik özellikleri vardır. Üretilen salgılarda azalma olduğu durumda yada içeriğinin bozulması durumunda bu bölgeler enfeksiyona açık hale gelirler. 

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı

Rahim ağzını çok seven bir virüs ailesi vardır. Bu virüs ailesi HPV ailesidir. HPV'nin açılımı Human Papilloma Virüstür. Türkçe anlamı insan siğil virüsüdür. İçinde geçen siğil kelimesi bildiğimiz siğillerden olabileceği gibi kanserleşen siğiller de olabilir. HPV tip 16 ve 18 kanserleşme özelliği taşır. 

Rahim ağzı kanseri aşısı nedir

Rahim ağzı kanseri aşısı, HPV için geliştirilmiş bir aşı türüdür. Kas içine enjekte edilir. Üç doz olmak üzere koldan yapılır. İlk iki aşı iki ay ara ile, üçüncü aşı ise ikinciden altı ay sonra yapılmalıdır. Rahim ağzına direkt olarak uygulanmaz. 

Rahim ağzı kanseri aşısı, kanser geliştiği zaman yapılan ve onu geçiren bir aşı değildir. Genelde kız çocuklarına on üç yaşından önce yapılır. Cinsel olarak aktif olmadıkları kabul edilir. Cinsel olarak aktif olduktan sonra bu aşı bir işe yaramaz. Aşı hakkında olumlu ve olumsuz birçok yorum bulunmaktadır. Kişini yaptırması kendi insiyatifine kalmıştır. Devlet bu aşıyı karşılamaz ve fiyatı da pahalıdır. Tek dozunun fiyatı 250-300 TL arasında değişmektedir.

HPV cinsel yolla bulaşan bir virüstür. Kadınların neredeyse yüzde sekseni bu virüs ile karşılaşmıştır. Bu yüzden cinsel yönden aktif olan kadınların bazı kaynaklarda geçen yazılara göre yirmi bir yaşından itibaren belirli aralıklarla rahim ağzından sürüntü aldırması gerekir. Bu sürüntü aldırma işlemine Pap-Smear denir.

Pap-Smear nasıl alınır

Kadın jinekolojik muayene masasına yatar. Spekulum yardımı ile vajinadan girilir ve rahim ağzı görülecek şekilde genişletilir. Görülen rahim ağzından kulak pamuğuna benzeyen çubuklarla sürüntü alınır. Bu işlem çok kısa sürer. Kimileri için ağrı verici kimileri için değildir.

Pap-Smear testinden önce kadınların uyması gereken kurallar nelerdir

  • En az yirmi dört saat önce olmak üzere cinsel ilişkiye girilmemiş olması gerekmektedir.
  • Adet tarihinde olmaması gerekmektedir.
  • Vajina için kayganlaştırıcılar, sperm öldürücüler ve kremler kullanmamış olması gerekmektedir.

Pap-Smear testi ne işe yarar

Bu test bize gelecekte oluşabilme ihtimali olan rahim ağzı kanseri hakkında bilgi verir. Bu özelliği bakımında eşsiz bir kanser türüdür. Başka hiçbir kanser oluşmadan önce bu şekilde tanınamaz. Erken tanınabilen durumlarda tehlikeli değildir. Ancak bu testi yaptırmayan ve geç tanı alan kadınların durumu oldukça kötü olabilir. Hücre taraması yapar ve taradığı hücrelerin özelliklerine göre sonuç verir. Doktor bu hücrelerin tehlike durumuna göre tedavi planı çizer. 

]]>
Aşı Yerinin Şişmesi https://www.asi.gen.tr/asi-yerinin-sismesi.html Tue, 06 Nov 2018 08:49:34 +0000 Bebeklerde uygulanan aşının önemi, özellikle bebeklere uygulanan aşılar hem sağlıkları hem de gelişimleri açısından oldukça büyük rol oynamaktadır. Genel olarak her bebeğin karşılaşacağı hastalıklara karşı vücudunun Bebeklerde uygulanan aşının önemi, özellikle bebeklere uygulanan aşılar hem sağlıkları hem de gelişimleri açısından oldukça büyük rol oynamaktadır. Genel olarak her bebeğin karşılaşacağı hastalıklara karşı vücudunun daha dirençli ve bağışıklık sisteminin ise çok daha güçlü olması için aşı yapılır. Aşı uygulandıktan sonra bebekler de hafif ateş, aşı uygulanan bölgede kızarıklık ve şişlikler şeklin de yan etkileri ortaya çıkabilir. Çoğunlukla yaşanan yan etkiler hafif derecelerde seyreder. Çok nadirde olsa bazen bu etkiler ağır reaksiyon gösterebilir. Fakat yan etkileri olsa bile aşılamanın mutlaka yapılması bebek açısından çok önemlidir. Bebekler bir kaç aylık süreçlerin de birden fazla aşı olurlar, kızamık, menenjit, tetanos, kabakulak, suçiçeği, zatürre, difteri, boğmaca, kızamıkçık ve Hepatit B aşıları uygulanmış olur.

Aşıların ortaya çıkan yan etkileri, çoğunlukla bebeklere uygulanan aşı sonrasın vücudunda karşılaştığı hastalık ile mücadele edebilecek antikorlar meydana gelir ve daha sonra bu antikorlar bebeğin vücudunda depolanır.Bebek bu hastalık ile karşılaştığı zaman vücudundaki antikorlar devreye girerek bu virüsler ile mücadele ederler. Ancak daha önceden bu hastalıkların aşısı yapılmayan bebekler de ise vücudunda hiç bir antikor barındırmadığı için vücut sistemleri karşı koyamaz ve kolaylıkla hasta olurlar.Bu hastalığın süreci aşı olmuş bebeklere göre aşı olmayan bebekler de çok daha ağır etkiler gösterebilmektedir.

Aşı Yerinin Şişmesi
Aşı yerinin şişmesi, bebekler de aşı uygulanan bölgede bazen şişlikler ya da kızarıklıklar görülebilir. Bazı bebekler de genel olarak hafif dereceli ateş, ağrı veya acı olabilir. Çok nadir de olsa bazen aşı vurulan bölgede meydana gelen kızarıklıklar çeşitli sebeplerden dolayı enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Genellikle meydana gelen bu enfeksiyon durumu bebekler de yüksek ateşe sebep olur ve aşı uygulanan bölgede ise ortaya çıkan kızarıklıklar çok daha yoğun bir şekilde olmaktadır. Aşı sonrasın da böyle bir enfeksiyon durumu ile karşılaştığınız da mutlaka geçirmeden bir hekime başvurulmalıdır.
]]>
1 Yaş Aşısı https://www.asi.gen.tr/1-yas-asisi.html Wed, 07 Nov 2018 00:01:21 +0000 Bir yaş aşısı: Genel olarak bir yaşını tamamlamış olan bir bebeğin Hepatit B ve rotavirüs aşılanması tamamlanmış, üçer doz şeklinde difteri-tetanoz- boğmaca- çocuk felci- HiB ve pnömokok gibi aşıların Bir yaş aşısı: Genel olarak bir yaşını tamamlamış olan bir bebeğin Hepatit B ve rotavirüs aşılanması tamamlanmış, üçer doz şeklinde difteri-tetanoz- boğmaca- çocuk felci- HiB ve pnömokok gibi aşılarının tamamı ve buna ilaveten bir doz da verem aşısı uygulanmalıdır. Değişik sebeplerle böylesi aşılamalar tam ve zamanında tamamlanamadı ise zaman kaybetmeden en kısa zamanda ihmal edilen bu aşılar tamamlanmaya çalışılır. Pnömokok aşısı ise 1 yaşından sonra uygulanacak ise tek doz yeterli olacaktır. Bu durumda rotavirüs aşısı da bebeğin 8. ayına kadar kesin olarak tamamlanmış olmalıdır.

Bir yaşını tamamlayan bebeklere kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı yapılması da genel uygulama olarak bilinir. Bazı zamanlarda riskli dönemler yaşanması durumunda kızamık aşısının 1 yaş altındaki bebeğe 9 aylıktan itibaren bir doz daha yapılması tavsiye edilir. Fakat bu uygulama yeterli derecede koruyuculuk sağlamadığından 1 yaş sonrasında yapılan kızamık aşılaması aynı şekilde devam etmesi uygundur.

1 Yaş Aşısı

Aynı zamanda suçiçeği aşısı da genel olarak 1 yaşını tamamlamış bebeklere uygulanır. Geçmiş yılarda bu aşı tek doz olarak uygulanmakta iken yeterli derecede koruyuculuk geliştirmemesi sebebiyle ikinci doz uygulaması da yapılmaktadır. Bu iki doz arasındaki zaman farkı 13 yaşını bulmamış çocuklarda üç aydan kısa, 13 yaşını tamamlamış olanlarda ise 4 haftadan kısa olmaması tavsiye edilir. Difteri-tetanoz-boğmaca-çocuk felci- HiB aşısı ise yaklaşık olarak 18 aylıkta 4. kez uygulanır. Özel durumların dışında, bu dozdan sonra ise HiB aşısının tekrarlanmasına lüzum yoktur. Ayrıca hepatit A aşılaması riskli görülen  popülasyonlarda 12 aylıktan sonra önerilir. Önemli olan ikisi arasında en az 6 ay bulunan iki doz şeklinde tamamlanmasıdır. Sonuç olarak, yapılan tüm aşılar bebeğin o an ki sağlığını ilgilendirdiği gibi sağlıklı bir şekilde gelişimine de katkı sağlayacaktır. Çünkü daima koruma altında olduğu kabulü ile gelecekte tehdit edildiği hastalıklara karşı da dirençli olarak yaşantısını sürdürecektir.

]]>
6 Ay Aşıları https://www.asi.gen.tr/6-ay-asilari.html Wed, 07 Nov 2018 07:51:05 +0000 6 Ay Aşıları; Bebeklerde 6.ay dönemi, artık bebeğinizin hafif hareketlenmesinin başladığı evredir. Tanıdıkları insanlarla yabancıları ayırt edebilir. Ellerini kullanmaya başlar ve elleri ilgisini çeker. Artık yavaş yavaş t 6 Ay Aşıları; Bebeklerde 6.ay dönemi, artık bebeğinizin hafif hareketlenmesinin başladığı evredir. Tanıdıkları insanlarla yabancıları ayırt edebilir. Ellerini kullanmaya başlar ve elleri ilgisini çeker. Artık yavaş yavaş tüm parmaklarını birlikte kullanmayı öğrenir. Nesnelere uzanıp almaya çalışır ve elini küçük eşyalara karşı raket gibi kullanmaya başlar. Görüş netliği artar.
Böyle güzel şeylerin ardından çocuğunuzun hastalanmasını istemezsiniz tabi ki bu dönemde bebeğinize yapılması gereken bazı aşılar vardır. 

Bu aşılar şöyledir;

1) DTB Aşısı ( Difteri, Tetanos, Boğmaca Aşısı ); Bu aşı bebeği üç hastalığa karşı da korumaktadır. Bu bebeğe ilk yapılacak olan aşıdır. Bu aşının özellikle boğmaca bölümüne karşı reaksiyonlar yaygındır. Ama bunların çoğu ciddi tehlike oluşturmaz.
DTB Aşısı sonrası görülen reaksiyonlar; Enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş, şiddetli ağlama, aşı yerinde şişme ve kızarıklık görülmektedir. Bu reaksiyon belirtileri 48 saat içerisinde ortadan kalkmaktadır.
DTB aşısı tam etki sağlamak ve uzun süre korumak için 5 doz şeklinde uygulanmalıdır. İlk olarak 2. ayda, ikincisi 4. ayda, üçüncüsü 6. ayda, dördüncüsü 18. ayda ve beşincisi 4-6 yaş arasında yapılmalıdır.

2) Çocuk Felci ( Polio ) Aşısı; Polio, bir virüsün neden olduğu bir hastalıktır. Vücuda ağız yoluyla girer. Hafif seyredebileceği gibi, bazen bebeklerde kollarını ve bacaklarını oynatamama gibi felç durumlarına sebep olmaktadır. Solunuma yardımcı olan kasları felç ederse eğer ölüme sebebiyet vermektedir. Çocuk felci aşısı bu hastalık oluşmasını önlemektedir. Çocuk felci aşısı iki çeşittir. Bunlar;
OPV ( Oral Polio Aşısı ); Ağız yoluyla iki damla şeklinde alınır, canlı fakat hastalık yapıcı etkisi azaltılmış virüsü içerir.
IPV ( İnaktive Polio Aşısı ); Diğer aşılar gibi enjeksiyon yoluyla verilir, hastalık yapıcı özelliği yoktur.
Çocuk felci aşısı 5 doz şeklinde verilmelidir. İlk olarak 2. ayda, ikincisi 4. ayda, üçüncüsü 6. ayda, dördüncüsü 18. ayda ve beşincisi 4-6 yaş arasında yapılmalıdır. Uygulamalardan sonra sadece aşı yerinde ağrı hissedilir.

6 Ay Aşıları
3) Hib ( Menenjit ) Aşısı; Hib menenjit veya diğer ciddi hastalıklara yol açmadan önce kişinin boğazında ön yerleşim yapar. Buradan vücudun hastalık yapacağı bölgelerine yayılır. Solunum yoluyla diğer çocuklara bulaşabilir. 
Hib aşısı sonrası reaksiyonlar; Aşı yerinde kızarıklık, ağrı, hafif ateş ve huzursuzluk görülür.
Hib aşısı beş yaş altındaki bütün sağlıklı çocuklara ikinci aydan itibaren belli aralıklarla 4 doz uygulanmalıdır. İlk olarak 2. ayda, ikincisi 4-6. aylarda, üçüncüsü 15-18. aylarda, dördüncüsü pekiştirme dozu olarak 4-6 yaş arasında yapılmaktadır. Sağlıklı çocuklara beş yaşından sonra hib aşısı uygulanmaz. Ancak enfeksiyon yönünden risk faktörü varda tek toz şeklinde yapılır.

4) Hepatit B Aşısı; Hepatit B virüsünün karaciğerde yaptığı bir enfeksiyon hastalığıdır. Hepatit B ciddi bir hastalıktır. Kronikleşme oranı küçük bebeklerde  % 70-- 90 dır. Kronik hepatitli hastalar diğerleri için yaşamları boyunca bulaştırıcıdır.
Hepatit B bulaşmasını önlemek için; Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı, diş fırçalarını ortak kullanmalarına müsaade edilmemeli, kan lekeleri hemen ve eldivenle temizlenmeli, kan bulaşmış bir yeri dezenfekte edilmeli, çocuk bakıcısının elinde kesik meydana gelmişse eğer çocukların altlarını değiştirirken eldiven takması sağlanmalı ve çocukların birbirlerine karşı ısırma gibi agresif davranışlarını engellemeliyiz.
Hepatit B, aşı ile önlenebilir bir hastalıktır. Tüm yeni doğanlar hayatlarının ilk 18 ayı içinde üç doz hepatit b aşısı ile aşılanmalıdır. İlk olarak doğduğunda, ikincisi 1. ayda, üçüncüsü 6. ayda yapılmalıdır. Daha önce aşılanmamış bir çocuk en geç 11-12 yaşında üç doz hepatit b aşısı ile aş]]> 9 Ay Aşısı https://www.asi.gen.tr/9-ay-asisi.html Thu, 08 Nov 2018 00:57:25 +0000 9 Ay Aşısı; Bebeklerin genel olarak doğması ile birlikte yaptırması gereken önemli aşıların ilk 9 ay içindeki aşılardır. Bilindiği üzere bebeklere yapılmakta olan aşıları dünya sağlık örgütü tarafında
9 Ay Aşısı; Bebeklerin genel olarak doğması ile birlikte yaptırması gereken önemli aşıların ilk 9 ay içindeki aşılardır. Bilindiği üzere bebeklere yapılmakta olan aşıları dünya sağlık örgütü tarafından yaptırılması bakımından gerekli görülen aşılardır. Ülkemizde ise bebeklerin doğması ile birlikte sağlık bakanlığı tarafından sağlık kuruluşları tarafından yaptırılması zorunlu olan aşılardır. Bu aşıları genel olarak bir çok kişi aksatmaktan yaptırmaktadır. Belirtmek gerekirse yapılan aşıların genel olarak mantığı bebeklerin ileri dönemlerde vücuda sızabilecek virüslere ve mikroplara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla yapılmaktadır. Bundan dolayı, vücuda ölü olarak virüs enjekte edilmektedir. Bu enjekte edilen virüslerin hiç bir zararı olmamakla birlikte özellikle bebekler ileri dönemlerde karşılaşabilecekleri virüsleri daha öncesinden tanımakla birlikte bu virüslere karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamaktadır. Diğer türlü yapılan aşılar ise genel olarak hastalık bulaşma ihtimali olan virüslere karşı vücuda canlı ama zararı olmayan virüsler ve bakteriler enjekte edilerek ileri dönemlerde karşılaşabilecek virüslere karşı mücadele edilirken aşılarda enjekte edilen bu virüsler zararlı olan virüslerin panzehiri nitelikte olan virüslerdir. Bundan dolayı, hiç bir aşıları ihmal etmemeli ve özellikle bebeklerde uygulanan aşıları kesinlikle yaptırılmalıdır. Bizde sizler için 9. ayda yaptırılması gereken aşı hakkında bilgi verecek olursak;

9 Ay Aşısı
9. Ay Konjuge Meningokok Aşısı; Konjuge meningokok aşısı genel olarak ülkemize 2006 yılı sonrası eklenmiş aşılardandır. Dünya genelinde özellikle Avrupa ülkelerinde yapılmakta olan aşıların üretim firmalarının farklılıklarından dolayı 9-12. ayda uygulanabilmektedir. Bundan dolayı sağlık kuruluşlarında belirtilen ayda vurulması gerekmektedir. Bebeğinize sağladığı katkı ise menenjit gibi rahatsızlıklara karşı korumaktadır. Fakat bir çok anne baba daha öncesinde yapılan aşıların menenjit hastalıkları önlem için yapıldığını ifade etsede belirtmiş olduğumuz Konjuge Meningokok aşısı diğer aşılardan farklı olarak direnci yüksek tutmakla birlikte dış ülkelerden gelen virüslere özellikle hac mevsiminde bir çok kişide bulunmakla birlikte yayılmakta olan virüslere karşı en etkili aşılardandır. Bundan dolayı, 2006 yılı sonrası sağlık bakanlığı tarafından yaptırılması uygun görülen aşılardandır. Ve kesinlikle yaptırılması gerekmektedir.
]]>
P P D Aşısı https://www.asi.gen.tr/p-p-d-asisi.html Thu, 08 Nov 2018 10:51:48 +0000 PPD Aşısı, PPD testi tüberküloz mikrobunun insanlarda bulunup bulunmadığını anlamaya yarayan bir ölçümdür. Test, sol kolun ön kısmında deri altına PPD solüsyonu yapılır. Altı ya da on milimetrelik bir kabarcık oluş PPD Aşısı, PPD testi tüberküloz mikrobunun insanlarda bulunup bulunmadığını anlamaya yarayan bir ölçümdür. Test, sol kolun ön kısmında deri altına PPD solüsyonu yapılır. Altı ya da on milimetrelik bir kabarcık oluşur ve iki ya da üç gün sonra yeniden ölçüm yapılır. Burada amaç enjekte edilen tüberkülin maddesinin sağlam deri üzerinde nasıl bir etki yaptığını görmektir. Bu test diğer adıyla mantoux testidir. On dört yaşına ulaşmamış olan çocuklarda bu test yerine test-ine adı verilen yöntem kullanılır. Bir defa kullanmaya mahsus olan iğne tüberkülin maddesine batırılıp sonra çocuğun derisine batırılır ve bu, test için çocuklara yeterli bir dozdur. 

PPD bakteriden elde edilir ve vücuttaki antikorları harekete geçirmeye yarar. Vereme karşı bağışıklık sisteminin tümü tüberkülin maddesiyle harekete geçer. Bu testin uygulanmadaki amacı PPD'in deriye verilmesinden sonra tüberkülin maddesine karşı üretilmiş bir antikorun olup olmadığını anlamaktır. Bunun hastalığın gelişmesiyile bir alakası yoktur. Bu aşı koruyucu bir aşı değildir. Uygulandığı zaman antikorlar tepki verir ama kalıcı bir tepki değildir ve bu süre içerisinde antikor üretimi yapılmaz.

P P D Aşısı
Bu hastalığı tedavi sırasında bazı yan etkiler ortaya çıkabilir. En sık görülen yan etkiler, kaşıntı, cilt döküntüsü, iştahsızlık, kusma, bulantı, karın ağrısı ve görme bozukluğudur. Bu yan etkilerin ortaya çıkması durumunda ilaçların hemen kesilmesi ve hemen ilgili bir doktora başvurmak gerekir. Tedavinin temel ilaçlarından biri olan rifampisin, göz yaşı, idrar ve büyük abdesti turuncu renge dönüştürebilir. Bu belirti endişelenecek bir durum değildir.
]]>
Gebelikte Aşı https://www.asi.gen.tr/gebelikte-asi.html Thu, 08 Nov 2018 20:42:19 +0000 Gebelikte aşı, Hamilelik de canlı aşının yapılması doğru değildir. Ölü bakteri kullanılarak yapılan aşıların, herhangi bir sakıncası yoktur. Gebelik de aşılama ikinci veya üçüncü aydan sonra başlar. Gebelik de a Gebelikte aşı, Hamilelik de canlı aşının yapılması doğru değildir. Ölü bakteri kullanılarak yapılan aşıların, herhangi bir sakıncası yoktur. Gebelik de aşılama ikinci veya üçüncü aydan sonra başlar. Gebelik de aşılamanın en önemli amacı fetüstü ölü doğum, sinirsel problemlere sebep olacak enfeksiyonlar ve büyüme geriliğine karşı korumaktır. Eğer anne hepatit taşıyıcısı ise doğumdan sonraki ilk 12 saatte bebeğe de hepatit-B aşısının vurulması gerekir. Anne hamilelikten önce aşı vurulmamışsa, hamilelik sırasında mutlaka aşı vurulmalıdır.

Grip her yıl kendini yenileyerek karşımıza çıkar. Buna göre de her yıl grip aşısı oluşturulmaktadır. Gebelik de grip aşısının herhangi bir zararı yoktur.
Gebelik den önce tetanos aşısı vurulmamışsa gebelik de muhakkak vurulması gereklidir. Tetanos aşısı gebelik dönemin de ikinci yada üçüncü ayda yapılır. Bir ay sonra ikinci dozu, altı ay sonra üçüncü dozu uygulanır. Gebelik den önce tetanos aşısı vurulmuşsa ve üzerinden 10 yıldan fazla geçmemişse sadece bir doz vurulması yeterli olacaktır. Gebelikte AşıTetanos aşısı oldukça önemli bir yere sahiptir. Gebelik dönemin de  tetanos aşısı  vurulmazsa doğumdan sonra bebek %60 ölümcül risk taşır. Gebelik dönemin de şüpheli bir hayvanla temas edildiyse kuduz aşısı vurulmasında bir sakınca görülmez.
Sarı humma, kolera, boğmaca, hepatit A gibi bazı aşılar,  yalnızca doktor uygun gördüğü zaman uygulanabilir.
BCG, kabakulak, su çiçeği, kızamık ve kızamıkçık aşısı asla vurulmamalıdır. Çünkü bu aşılar, canlı hücre aşılarıdır.
]]>
2 Yaş Aşısı https://www.asi.gen.tr/2-yas-asisi.html Fri, 09 Nov 2018 12:13:24 +0000 2 Yaş Aşısı, Çocuklar 2 yaşına geldiğinde hepatit A aşısı yapılmalıdır. Hepatit A ağız yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hepatit A olan kişinin dışkısı ile kirlenmiş her türlü eşya veya gıdanın, elle 2 Yaş Aşısı, Çocuklar 2 yaşına geldiğinde hepatit A aşısı yapılmalıdır. Hepatit A ağız yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hepatit A olan kişinin dışkısı ile kirlenmiş her türlü eşya veya gıdanın, eller aracılığıyla ağıza götürülmesiyle bulaşır. Hasta olan kişiyle temas edildiğinde bulaşır. Genelde salgınlar şeklindedir. Kreşlerde çalışanlar ve bakılanlar, mahkumlar, bakım evlerinde kalanlar, askerler ve temizlik işçileri risk altındadır. Ateş, baş ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma ve karın ağrısıyla hastalık başlar. Çoğu zaman çocuklarda aşırı bir iştahsızlık görülür. Karaciğer ve dalakta büyüme olur. Yaklaşık beş gün bu şekilde devam eder. Daha sonra sarılık başlar. Ciltte ve gözlerde sararma meydana gelir. Hastalıktan korunmak için dışkının ağıza bulaşmasını engellemek gerekmektedir. Bu yüzden de çocukların toplu olarak bulunduğu yuva, okul gibi yerlerin temizliğine dikkat edilmelidir. Eğer kreş, yuva ve okulda hepatit A hastalığı görülmüşse; 
2 Yaş Aşısı
Çocuklar en az bir hafta okuldan uzaklaştırılmalıdır. 

Tüm çocukların el yıkamaya önem vermesi gerekmektedir. El yıkarken mümkün olduğunca sıvı sabun kullanılmalıdır. 
Hepatit A hastalığından aşılama yoluyla korunabilir. Çocuğun sokağa çıkmaya başladığı 2 ve 2,5 yaşlarında iki kez yapılmalıdır. 
]]>
Armut Aşısı https://www.asi.gen.tr/armut-asisi.html Fri, 09 Nov 2018 16:07:52 +0000 Armut Aşısı; bahçelerinde bulunan armut ağaçların verimi ve meyvelerin kalite olarak hoşnut kalınmadığı durumda verimi ve tat olarak meyvelerin kalitesini yükseltmek için yapılan yöntemdir. Çünkü bilindiği üzere ağacı e Armut Aşısı; bahçelerinde bulunan armut ağaçların verimi ve meyvelerin kalite olarak hoşnut kalınmadığı durumda verimi ve tat olarak meyvelerin kalitesini yükseltmek için yapılan yöntemdir. Çünkü bilindiği üzere ağacı ekmiş iseniz tekrardan çıkartıp ve yenisini ekmenin hiç bir anlamı yoktur. Kaliteli ve itinalı olarak aşı yapılarak armut ağaçlarından istenilen verimi ve kaliteyi sağlamak oldukça kolaydır. Ve kısa sürede istenilen duruma gelmektedir. Armut aşısı genel olarak bir çok farklı yollar ile aşıları yapılmaktadır. Bizde sizler için en etkili ve garantili olan armut ağacınız için göz aşısını yapmayı aktarmaya çalışacağız. Belirtmek gerekirse armut aşısı gibi bir çok meyve ağaçlarında belirteceğimiz aşıyı kendiniz rahatlıkla amatör olsanız dahi başarılı bir şekilde gerçekleştirebileceksiniz. 

Armut Aşısı Yapılışı Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler; İlk husus ise bahçenizde bulunan armut ağacının cinsine uygun olarak beğendiğiniz başka bir armut ağacını tespit etmeniz gerekmektedir. Nitekim başka armut ağacından faydalanacağınız gibi aşısını gerçekleştirmiş olduğunuz armut ağacınızın verimi ve meyve olarak tadı da aynı şekilde kopyası olarak gerçekleşeceğinden komşunuz veya eş dostunuzun bahçesinde bulunan meyve ağaçlarının dallarından birini kalem boyunda maket bıçağı gibi kesici bir alet ile kesiniz. Fakat bu kesmiş olduğunuz dal üzerinde meyvesi bulunmayan ve yaprakları bakımından bol olan ufak çaplı dallardan olmalıdır. Armut AşısıSonrasında kesmiş olduğunuz bu dalı mutlaka bir bardak su içinde veya ıslak bezle sararak nemli tutmayı sağlayın. Ardından armut aşısını yapacağınız ağaç için bu dalı ilk olarak üzerinde bulunan yapraklarını ayrıştırın ve yaprakların çıkış bölgesinde genel olarak altı veya üstünde tomurcuklar mevcuttur. Bu tomurcuklu olan kısımı maket bıçağı ile 4-5 cm kadar kenar uzunluğu olacak şekilde tomurcuk iç kısımda kalacak şekilde etrafındaki kabuğu ayrıştırmak için çiziniz. Çizdikten sonra zaten direkt olarak kabuk kendiliğinden ayrışacaktır. Sonrasında bu kabuğun üzerinde tomurcuklu olan kısımın altında mutlaka mor renkte benek olacaktır. Bu benekli kısımı sizin aşınızdır. Ve armut ağacınızın herhangi bir dalına ters T harfi çiziniz. Yani alt kısımı yatay ve yatay kısımına olan çizgiye üstten dikey çizgiyi birleştirdiğiniz takdirde kabuk direkt olarak ayrışacak sizde elinizde bulunan aşı gözünü alttan yatay olarak çizdiğiniz bölgeden içe doğru sokarak dikey olarak ayrışan kabuğun içine yerleştirin. Burada dikkat edeceğiniz husus daha önce belirtmiş olduğumuz tomurcuğun altında ki mor beneğin sizin artmut ağacınızın dalının iç kısımına değmesi sağlayın. Ve ardından izola bandı ile armut ağacınızın aşı yaptığınız kısımı çevreleyerek bantlayınız. Fakat sıkı bantlamaya ve sarmaya dikkat ediniz. Çünkü aşı yaptığınız kısım kesinlikle hava almamalıdır. Bu şekilde armut aşısını gerçekleştirmiş olursunuz. Yapmış olduğunuz aşının tutup tutmadığı ise maksimum 4 hafta sonrasında aşı yaptığınız tomurcuk kurumuş ve düşmüş ise aşınız tutmuştur. Ancak 4 hafta sonunda aşı yaptığınız tomurcuk hale canlı ve sert bir şekilde, elleriniz ile yapmış olduğunuz darbe ile düşmüyor ise aşınız tutmamıştır.
]]>
Akciğer Kanseri Aşısı https://www.asi.gen.tr/akciger-kanseri-asisi.html Fri, 09 Nov 2018 19:58:54 +0000 Akciğer kanseri aşısı, tüm dünya çapında erkeklerde ölüme neden olan birinci, bayanlarda ise 2. sıradaki kanser türüdür. Tüm dünya çapında bu konuyla alakadar olan Bilim insanları bu kanseri engellemek ya da ortadan kal Akciğer kanseri aşısı, tüm dünya çapında erkeklerde ölüme neden olan birinci, bayanlarda ise 2. sıradaki kanser türüdür. Tüm dünya çapında bu konuyla alakadar olan Bilim insanları bu kanseri engellemek ya da ortadan kaldırmak için yüklü gayret içindedirler. Bilhassa akciğer kanserinde kanseri meydana getiren farklı moleküllere karşı ilaç tedavileri geliştirilmeye başlanmıştır. Aşı rehabilitasyonu de bunlardandır. Nihai vakitlerde medyada epeyce yayvan yer tutan ve hastalara umut verici aşı konusunda çoğu bilgi bulunmaktadır. 

Hakikaten epeyce başarılı bir kanser aşısı var mı, öbür kanserlerde yararı olmuş mu, akciğer kanseri için umut var mı Son günlerde medyada bulunan "Akciğer kanserinin aşısı bulundu"şeklindeki haberlerin natürel olarak da hasta ve hasta yakınlarında umut yarattığını ve hasta olanların arayış içerisine girdiklerini dile getiren Türk Akciğer Kanseri Derneği İdare Heyeti Başkanı Doç. Dr. Ufuk Yılmaz, sözlü olmayan bir izah yayınladı. Aşının etkinliğinin şimdilik kanıtlanmadığını, kesinlikle sonuç için 2015 seneyi Eylül ayının beklenmesi gerektiğini belirten Doç. Yılmaz izahında şu ifadelere yer verdi:  
"Aşının, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser rehabilitasyonunda de gösterişli olacağı tezi, uzunca süredir bilim adamlarının üstünde çalıştığı bir konudur. Ne var ki, akciğer kanseri hücresinin antijenik özelliğinin fit olması, etkili bir aşı geliştirilmesinin önünde mühim bir mani oluşturmaktadır. Bugünlerde görüntü medyada "akciğer kanserinin aşısı bulundu"şeklindeki yayınlar, natürel olarak da akciğer kanseri hastalarının ve yakınlarının ilgisini çekmiştir. Hasta ve yakınlarının bir arayış içerisine girmesi ve bu konuyla alakalı hekimlerinden "bu aşı nedir ve ne türlü ulaşabilirim" biçimde bilgi istek etmeleri, Türk Akciğer Kanseri Derneğinin bir izah inşa etme gereğini doğurmuştur. Biyolojik gerçekler çerçevesinde akciğer kanserinde aşı rehabilitasyonuna ve hasta kişiye faydasına bakmak gereklidir. Aşı, kanseri meydana getiren farklı bileşimlerin ele geçirilmesi ve bunların kanserli kişilere verilmesiyle beraber kişinin bağışıklık sisteminin uyarılması asalına yönelik geliştirilmiştir. Bununla beraber kanserli arkadaşımızın 'T hücresinin, farklı işlemlerden ardından kişiye bir ek olarak verilmesi de kansere karşı rehabilitasyonda kullanılmaktadır. 
 Akciğer Kanseri Aşısı 
Kansere karşı aşı hem bir önleyici hem bir de tedavi için kullanışlı. Önleyici olarak da kullanılan aşılar, sıhhatli kişilerde kanser oluşumunu engellemek için geliştirilmiştir. Söz gelişi rahim (döl yatağı) ağzı kanserinde bu hedefle aşı kullanılmaktadır. Tedavi edici aşılar, vücudun natürel koruma sistemini güçlendirerek, şu anki bir kanseri tedavi etmek için geliştirilmiştir. Tedavi edici hedefle aşı kullanımında mesane, pankreas, lösemi benzeri çoğu kanserde muayenehane çalışmalar sürmektedir, bunun için cevap hala uygulama onayı olan bir aşı bulunmamaktadır. Yalnızca diğer uzuvlara dağılmış prostat kanseri için aşı uygulaması 2010 senesinde Amerika'da onaylanmıştır.  
Akciğer kanseri öbür kanserlerden epeyce ayrıdır. İmmün tedavi yapılacak epeyce çok antijenik yapısı vardır. Bu antijenik yapıların tamamını ansızın etkileyecek ilaçları bulmak kolay değil, hemen hemen imkansızdır. Bundan diğer tümöre karşı arkadaşımızın bizzat immün yanıtı da tedavi neticelerini etkilemektedir. 

Mevcut tedavilerden yararlanmak doğru bir tercihtir. Aşıyla,olası fakat doğrulanmayı bekleyen ortada derecede hayat müddeti kazançları söz konusudur. Aşı rehabilitasyonu konusunda yukarıda sözü geçtiğimiz çalışmada edinilen sonuçlar, ülkemizde ruhsatlı ilaçların tesiri ile alternatif görünmektedir. Şimdilik, standart bir tedavi olarak da onay edilebilecek seviyede biyolojik ispat eder oluşmamıştır. Bu çalışmaların akciğer kanserinin rehabilitasyonunda yepyeni kapılar açması en kocaman dileğimizdir. Aşının uzak olmayan zamanda ü]]> Pnömokok Aşısı https://www.asi.gen.tr/pnomokok-asisi.html Sat, 10 Nov 2018 02:39:37 +0000 Pnömokok aşısı neden mühimdir suali pnömokok olarak da malum mikrop zatürre, menenjit, kulak iltihabı, sinüzit, kalbin iltihabı, kemik iltihabı (osteomyelit), beyin abselerinin en önde gelen nedenidir. Okul öncesi çocukları Pnömokok aşısı neden mühimdir suali pnömokok olarak da malum mikrop zatürre, menenjit, kulak iltihabı, sinüzit, kalbin iltihabı, kemik iltihabı (osteomyelit), beyin abselerinin en önde gelen nedenidir. Okul öncesi çocukların yarısı boğazlarında pnömokok taşır.  Milletçe içlerinde zatürre aşısı denmekle birlikte bu aşı pnömokokların yaptığı menenjit, septisemi gibi kolay değil hastalıklara karşın koruyucudur. Çalışmadan çalışmaya değişmekle birlikte %10-50 oranında ortada kulak iltihabı ve sinüzit gibi basit enfeksiyonlardan da koruyabilir.   
 
Özellikle bulaşıcılığı yüksek olan grip ve zatürreden sığınmanın en güzel yöntemin bu hastalıklara karşın aşıyla korunmaktır. Sözgelişi kanser hastaları gibi bağışıklık yetmezliği olan hastalar, doğuştan savunma sistemi eksik olanlar, kullandığı kortizon ilaçları nedeniyle bağışıklığı düşenlerde en mühim vefat sebepleri zatürre ve grip gibi bulaşıcı hastalıklardır. Kanserden vefat sebebi şu kadardır dendiğinde altta yatan kanser ama vefat sebebi zatürre ve griptir. Bunların haricinde grip ve zatürrenin önemli problemler yarattığı birtakım daha minik riziko grupları da vardır. Söz gelişi menenjit geçirenler. Türkiye'de epeyce yaygın metabolik bir hastalık olan Kistikfibroz hastaları gibi. Bu yazıda; grip ve zatürre aşısını kimler yaptırmalı, grip aşısı ne vakit yapılmalı, hemen yan tesirleri nelerdir, kimler aşı olmamalı gibi konularda heyecan edilenler ile ilgili geniş haber inceleyebilirsiniz. 
 
Pnömokok antibiyotikle tedavi edilmez mi  
Uygun olmayan antibiyotik kullanımı sonucunda da, seneler aralarında pnömokokların antibiyotiklere dirençli türleri meydana çıkmıştır. Bu dirençli türler, tedavide zorluk yaratmaktadır. Bu nedenle, aşıyla sığınmanın önemi daha da artmıştır.   
 Pnömokok Aşısı
Hangi çocuklar aşılanmalıdır  

  • 0-2 sene arası tüm çocuklar  
  • 2-5 sene arası birtakım riziko faktörleri meydana gelen çocuklar(koruma sistemini etkileyen sıhhat problemi meydana gelen, orak hücreli anemisi olan, dalağı alınmış, şeker sıhhat problemi, astımı, kronik kalp veya solunum sistemi hastalıkları meydana gelen çocuklar)  
Pnömokok aşısı olmaması gerekli olan çocuklar var mı  

Eğer, bir çocukta aşının öncesinde dozuyla mühim bir alerjik reaksiyon gelişirse, aşının tekrarı önerilmez. Eğer, genç hastaysa aşı için iyileşmesi beklenir. Ancak hafif bir nezle gibi sıhhat problemleri aşı için oluşturmaz.  

Pnömokok aşısı kaç defa yapılır  

Eğer, 2 ayda karma aşılarla birlikte başlanırsa 2 ay arayla toplamında 3 doz, 12-15 ayda tekrar dozu olarak da da toplamında 4 doz yapılır. İlk 6 aydan sonnrasında aşıya başlanırsa, kaç doz aşı gerekeceği başlama ayına karşı değişecektir. Büyüdükçe olgunlaşan koruma sistemi daha az sayıda aşıya da yanıt verecektir.   
 
4.5.3-C- Pnömokok aşısı bedeli (polisakkarit); 2 yıl üstü çocuklarda ve erişkinlerde, aspleni, dalak disfonksiyon, splenektomi (medikal olarak cerrahi operasyon ve otosplenektomi) yapılmış olan veya tasarlanan olgular, orak hücre sıhhat problemi, çölyak sendromu, immünsupresif tedavi, işınım rehabilitasyonu, uzuv transplantasyonu ve HIV tüm aşamaları dahil olmak üzere rehabilitasyona veya hastalıklara ilişkili immün yetmezlik ve immün baskılanma vaziyetleri, kronik renal hastalık ve nefrotik sendrom, kronik kalp hastalıkları, astım dahil olmak üzere kronik akciğer hastalıkları, siroz dahil olmak üzere kronik karaciğer hastalıkları, diabetes mellitus dahil olmak üzere rastgele bir kronik metabolik sıhhat problemi, hemoglobinopati, doğuştan ve edinilmiş kraniyal defektler ve dermal sinüsler dahil olmak üzere beyin omurilik sıvısı sızıntısına neden olan vaziyetlerde, hastalıklarını ifade eden sıhhat raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilmesi şeklinde 5 senede bir ödenir]]> Aşı Macunu https://www.asi.gen.tr/asi-macunu.html Sat, 10 Nov 2018 12:17:36 +0000 Aşı macunu, aşı veya budama bölgesinin harici etkenlerden kayıp görmesini ve su kaybını önler. Aşılar doğruca olarak da mevsimle alakalı değildir. Burada her biri yanılıyor. İlkbahar en başında İlgi etmeden yapılmı Aşı macunu, aşı veya budama bölgesinin harici etkenlerden kayıp görmesini ve su kaybını önler. Aşılar doğruca olarak da mevsimle alakalı değildir. Burada her biri yanılıyor. İlkbahar en başında İlgi etmeden yapılmış olan aşılar çoğunlukla tutmaz. Gerçi tipik yararları düşündüğümüzde en güzel vakit ilkbahar başıdır ama ilkbahar başından diğer vakitlerde da yapılabilir. 
 
Sıcak macunlar:   
Kullanılan materyal:  
  • Zift 500 gram 
  • Balmumu 500 gram 
  • İçyağı (eritilip süzülmüş) 300 gram 
  • Elenmiş ince odun külü 125 gram 
  • Balık tutkalı 42 gram   
Hazırlanışı:  
 
Zift ile balmumu ufak parçalara sıyrılıp bir kap içerisinde ve alevsiz ateş üstünde ısıtılarak eritilir. Diğer bir kapta içyağı tekrardan ateş üstünde eritilir ve ardından zift ile balmumu eriğine katılır. Bunların üst kısmına ince elenmiş odun külü dökülüp güzelce karıştırılarak ısıtılmaya aynı ritimde devam edilir. Kaplara dökülür. Macun soğuyunca katılaşır. Kullanılacağı vakit yumuşaması amaçlı ısıtılması gereklidir. Fakat, macunu çok fazla sıcak olan olarak da kullanılmamasına ilgi edilmelidir.  
 
Soğuk macunlar:  
Soğuk macunlar, hazırlandıktan ardından ısıtılmaya gerek olmadan yumuşaklığının savunan macun çeşididir.   
Kullanılan materyal: 
  • Ham reçine (çam sakızı) 2 kg 
  • Bezir yağı 20 gram 
  • Balmumu 100 gram 
  • Mavi ispirto 300 gram  
Hazırlanışı:  
Çam sakızı ateşte eritilir, bunun için bezir yağı ve balmumu katılır. İyice karıştırılıp eritildikten ardından ateşten indirilerek soğuması bkatılır. Ardından zor ağır karıştırılarak ispirto eklenir.  

Aşı Macunu
Peki nelere İlgi etmeli Dallardaki tomurcuk noktaları veya filiz gözleri diyebileceğimiz ufak şişliklere İlgi etmelidir. Şişmenin arttığı vakit, o gözler patlamadan öncesinde aşı yapılmalıdır (6. maddeyi okumazsanız bu haber yoksun kalır). Her tür aşıda bu gözlenmeli; yalnızca göz aşısında değil. 

Aşı niye çoğunlukla ilkbahar en başında yapılır Sonbahar bitiminde uyku haline geçtiğimiz bitkilerin köklerinde ve gövdesinde çokça enerji depolanmış olabilir. Kış bitiminde uyanma başlangıcında o enerjinin ortaya salınması olabilir. Aşılama yapılırsa köklerden dallara yönelen güçlü enerji yardımıyla aşı tutar. Ama vakti iyi kesinleştirmek gerekmektedir. 

Bu enerji birikimi diğer vakit mümkün olmaz mı Oldu. Mesela ilkbaharda yepyeni filizler olması gerektiği kadar yapraklanır, ardından bitki bir zaman ilerleme göstermez. Nedeni Ise o aşamada bitki yepyeni yapraklarıyla fotosentez inşa ederek harcadığı enerjiyi mahaline koymaya çalışıyor. Bu sırada yaprak diplerindeki gözlere İlgi edin. Şişme başlayıp arttığı vakit aşı yapabilirsiniz. İlkbahar en başında yaptığınız aşı tutmazsa bir de bu sürede denersiniz. 
Tüm bunları düşünürsek, aşı vakti ilkbahar başından temmuz ortasına kadardır. Kış mevsiminin erken bastırdığı yerlerde en geç haziran sonuna denli halletmek gereklidir çünkü aşılanan bölüm zor soğuklara dayanamaz, yaz sonuna denli olması gerektiği kadar kuvvetlenmesi gereklidir. 
Aşılama, 2 bitki parçasını bir bitkiymiş benzeri kaynaşacak ve büyümelerine aynı ritimde devam edecek olarak birleştirme tekniğidir. 
Aşılama, bitkilerde tatbik edilen tohumsuz bir üretme şeklidir. Çoğaltılması istenilen çeşitten, bir gözün veya aşı kalemi denen bir dal parçasının anaç denen bir diğer bitki üst kısmına yerleştirilip tutturulmasıdır. 
Meyve çeşitleri, tipik olarak da, tohumla üretildiklerinde tür karakterini kaybederek, yabanileşmeye gerçek yönelmektedirler. Onun amaçlı, aşı usulü ile üretmek mecburiyetinde kalınmaktadır. Üretilmesi istenilen, kalifiye, bol randımanlı ve hastalıklara sağlam meyve çeşitlerini, aşılamak y]]> Polio Aşısı https://www.asi.gen.tr/polio-asisi.html Sun, 11 Nov 2018 11:48:33 +0000 Polio Aşısı, Polio, bir virüsün sebep olduğu hastalıktır. Vücuda vasıtası ile girer. Bazen ciddi olan hastalığa neden olmaz. Ancak bazen felce neden olur. Solunuma yardımcı olan kasları felç ederse ölüme neden olabilir. Po Polio Aşısı, Polio, bir virüsün sebep olduğu hastalıktır. Vücuda vasıtası ile girer. Bazen ciddi olan hastalığa neden olmaz. Ancak bazen felce neden olur. Solunuma yardımcı olan kasları felç ederse ölüme neden olabilir. Polio aşısı bu hastalığın önüne geçer. İki cins polio aşısı mevcuttur. OPV, ağızdan damla şeklinde verilir, canlı fakat hastalık yapıcı etkisi azaltılmış olan virüsü bulundurur. IPV, öbür aşılar gibi enjeksiyon vasıtası ile verilir, hastalık yapıcı özelliği bulunmamaktadır. Özellikle büyümekte olan ülkelerde ciddi bir toplum sağlığı problemidir. Basit olan bir gripal infeksiyon gibi ilk belirtilerini gösteren hastalık, bir hafta içersin de meydana gelen, bacaklardan başlayıp yukarı doğru giden felç tablosuyla dramatik bir durum alır. 
Kaslarda bulunan güçsüzlük, solunum adalelerini de içerisine alırsa, destek sağlanmadığı durumlarda ölüme sebep olabilir. Felç gelişen olgularda ölüm çokluğu % 5 ve 10, sakat kalma miktarıysa %40 kadardır. Hastalığın herhangi bir tedavisi olmadığı için aşıyla korunma oldukça önemlidir. İlk çocuk felci aşısı (TOPV – polio). İlk çocuk felci salgını 1887 senesinde Stockholm’de tanımlanmıştır. 1950′li senelere değin denenen çeşitli olan aşılama yolları başarısızlık ile neticelenmiştir. 1954 senesinde Salk ölü çocuk felci aşısını (IPV), 1957′de Sabin canlı, zayıflatılmış, ağızdan yapılan çocuk felci aşısını geliştirmiştir. 
Günümüzde hala bu iki araştırıcının aşıları yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Canlı polio aşısının kullanımı oldukça kolaydır. Ağızdan iki damla verilerek yapılır. Yapılma neticesinde emzirmenin bir zararı bulunmamakla beraber, aşının çıkarılması durumuna karşı bebek yakından takip edilmelidir. Kusulursa aşı tekrar yapılmalıdır. Ölü aşı ise iğneyle adale içine verildiği için yapılması daha zordur. Fakat yan etki çokluğu oldukça azdır. Ağızdan uygulanan çocuk felci aşısının toplumsal bağışıklığın sağlanmasında özel bir rolü bulunmaktadır. 
Polio AşısıZayıflatılmış aşı virüsü dışkı vasıtası ile atıldığı için özellikle kampanyalar vasıtası ile tüm ülkeye yayılır. Virüsle temas eden aşılanmamış çocuklar da dolaylı bir şekilde bağışıklık kazanırlar. Ülkemizde canlı aşı, kullanım kolaylığı yanında bu sebeple de tercih edilmektedir. Büyümüş olan ülkelerde ise ölü aşı ön planda bulunmaktadır. Polio aşısının gerekli olması, polio, bir virüsün sebep olduğu hastalıktır. Vücuda ağız vasıtası ile girer. Hafif sürebileceği gibi, ara sıra ciddi felce neden olur. Solunum yapmaya yardımcı olan kasları felç ederse ölüme sebep olabilir. Polio aşısı bu hastalığı önler.
Polio aşısı çeşitleri, OPV, ağızdan iki damla şeklinde verilir. Canlı ancak hastalık yapıcı olan etkisi azaltılmış virüsü bulundurur. IPV, öbür aşılar gibi enjeksiyon vasıtası ile yapılır. Hastalık yapıcı özelliği bulunmamaktadır.  Polio aşısı öbür aşılarla aynı vakitte uygulanabilir. Çocuklarda aşı vakti, çocuklarda tavsiye edilen vakitler, 2 aylıkken, 4 aylıkken, 6 ve 18 aylıkken, 4 ve 6 yaşındayken yapılır.. Aşı uygulanması gereken durumlar ise, çocukken aşılandıkları için genel olarak gerek duyulmaz. Ancak bazı durumda aşı uygulanmalıdır. Polionun oldukça çok gözüktüğü yerlere yolculuk panlar, Polio virüsü ile uğraşan laboratuvar çalışanları, Polio hastalığı bulunan çocukları tedavi eden sağlık personeli.

Yapılmaması yada ertelenmesi gereken durumlar, Neomisin, streptomisin yada polimiksin B gibi antibiyotiklere karşı ciddi alerjisi bulunanlara, IPV uygulanmamalıdır. Polio aşısı neticesinde, ciddi olan alerjik reaksiyon gelişenler tekrar aşı yapılmamalıdır. Aşı vakti geldiği zaman, orta yada ağır şiddette hastalığı bulunanlar, iyileşene değin beklemelidir. Aşının riskleri ise, IPV’ye bağlı ciddi hiçbir etki görülmemiştir. IPV neticesinde, aşı yerinde ağrı meydana gelebilir. OPV neticesinde oldukça ender polio hastalığı yani çocuk felci oluşabilir.

]]>
Tavuk Aşıları https://www.asi.gen.tr/tavuk-asilari.html Mon, 12 Nov 2018 10:34:30 +0000 Tavuk aşıları, tavuk besleyenlerin mutlaka kullanmaları gereken aşılardır. Çünkü aşılanmayan tavuklar hastalıklara karşı riskli hale gelirler. Bu durum daha çok salma tavukçuluk yapanların dikkat etmesi gereken bir husustur. Tavuk aşıları, tavuk besleyenlerin mutlaka kullanmaları gereken aşılardır. Çünkü aşılanmayan tavuklar hastalıklara karşı riskli hale gelirler. Bu durum daha çok salma tavukçuluk yapanların dikkat etmesi gereken bir husustur. Tavuklara yapılan aşılar bildiğimiz gibi göze ya da iğneyle yapılan aşılardan değildir. Bunlar genellikle tavuklara suyun içinde verilir. Bu kadar basit bir uygulama olmasına rağmen, hastalıklardan koruyucu etkileri fazladır.

Tavuk besleyenler genellikle Dekalb Ligorin türde tavuklar besler. Çünkü bu türdeki tavuklar daha az yemle beslenmelerine rağmen, daha iyi verim sağlarlar. Ancak tavukların aşılanarak hastalıklardan korunması da oldukça önemlidir. Bu tavuklar arasında olabilecek salgın hastalıkları önleyecektir. Bu tür tavuklar en iyi yumurta tavuğu türüdür. Ticari olarak yumurta tavukları getirisi en avantajlı olan tavuklardır.

Tavuk hastaları her bölgede farklı şekillerde yaygın olabilir. Bu nedenle tavuklarda kullanılan aşılarda çeşitlidir. Bazı aşılar sadece bir hastalık için kullanılırken, bazıları birden fazla hastalık için karma alı olarak uygulanır. Aşıların bir kısmı yılda bir yapılırken, bazılarının 6 aylık sürelerde tekrar edilmesi gerekir. Aşılarla birlikte tavuklara bağışıklık sistemlerini güçlendiren ilaçlarda verilmelidir. Bu tavukların hastalıklara karşı daha dirençli hale gelmesini sağlar. Yanında tavuklar vitaminle desteklenirse, tavuk aşıları daha etkili olur. Tavuklarda Aminew sprey aşı, Gumboro aşı, Gumporest aşı, Vory, Clone 5 gibi değişik tavuk aşıları çeşitli hastalıklar için uygulanır.

Tavuk Aşıları
Tavuk aşıları uygulaması

Tavuklarda en fazla görülen hastalıklar arasında kanatların yere düşmesi, burunda ve ağızda iltihap olması yer alır. Eğer tavuk aşıları zamanında uygulanır, profesyonelce yapılırsa, oldukça başarılı neticeler alınır. Aşıların uygulaması ise;

1. Gün Aminew sprey aşı
5. ve 7.Gün Gumbopest deri altına
11. Gün Gumboro İçme suyuna
15. ve 17. Gün Ma 5 İçme suyuna
19. ve 22. Gün Gumboro İçme suyunu
30. ve 31. Gün Gumboro İçme suyuna
45. ve 46. Gün Ma 5 ve Clone 5 İçme suyuna
11. ve 13. Hafta M 5 ve Clone 5 İçme suyuna
12. Hafta Ma 5 ve Clone 5 Sprey aşı
16. Hafta Dörtlü aşı Çiçek, Veba aşısı Kanat altına uygulanır.
]]>
Kuduz Aşısını Kim Buldu https://www.asi.gen.tr/kuduz-asisini-kim-buldu.html Mon, 12 Nov 2018 17:47:54 +0000 Kuduz Aşısını Kim Buldu, İnsan sağlığında aşının yeri ve ehemmiyeti tartışılmasız bir gerçek.Tarihten çıkarılan acı dersler bu sabah aşıyı hayatımıza dayanılmaz olarak yerleştirmiştir.Tarih süresince aşı ü Kuduz Aşısını Kim Buldu, İnsan sağlığında aşının yeri ve ehemmiyeti tartışılmasız bir gerçek.Tarihten çıkarılan acı dersler bu sabah aşıyı hayatımıza dayanılmaz olarak yerleştirmiştir.Tarih süresince aşı üst kısmına yapılmış vaziyette olan çalışmalar sıhhatli bir nesilin ortaya çıkmasında ve hastalıkla maçta bir sürü mühim bir yere sahiptir.Aşının bulunuşları itibari ile ve tarihsel sıralanışı itibari ile çalışmaların birbirini tamamlaması son zamanlarda kullanılan aşının temellerini atmıştır ve tıpta yepyeni sayfalar açılmasına sebep olmuştur.  Bu aşılardan biri vaziyette olan kuduz aşısı da bu aşıyla ismini duyuran Louis Pasteur (Pastör ) ismini tarihe altın harflerle yazdırdı dersek yeridir.

Kuduz Aşısının İlk Uygulanışı
Joseph Meister isimli bir genç kuduz bir köpek aracılığıyla 14 yerinden ısırıldığında, anne ve babası çocuğu Louis Pasteur'e getirdiler. Bu bilim insanı bundan önce yalnızca hayvanların üstünde denemiş vaziyette olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu fakat, kendisine iştirak eden 2 hekimin, çocuğun kuduz hastalığından her vaziyette öleceğini ve oldukça başarılı olursa yolun kuduz hastalığına bir çare olabileceğini söylemesinden daha sonra denemeye hüküm verdi. Aşının oldukça başarılı olması bu öldürücü hastalığın önlenmesi ve aşıların geliştirilmesi amacıyla kocaman bir hamle oldu.

Kuduz Virüsü ve Tedavi
Kuduz virüsü insana ya kuduz bir hayvanın ısırması, başka bir deyişle cildin hayvanın dişleriyle bulaşıp açılan yaranın tükrükle bulaşması neticesi ya da ciltte şuanki açık bir yara ya da sıyrığın ya da müköz membranların hayvanın tükrüğü ya da beyin dokusu benzeri virüsü taşıyan materyalle bulaşması olması neticesi bulaşır. Bu vaziyetler dışarısında, kuduz hayvanı sevmek, basma vb. hallerde bulaşma olmaz. Virüsün nadir bulaşma şekilleri içinde göz nakli, laboratuarda aerosol şeklinde kuduz virüsü solunması sayılı.

Kuduz Aşısını Kim Buldu
Kuduz Belirtileri
HDCV'ye ilişkili enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik ve kızarıklık %75'e varan sıklıkta görülebilir. %5-40 oranında baş ağrısı, halsizlik, kas ağrısı, bulantı ve karın ağrısı bildirilmiştir. Allerjik tepkiler son derecede nadirdir. Kuduz aşısı bir virüs aşısı olup, gebe kadınlara yapılmasında mahzur yoktur. Kuduz aşısı, kuduzla karşılaşma ihtimali dik kişilere (mesela veterinerler, kuduz virüsü ile çalışan laboratuar elemanı, alanda çalışanlar benzeri) temas öncesi koruma amaçlı olarak yapılmalıdır. Bu kişilerde riziko aynı ritimde devam ettiği müddetçe her 2 senede bir rapel (ek) doza gereksinim vardır.

Kuduz Aşısının Bulunuşu 
PASTÖR 1822 senesinde Fransa`nın Dole adındaki minik kentinde doğan Pastör, bilhassa "kuduz" a karşın açtığı savaşla, ismini bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Dik Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu dik okula giriş sınavında 15. meydana geldiğini öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenim gören niteliğini elde etmek amacıyla bir sene daha beklemiş, sonraki sene girdiği sınavda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir tutum dahi, onun ilme, öğrenime gösterdiği dikkatli saygının ayan beyan belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 senesinde doktor olmuştur. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bir takım mikropların vatandaşlar amacıyla faydalı meydana geldiği neticenini ortaya çıkarmıştır.

Lui Pastör Kimdir
Şarap, sirke, bira, süt benzeri maddelerin "pastörize" edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki dikkatli çalışmalarının sonucudur. Pastör yalnızca bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat vaziyette olan "karataban" hastalığını önlemiş,koyun, inek benzeri hayvanları kırıp geçiren "şarbon"hastalığını]]> Zona Aşısı https://www.asi.gen.tr/zona-asisi.html Tue, 13 Nov 2018 02:57:59 +0000 Zona Aşısı; 50 yaş olan pek fazla olan hastalık için bir eşik şeklinde gözükür. Zona hastalığı için de 50 yaş oldukça önemlidir. 50 yaşının ardından belirgin olarak yükselen zona hastalığı olasılığı, 60 yaş Zona Aşısı; 50 yaş olan pek fazla olan hastalık için bir eşik şeklinde gözükür. Zona hastalığı için de 50 yaş oldukça önemlidir. 50 yaşının ardından belirgin olarak yükselen zona hastalığı olasılığı, 60 yaşından sonra 8 ve 10 kata kadar yükselir. Eğer bağışıklık sisteminiz düşük ise zona hastalığına yakalanma olasılığı 80 ve 100 kat daha çok olur. Zona hastalığından korunmak için 50 yaşından itibaren tek doz aşı yeterli olacaktır. 2006 yılında FDA tarafından onaylanan ve 40 bin zona hastalığına yakalanan insana uygulanan zona aşısı, hastalık olasılığını yüzde 50 ve 60, ağrılı tabloyu meydana getiren postherpetik nevraljiyi ise yüzde 70 miktarında düşürüyor.

Zona aşısını tavsiye edildiği kişiler, Postherpetik nevralji hem ekonomik hem tıbbi boyuttan maliyetli, yaşam kalitesini alçaltan zor bir komplikasyon ve olasılık yaşla beraber yükselir. Zona aşısı yapılmasında tıbbi ve ekonomik açıdan yarar vardır. Mevcut olan zona tedavileri, zonanın komplikasyonlarını tam manası ile önüne geçilemez. Zona hastalığının antiviraller, antibiyotikler ve ağrıyı hafifletme yollarından meydana gelen tedavileri hastalığı iyileştirir fakat postherpetik nervralji riskini tamamı ile ortadan kaldıramaz veya ağrıyı hafifletmez. 

Bu sebeple FDA onayıyla 50 yaş üstü olan zona hastalığına yakalanan bütün insanlara zona aşısı uygulanması tavsiye edilir. Aşının, geçirilmiş zona öyküsünden bağımsız bir şekilde yapılması tercih edilir. Çünkü tıbbi kaydı bulunmayan hastaların gerçekten zona hastalığı geçirip geçirmediğinden emin olunamaz. Bu aşıyı en fazla da zona hastalığını geçirmiş olan insanlar yaptırmak ister. Çünkü zonanın meydana getirdiği sıkıntılı tabloyu bilirler ve tekrar yaşamak istemezler.

Zona Aşısı

14 kat daha güçlü olan, zayıflatılmış canlı virüs bulunduran bu aşı suçiçeği aşısına oldukça benzer. Fakat ondan 14 kat daha güçlüdür. Etki mekanizması bilinmez, fakat bu virüse karşı hücresel bağışıklığı yükseldiği varsayılır. Dışarıdan virüs kaynağı göstererek, bağışıklık sistemine bu virüsü teşhis ve ona karşı antikor meydana getirir diyorsunuz ve böylece hem antikor hem de savaşçılar meydana geliyor. Bununla birlikte var olan virüsün tekrar aktive olmasının önüne geçilir.

Yapılan dozlar, şu anda tek doz yapılması tavsiye edilen zona hastalığı aşısı, deri altına yapılır. Bir doz uygulanması en az 4-7 sene, bazı yayınlara göre ise 10 seneye dek koruma oluşturabilir. 50 yaştan büyük olan her zona hastalığı bulunan insana yapılabilir. Fakat aşının saklama şartları fazla hassastır. Aşının Türkiye’de bulunan formlarının 2-8 derecede saklanması ve kesin bir şekilde dondurulmaması gerekir. Oda sıcaklığına ulaşan aşının 30 dakika içerisinde yapılması önem taşır. Saklama şartlarına uyulmazsa aşının etkinliği kalmaz.

Yan etkileri ise, zona hastalığı aşısının ciddi yan etki miktarı yüzde 1,7’den azdır. Bütün aşılarda bulunduğu gibi enjeksiyon çevresinde kızarıklık, şişlik, kanama meydana gelmesi, sıcaklık hissi ve hafif ağrı gözükebilir. Bunlar birkaç gün ile bir hafta içinde geçer. Ender bir şekilde zona hastalığı virüsünün suçiçeği geçirmemiş olan insanlara bulaşma olasılığı vardır. Fakat geniş kapsamlı olan çalışmalarda bu durum bildirilmez. Aşı uygulanan insanda aşıya bağlı zona hastalığı meydana gelme olasılığının ise oldukça düşük olduğu belirtilir.

]]>
Grip Aşısının Zararları https://www.asi.gen.tr/grip-asisinin-zararlari.html Tue, 13 Nov 2018 10:03:54 +0000 Grip aşısının zararları: Özellikle çetin geçen kış aylarında soğuk algınlığı ve gripten korunmak maksadı ile sağlıklı yiyip içilmeli, planlı olarak egzersiz yapmalı, istirahat etmeye zaman ayırmalı, Grip aşısının zararları: Özellikle çetin geçen kış aylarında soğuk algınlığı ve gripten korunmak maksadı ile sağlıklı yiyip içilmeli, planlı olarak egzersiz yapmalı, istirahat etmeye zaman ayırmalı, alkollü içecek ve sigara gibi sağlığa zararlı maddelerden uzak kalarak bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesi gerekir. Etrafınızda öksüren, hapşıran şahıslardan uzak durulmalı, eller sık aralıklarla yıkanmalıdır. Tüm bunlara karşılığında grip hastalığına yakalanmak hiç de zor değildir. Antibiyotiklere yanıt vermeyen grip hastalığından sakınmanın yöntemlerinden birisi grip aşısı yaptırmaktır. Birçok gelişmiş ülkede böylesi bir aşı insanlara karşılıksız olarak yapılmaktadır. Ülkemizde de rutin olarak yapılmasa da, risk altında olduğu sanılan kişilere önerilmektedir.

Grip aşısı aslında ölü sınıfından bir aşıdır. Her sene genel olarak tek doz olarak yapılması tavsiye edilir. Bunun sebebi ise grip virüsünün genellikle her sene genetik şeklinin değişmesi ya da ortaya daha farklı bir virüsün çıkmasıdır. Bu aşı 8 yaşının altındaki çocuklara ilk defa yapılıyorsa, bir ay aralıkla 2 doz şeklinde önerilir. Bundan sonra tek doz yapılması yeterli olmaktadır. 8 yaşından sonra aşının ilk defa yapılmasında tek doz yeterli olur. 3 yaşının altı olan çocuklarda ise, aşının tek doz yerine yarım doz uygulanması yeterli olur. Aşının 6 aydan küçük bebeklere, hamileliğin ilk 3 ayı içinde bulunan kadınlara ve önemli derecede yumurta alerjisi olan şahıslara katiyen önerilmediğinin altı çizilmesi gerekir.

Grip aşısı virüs türüne oranla uyum sağlaması, kişinin yaşı ve kişinin sağlık durumuna göre farklılık gösteren % 70 ve 90 arasında etkin olur. Sağlıklı şahıslarda grip hastalığına karşı % 90 dolaylarında korunma sağlanır. Başkaca hastalığı bulunanlarda, yaşlılarda bu koruyuculuk azalmakta, fakat grip sebebiyle oluşabilecek komplikasyonların ve ölümlerin önlenmesinde etkili olmaktadır. Aşının kesin koruyucu etkisi yapıldıktan ortalama 10 ile 14 gün sonra aşlamaktadır.   

Grip Aşısının Zararları

Grip aşısı yapılan şahıslarda yaklaşık % 15 ile 20 kadar aşı yapılan bölgede kızarıklık, ağrı ve şişlik oluşabilir. Bunların dışında gözlenen ters etkiler ise, daha az görülür. Halsizlik, ateş ve kas ağrıları gibi etkilerin bulunması halinde bu aşı uygulandıktan sonraki 6 ile 12 saat sonra etkisini göstermeye başlar, 1 veya 2 günde kendiliğinden kaybolur. Grip aşısının ardından diğer biyolojik ürünlerde olduğu gibi alerjik olan bir reaksiyon oluşabilir. Bu aşının diğer aşılar gibi bir sağlık biriminde veya doktor gözetiminde yapılması tavsiye edilir. Aşı dondurulmadan +2 ile +8 derecelerde buzdolabından muhafaza edilir. Grip aşısından sonra şahısta grip hastalığının gözlenmesi tamamı ile tesadüftür. Çünkü bu aşı ölü aşıdır. Vücuda virüs bulaştırmadığında, aşıyla alakalı olarak grip hastalığı meydana gelmez.

Grip hastalığından korunmak ve olası durumda başkalarına da geçmesini engellemek maksadıyla yapılan bu aşının uzmanların görüşüne göre bazı yan etkilerinin ve tepkilerinin olduğu belirtilmektedir. Bu yönde yapılan bazı araştırmalarda grip aşısının felç etkisine sebep olan Guillain Barre sendromuna yakalanma riskini artırdığı belirlenmiştir. Bundan dolayı ise risk almak istemeyen bazı ülkelerde aşıların tamamen toplandığı bilinmektedir.

]]>
Hepatit B Aşısı https://www.asi.gen.tr/hepatit-b-asisi.html Tue, 13 Nov 2018 11:09:38 +0000 Hepatit B Aşısı; Hepatit B virüsü ile ortaya çıkan karaciğer hücre iltihabı ve hasarı hepatit B hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde taşıyıcılık oranı %3 ile %7 arasında değişim göstermektedir. İnsandan ins Hepatit B Aşısı; Hepatit B virüsü ile ortaya çıkan karaciğer hücre iltihabı ve hasarı hepatit B hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde taşıyıcılık oranı %3 ile %7 arasında değişim göstermektedir. İnsandan insana vücut sıvıları yolu geçen bu hastalık, kan, meni, vajinal sıvı ve salgılar, adet kanaması, doğum sırasında anneden bebeğe geçiş şeklinde bulaşma göstermektedir. Ortak kullanılan diş fırçası, ustura, traş takımı, manikür ve pedikür takımı, kesici aletler gibi pek çok geçebilecek aletlerin enfekte olmuş kişiler ile kullanımı geçişi hızlandırmaktadır. Normal şartlarda kuluçka süresi 45-80 gün arasında değişiklik gösteren bu hastalık ortalama 60-90 gün arasında toplumun büyük bir kesiminde ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalığın belirtileri arasında;
  • Aşırı yorgunluk ve halsizlik,
  • iştah kaybı,
  • hafif derecede ateş,
  • kilo kaybı, 
  • baş ağrısı,
  • bulantı ve kusma,
  • özellik ile karaciğer bölgesinde ağrı ve hassasiyet,
  • kabızlık ve ishal,
  • eklemlerde ve kaslarda ağrı,
  • deride kızarıklık
olarak görülmektedir. Karaciğer kanserine kadar giden bu hastalık başta siroz, karaciğer yetersizliği, fulminan hepatit, hepatit D gibi daha bir çok hastalığa sebep olabilmektedir.
Hepatit B Aşısı
Hepatit B aşısı; hepatit B virüsü enfekte olmuş kişinin kan ve vücut sıvıları ile temasla kolayca yayılabilmektedir. Yüksek risk faktörü olan kişilerin mutlaka aşılanması gerekmektedir. Yeni doğanda doğumun gerçekleştiği zaman ilk doz, 1 ay sonra ikinci doz, 5 ay sonra üçüncü doz olmak üzere 0.1 ve 6. aylarda yapılmaktadır. Yetişkinlerde ise ilk ay birinci doz, 1 ay sonra ikinci doz, 1 ay sonra üçüncü doz ve 12.ay da dördüncü dozlar yapılmalıdır. Aşı yerinde ağrı, kızarıklık, ateş, şişlik gibi reaksiyonlar olabilmektedir. İki tip hepatit B aşısı bulunmaktadır. Bunlar plazma kökenli HBV, rekombinant HBV aşısıdır. Bu aşıların saklanma koşulları  her iki aşının saklanma koşulları benzemektedir. 2 ila 8°C arasında saklanmalı ve asla dondurulma malıdır. Her iki aşı da, bir hafta süre ile 45°C ısıda ve bir ay süre ile  37°C’ deki ısıda immünojenik ve reaktojeniktir. Her iki aşı arasında değişim yapılabilmektedir.
]]>
Bebeklerde Verem Aşısı https://www.asi.gen.tr/bebeklerde-verem-asisi.html Tue, 13 Nov 2018 17:59:17 +0000 Bebeklerde verem aşısı, Bebeklerde verem aşısı 1999 yılına kadar doğumdan hemen sonra yada 1-2 gün içerisinde yapılıyordu. Fakat çok sık yan etkilerle karşılaşıldığı için artık bebek 60 günü tamamladıktan sonra Bebeklerde verem aşısı, Bebeklerde verem aşısı 1999 yılına kadar doğumdan hemen sonra yada 1-2 gün içerisinde yapılıyordu. Fakat çok sık yan etkilerle karşılaşıldığı için artık bebek 60 günü tamamladıktan sonra yapılmaktadır. Standart olarak, omuz başına  deri altına enjekte edilmektedir. Bebeklerde verem aşısı gerçekleşince bir kabartı oluşması gerekir. Bu kabartı böcek veya sinek ısırığı gibidir. Kısa bir süre sonra kaybolur. İğnenin doğru olarak enjekte edildiğini gösterir.

Bebeklere verem aşısı uygulanınca, aşının yeri ilk gün yıkanmamalı ve ellenmemelidir. Verem aşısında ateş gibi yan etkilere pek fazla rastlanmaz. Bebeklere verem aşısı uygulandıktan bir ay kadar sonra, aşının vurulduğu yerde bir sertlik ve sivilceye benzeyen bir kızarıklık oluşur. Zaman geçtikçe bu sivilce kabuklaşır ve iz bırakarak iyileşir. Bebeklere uygulanan verem aşısında, sivilce çıkması ve kabuk bağlayarak iyileşme sürecine girmesi bir kaç ay sürecektir.
Bebeklerde uygulanan verem aşısı her zaman bu süreçte ilerlemeyebilir. Bazı durumlarda aşının uygulanmasından birkaç ay zaman geçmesine rağmen, bu sonuçlardan hiçbiri ile karşılaşılmaz. Böyle durumlarda aşının tutmama ihtimali vardır. Test yapılıp aşının tutup tutmadığı kontrol edilir. Eğer aşı tutmamış ise, tekrar uygulanması gerekecektir. Bazen de tam tersi bir durumla karşılaşılabilir. Sivilce çok fazla büyüyüp, koltuk altına ve boyun bölgesine bezeler atabilir. Böyle durumlarda derhal doktora başvurulmalı tedavisi yapılmalıdır.

Bebeklerde Verem Aşısı
Bebeklerde verem aşısı bebekler 4 ayı doldurana kadar, yapılmalıdır. Eğer bu süreç aşılırsa, PPD testi yapılmalı ve bu testin sonucuna göre aşı yapılmalıdır. Bebek aşısız geçirdiği bu  zamanda zarfında  verem mikrobunu almış olabilir. Bu nedenle PPD testi mutlaka yapılmalıdır.
Bebeklerdeki verem aşısı 5 yıl etkilidir. 5 yılda bir aşı tekrar edilmelidir. Okullarda 1. ve 5. sınıfta uygulanmaktadır. Fakat lise dönemindeki verem aşıları hemen hemen hiç vurulmamaktadır.
]]> Saç Aşısı https://www.asi.gen.tr/sac-asisi.html Wed, 14 Nov 2018 13:09:41 +0000 Saç aşısı, saç kaybı problemi olanlar için uygulanan bir tür tedavi ya da tıbbi müdahale yöntemdir. Bu tedavi yönteminde amaç saç derisi içerisindeki hücrelerin yeniden canlanmasını sağlamak, saçların dökülmesini azaltma Saç aşısı, saç kaybı problemi olanlar için uygulanan bir tür tedavi ya da tıbbi müdahale yöntemdir. Bu tedavi yönteminde amaç saç derisi içerisindeki hücrelerin yeniden canlanmasını sağlamak, saçların dökülmesini azaltmak ve saçların daha güçlü durmasına yardımcı olmaktır. Saç aşısı yöntemi uzun süredir yurt dışında birçok büyük ülkede kullanılmaktadır. Ülkemizde de son yıllarda yayılım göstermiş durumdadır. Saç aşısının faydalı olması için tek seans yeterli olmaktadır. Bu özelliği ile diğer saç tedavilerinde üstündür. 7 yıllık bir geçmişi olan saç aşısı, modern tıbbın saç problemi olanlara sunduğu en büyük nimetlerden bir tanesidir.

Saç Aşısının Uygulanması

Saç aşısı uygulanacak bölge öncelikle bölgesel anesteziyle uyuşturulur. Ardından bu uyuşturulan bölgeye saçlara ve saç derisine fayda sağlayacak olan karışım serum enjekte edilir. Bu işlem sırasında hasta hiçbir şekilde bir rahatsızlık hissetmez. Tek seans olması sayesinde de günlük yaşamına normal bir şekilde anında devam edebilir.

Saç aşısı, Amerika'da önemli onay merkezi olan FDA'dan onay almış ve özel 510K sertifikasına sahip bir üründür. Bu sertifika, aşının güvenle kullanılabilmesini sağlamaktadır. İlk ortaya çıktığında 1999 yılından 2008'e kadar yanık ve yaraların tedavisinde kullanılan bu formül, 2008'den bu yana saç tedavisi olarak da tercih edilmektedir. Saç aşısının bir diğer adı, oto saç klonlamadır. Bunun nedeni ise, kaybolan saçların yüzde 90 oranında geri gelmesidir. Bu aşı Amerika'da savaşta organlarını kaybeden askerlere uygulanarak organlarının kendisini yenilemesi için fayda sağlamaktadır. Saçlarda da aynı etkiyi göstermektedir.

Saç Aşısı
Saç aşısı; saç dökülmesi sorunu olanlara, saçlarında incelme ya da zayıflama olanlara, saç kıran rahatsızlığı olanlara, saçını erkenden korumak isteyenlere ve saç ektirenler için ek tedavi olarak uygulanabilmektedir. Saç aşısı uygulandıktan sonra uygulama yapılan bölgede iğne izinden başka herhangi bir iz kalmamaktadır. Uygulama yapıldıktan kısa süre sonra saçlarda artma ve güçlenme hissedilmektedir. Ancak kesin sonuçlar 4 ay içerisinde kendisini göstermektedir. Saç aşısı kadın erkek ayrımı olmaksızın herkese kolayca uygulanabilmektedir. Hiçbir yan etkisi olmayan bu tedavi yöntemi istendiği taktirde birden fazla kez de uygulanabilir. Bu tedavi gören kişilerin biyolojik yapılarıyla daha çok ilgilidir. Ancak tekrar uygulanması için bir önceki tedavinin üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması gerekir.
]]>
Çocuk Felci Aşısı https://www.asi.gen.tr/cocuk-felci-asisi.html Wed, 14 Nov 2018 15:38:02 +0000 Çocuk Felci Aşısı; bu hastalığa neden olan , polio virüsü adı verilen bir mikroptur. Çocuk felci  sinsi ilerleyen ve bulaşıcı bir  hastalık türüdür. Çocuk felci genelde 1 ila 4 yaş arası çocuklarda daha sık görülme Çocuk Felci Aşısı; bu hastalığa neden olan , polio virüsü adı verilen bir mikroptur. Çocuk felci  sinsi ilerleyen ve bulaşıcı bir  hastalık türüdür. Çocuk felci genelde 1 ila 4 yaş arası çocuklarda daha sık görülmektedir. Bir yaşından büyük olan çocuklar ve yetişkinler  bu mikrobu aldıklarında çocuk felcine sebep olan virüs, insan dışkısından ve boğaz salgısından kaynaklanmaktadır. Daha sonra boğaz ve bağırsaklarda çoğalarak  vücudun diğer bölgelerine yayılırlar. Dışkı ile temasa geçmiş su ve besinlerin tüketilmesi, karasineklerin dışkıdan mikrobu alıp taşıması, çevre şartlarının kötü olduğu yerlerde havaya yayılan mikropların  solunması ile hastalık bulaşmaktadır. Hastalığa neden olan bu virüs, vücuda girdikten sonra omuriliğe yerleşerek ve oradaki kasların hareketlerini sağlayan sinir hücrelerini hasara uğratarak hastalığın başlamasına sebep olur. Bu hasar ile beraber sinir hücreleri yeni hücreleri alamadığından dolayı kaslar da artık çalışamaz duruma gelerek o organ felç olur. Hastalığın başlangıcındaki belirtiler; ateş, baş ağrısı, halsizlik, boyunda sertlik, kusma ve kas ağrılarıdır. Eğer felç olunmuş ise, deride gerilmeler görülür. Felçli bölgede kan dolaşımı zayıf olacağından dolayı deri kuru ve soğuk olmaktadır  deri ise kırmızıya dönük mor bir renk almaktadır. Çocuk felci tedavisi mümkün olmadığından dolayı bu hastalığın ortadan kaldırmak için aşılanarak korunmak çok önemlidir.

Çocuk Felci Aşısı
Çocuk Felci Aşısı; bu aşı günümüzde çocuk felci hastalığına karşı uygulanan iki farklı aşı bulunmaktadır. inaktive çocuk felci aşısı enjeksiyon şeklinde uygulanan aşı türüdür diğer bir aşı olan  oral çocuk felci aşısı ağızdan damla şeklinde verilmektedir. İnaktive çocuk felci aşısı ölü aşıdır. Güvenli ve etkin olması en önemli özellikleri arasındadır. Bebeklerde yaşamın ikinci ayından itibaren 1-2 ay ara ile toplam 3 doz enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Bebek 18 aylık olduğunda bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır. ABD'deki hastalık kontrol merkezleri son derece sınırlı koşullar dışında yalnızca IPV önermektedir. Çocuklarda IPV, belirtilen yaşlarda olmak üzere 4  doz şeklinde ağızdan verilmektedir. Yaş aralığı ise  2 aylıkken 1 doz,  4 aylıkken 1 doz,  6-18 aylıkken 1 doz,  4-6 yaşında iken 1 doz uygulanmaktadır. Aşıların yararlı olabilmesi için mutlaka belirli doz ve zaman aralıkları ile  yapılması gerekmektedir.
]]>
Aids Aşısı https://www.asi.gen.tr/aids-asisi.html Wed, 14 Nov 2018 18:02:06 +0000 Aids Aşısı, Antwerp Üniversitesi Hastanesi Tropikal Tıp Enstitüsü'nden bilim kişileri ve Antwerp Üniversitesi, HIV'e karşı  oluşturulan yeni tedavi yolları aşının gönüllü olanlar üstünde testler uygulandı. Katılımc Aids Aşısı, Antwerp Üniversitesi Hastanesi Tropikal Tıp Enstitüsü'nden bilim kişileri ve Antwerp Üniversitesi, HIV'e karşı  oluşturulan yeni tedavi yolları aşının gönüllü olanlar üstünde testler uygulandı. Katılımcıların kendi hücreleri ile aşılandığı belirtildi. Araştırmacılar, gönüllülerin kanından belirli olan beyaz kan hücrelerini filtreleyip, vücut dışarısında yükleyip, daha sonra geri verdiler. Bilim adamları, en iyi olan AIDS dergisinde, test yapılan bağışıklık sistemleri ile virüsü baskı yapma ve virüse saldırma mevzusunda daha öncesinden iyiye doğru gittiğini belirtmişlerdir. Ancak günümüzde hastalığı tam anlamıyla tedavisi yapılmamaktadır.

Aslına bakarsak, tıp bilimi ilaç kombinasyonları ile HIV enfeksiyonunu iyi bir biçimde kontrol altına alınmaktadır. Seropositive insanlar oldukça normal bir yaşam devam etdirmektedirler. Fakat virüs yok edilmemektedir. Tedaviyi yollarında, derhal geri tepme meydana gelmektedir. Bilim sorunun ne olduğunu bilmekte, kanımızda bulunan özel güçler, komutanlarından yeterli olarak destek görememektedir. Bağlantılı olan hücreler, virüsün haricinde özel kısımları açığa çıkararak, neye saldırılması gerektiğini oluşturmaktadır. 

İnsan savaşçı olan hücreleri, HIV ile ilgili olan doğru bilgileri elde edebileceği ve onları savaşçı olan CD8 hücrelerinin direneceği iyi örneklere dönüştürme durumunda değildirler. Enstitüye bağlı olarak virolojistler ve HIV doktorları, bu sorunla ilgili olarak senelerce işbirliği yaptılar. Beraber, HIV proteinlerinin yapı bilgilerini laboratuarda HIV pozitif gönüllü olan kişilerin hücrelerine yüklemeyi başardılar. Kişilerin hücrelerin verilen emirleri yerine getirmesini oluşturulabilir ve HIV hücrelerinin yüzeylerinde bulunan parçaları açığa ulaştırabilir. Test tüplerinde bulunan daha ileri ki araştırmalar, yüklenmiş olan komutan hücrelerin, savaşçı olan hücrelere aktive edebildiğini gösterdi.

Aids Aşısı

Kişilerde denenme vakti geldi. Flaman, Belçikalı ve Fransız araştırma kuruluşları hibeler sağladılar. Uzun zamandır ilaç kombinasyonu alan altı HIV pozitif insan, gönüllü bir şekilde hazırlandı. Bilim adamları, Antwerp Üniversite Hastanesi Hücre Terapi Merkezinde gönüllü olanlara ait olan büyük orandaki kandan komutan hücreleri filtreleyip, test tüplerinde işledi ve bu komutan hücrelerine HIV'in genetik yapı talimatlarını yüklediler. Ve ardından yüklenmiş olan hücreleri dondurdular.

Gönüllü olan insanlara 4 haftalık zamanlarda dört kere, üstünde çalışılmış kendi hücrelerinden küçük bir oranı geri enjekte ettiler. Ve gerçekten, aşının görülen hiç bir zararlı yan etkisi bulunmamasına karşın, her bir aşılamanın ardından CD8 savaşçı hücreleri, virüsü gittikçe daha iyi bir duruma gelir. En önemli netice, şu anda test tüplerinde aşı ile aktive olmuş savaşçı hücreler virüsü baskılama da daha iyi duruma geldiler. Ancak HIV hala kılık değiştirmiş olarak bulunmaktadır. HIV hala sorunlarını yeteri kadar hızlı farklılaştırmakta ve sıkça bir kaç virüs bu saldırıyı geçebilmektedir.

Böylece HIV'in tam olarak tedavi edilmesi zor olarak devam eder. Fakat neticeler cesaret verici; gönüllü olanların kendi savaşçı hücrelerinden yapılan aşı güvenli ve bazı limitli de olsa iyileştirici olan etkisine sahiptir. Ancak HIV araştırmacılarının oldukça ünlü dergisinde yayınlanması yeterli olan güce sahip ve Antwerp Bilim İnsanlarını umutlandırmak ve motive etmek için yeterliden de iyi derecede olan bir neticedir.

]]>
Kpa Aşısı https://www.asi.gen.tr/kpa-asisi.html Thu, 15 Nov 2018 07:50:22 +0000 Kpa Aşısı, Pnömokok, Gram pozitif bir diplokoktur. Pnömokoklar birden fazla enfeksiyon hastalığının en çok karşılaşılan durumudur. Pnömokokların sebep olduğu enfeksiyonlar; ciddi olan pnömoni, sepsis ve menenjit gibi invazif Kpa Aşısı, Pnömokok, Gram pozitif bir diplokoktur. Pnömokoklar birden fazla enfeksiyon hastalığının en çok karşılaşılan durumudur. Pnömokokların sebep olduğu enfeksiyonlar; ciddi olan pnömoni, sepsis ve menenjit gibi invazif enfeksiyonlar ile birlikte otitis media, sinüzit ve hafif bakteri yemi gibi enfeksiyonlara da sebep olur. Kaynak çoğunlukla taşıyıcı olan kişilerdir. Solunum vasıtası ile bulaşır. Çoğunlukla kış mevsiminde ve ilkbahar başında meydana gelir. Konjuge Pnömokok aşısı tek dozluk olan kullanıma hazır enjektör içinde bulunmaktadır. Sıvı formda yer alan aşı kendi enjektörü ile yapılmalıdır.

Genel Aşı Kontrendikasyonları,  Konjuge Pnömokok aşısı için de geçerlidir. Aşı yapılmasında aşıların yapılmaması gereken olaylar oldukça enderdir. Bir aşıya karşı oluşan anaflaktik reaksiyon, o aşının daha sonraki dozları için kesin kontrendikasyon meydana getirir.  Bir aşı komponentine karşı oluşan anaflaktik reaksiyon, bu maddeyi bulunduran aşılar için kesin kontrendikasyon meydana getirir.  Ateşli yada ateşsiz olan ciddi hastalık olaylarında izleyen hekimine danışılmadan aşı yapılmaz.

Konjuge pnömokok aşısı, genel kontrendikasyonlar haricinde kontrendikasyonu bulunmamaktadır. Önlem alınarak aşı uygulanacak olaylar bulunmamaktadır. Aşı neticesinde istenmeyen etkiler, çok gözüken, hafif olan yan etkileri, % 10 ve 20 olan lokal reaksiyon.  % 10 ve 20 olan ve 38 oC'yi aşan ateş. % 10 ve 20 olan huzursuzluk, kırgınlık ve sistemik olan belirtiler. Ender gözüken, ciddi olan yan etkileri, 0 ve 72 saat içerisinde konvulsiyon ender şekilde gözükebilir. 

KPA'nın yapılması, 12 aya kadar bebeklerde deltoid kası radial sinirin yüzeysel olan yerleşimi ve kasın aşıyı uygun biçimde absorbe edecek değin gelişmiş olmaması sebebiyle güvenli olan intramusküler yapılama için uygun değildir. Dolayısıyla bebeklerde IM yapılma için uyluğun orta yada üst 1/3 bölümünde, vastus lateralis kasının ön yan kısmı kullanılır.  12. ayın ardından, kolun üst bölgesine deltoid kas içerisine yapılır. Kol dirsekten, bacak dizden 45° kadar içe bükülür ve enjektör 90° dik açıyla cilde girerek, kas içerisine yapılır. 
Kpa Aşısı

KPA 0.5 ml uygulanır. KPA'nın saklanması, İl deposunda, aşı flakonları (+2) ve (+8)C'de mauhavaza edilmelidir. Kesinlikle dondurulmamalıdır. Sağlık kurumunda, KPA üstten soğutmalı olan buzdolabının alt rafında saklanmalıdır, kesinlikle dondurulmamalıdır. Aşı depolama kapasitesi ihtiyacında bulunan yükseliş dikkate alınarak mevcut olan alt yapı il aşı yetkilisi ve il soğuk zincir yetkilisi tarafından yerinde değerlendirilmeli ve ihtiyacı bulunan kurumlarda geniş kapasiteli olan buzdolapları acil bir şekilde temin edilmelidir.

Konjuge Pnömokok aşısı yakalama takvimi, KPA'nın yapılmaya başladığı tarihte 2. ayını bitirmiş olan bebekler rutin olan aşı şeması içerisinde KPA da dahil olmak üzere aşılanma yapılmaya başlanacaktır. Yapılma biiçimi 2.ay (8 hafta), 4. ay (16 hafta), 6. (24 hafta) ay ve 12. ay (52 hafta) olmak üzere toplam olarak 4 dozdur.  KPA'nın yapılmaya başladığı zamanda 3 ve 6 ay arasında bulunan bebekler için de yine toplam 4 doz yapılacaktır. Fakat bu uygulama, halen başlamış olan rutin aşılama şemasına yapılmalı, ek ziyaretler düşürülmelidir. Ayrıca dozlar arasında bırakılacak en az aralıklara da dikkate alınmalıdır. KPA'nın 1. dozu ile 2. dozu ve 2. dozu ile 3. dozu arasında en az dört hafta, 3. doz ile rapel doz arasında en az 4 ay zaman bırakılmalıdır.

3 aylık olan bebekler için örnek olan aşı takvimi, 3. ayda birinci doz, 4. ayda ikinci doz, 6. ayda üçüncü doz ve 12. ayda rapel. 4 aylık olan bebekler için ise örnek aşı takvimi, 4. ayda birinci doz, 6. ayda ikinci doz, 7 yada 8. ayda üçüncü doz ve 12. ayda rapel. 5 aylık olan bebekler için ise örnek aşı takvimi, 5. ayda birinci doz, 6. ayda ikinci doz, 7 yada 8. ayda üçüncü doz ve 12. ayda rapel.
]]>
Aşı Takvimi https://www.asi.gen.tr/asi-takvimi.html Thu, 15 Nov 2018 08:12:59 +0000 Aşı takvimi, Aşı, gelişebilecek hastalıklara karşı direnç sağlamak amacıyla canlı vücuduna verilen zayıflatılmış virüs, hastalığa neden olan parçalar ve salgılardan oluşturulan çözeltidir. Direnç insanın bağ Aşı takvimi, Aşı, gelişebilecek hastalıklara karşı direnç sağlamak amacıyla canlı vücuduna verilen zayıflatılmış virüs, hastalığa neden olan parçalar ve salgılardan oluşturulan çözeltidir. Direnç insanın bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ile sağlanır. Aşının temel ilkesi, vücut hastalık etkeni ile karşılaşmadan onu hastalığa karşı bağışık hale getirmesidir. 
 
Aşı, özellikle de küçük çocuklar için her ne kadar korkunç görünse de onların sağlıklarını korumak için çok önemli bir şeydir. Aşılama, bir insan için doğduğu günden itibaren başlar ve ölene kadar devam eder. Bu aşılamaların belirlenmiş günleri ve aralıkları vardır. 

Aşı takvimi en son Sağlık Bakanlığı'nın 2014 düzenlemelerine göre şu şekildedir:
  • Doğumda: Hepatit B aşısı ilk dozu + K vitamini
  • 1. ayın sonunda: Hepatit B aşısının 2. dozu
  • 2. ayın sonunda: Verem aşısı ilk doz, DaBT-İPA-Hib aşısı, Pnömokok aşısı
  • 4. ayın sonunda: DaBT - İPA - Hib aşısının 2. dozu + Pnömokok aşısının 2. dozu
  • 6. ayın sonunda:  Hepatit B aşısının 3. dozu +  DaBT - İPA - Hib aşısının 3. dozu +  Pnömokok aşısının 3. dozu, Çocuk felci aşısı
  • 12. ayın sonunda: KKK aşısı +  Su çiçeği aşısı + Pnomokok aşısı rapel doz
  • 18. ayın sonunda:  DaBT - İPA - Hib aşısının rapel dozu +  Çocuk felci aşısının 2. dozu + Hepatit A aşısı ilk dozu 
  • 24. ayın sonunda: Hepatit A aşısının 2. dozu 
  • İlk öğretim 1. sınıfta: KKK rapel dozu, DaBT-İPA rapel dozu 
  • İlk öğretim 8. sınıfta: Erişkin tip Difteri - Tetanoz aşısı
DaBT - İPA - Hib: Asellüler difteri boğmaca tetanoz - inaktif polio aşısı - haemofilus influenza tip B ( Beşli karma aşı )
Aşı TakvimiDaBT - İPA:  Asellüler difteri boğmaca tetanoz - inaktif polio aşısı ( Dörtlü karma aşı )

Aşı uygulaması son yıllarda ülkemizde daha da önem kazanmıştır. Aşı takvimi sorumluluğu ailelere ve aile hekimliklerine verilmiştir. Bir bebeğin aşı takvimi aksadığı taktirde aile hekimliklerine yaptırım uygulanmaktadır. Bu yüzden takibi sıkı yapılmaktadır.

Aşı bir ülkenin sağlık durumunun geleceği için önemli bir adımdır. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin göstergelerinden biri de sağlık durumunun gelişmişliğidir. Bu yüzden aşı çok önemlidir. Bir çocuğun aşı takvimi eksiksiz olarak tamamlanmalıdır. 
]]>
Hcg Aşısı https://www.asi.gen.tr/hcg-asisi.html Fri, 16 Nov 2018 00:26:41 +0000 HCG aşısı, gebelik esnasında plasentadan salınan (benzer hormon gebelik kistlerinde ) bir hormondan üretilir. İlk defa, gebelik sonrasında fazla miktarda kiloya sahip meydana gelen bayanlarda kullanılmış ve muvaffakiyet elde ed HCG aşısı, gebelik esnasında plasentadan salınan (benzer hormon gebelik kistlerinde ) bir hormondan üretilir. İlk defa, gebelik sonrasında fazla miktarda kiloya sahip meydana gelen bayanlarda kullanılmış ve muvaffakiyet elde edilmiştir. Çok sayıda medikal iş göstermiştir ki HCG kullanım ile beraber tatbik edilen az kalori perhizi ve egzersiz altını çizen önemli şekilde yağ kaybını sağlamakta, natürel şekilde beden şekillenmesine ve sıhhatli olmaya destek etmektedir. Hcg, zayıflama aşısı ya da zayıflama iğnesi adlarıyla da bilinmektedir. 

Hcg Aşı Uygulamaları

HCG glikoprotein yapıda bir hormon olup, plasentadan trofoblastik hücrelerden üretilir. Birbirinden çeşitli, Alfa ve Beta isimli 2 farklı zincirden meydana gelir. ilk şekilde bilinmelidir ki, sihirli bir değnek değildir ve ek olarak şişmanlığın kesinlikle giderilmesi şimdilik bulunmamaktadır. Kilo vermeyi hızlandıran, uygulaması basittir. Şişmanlık yalnızca kilolu olma hali değildir. Bu sebeple de, bir başına rejim yapmak, şişmanlığı gidermez, destekçi olabilir. Şişmanlık, hipotalamik merkezin disfonksiyonu sonucu meydana gelen bir semptomdur. hCG hipotalamik merkezi etkilemektedir. Hipotalamik bozukluğu düzeltmekte ve sonrasında da yağ metabolizmasını etkilemektedir. Bu sebeple hCG şişmanlığı giderilmesinde oldukça güzel bir yardımcıdır. 

HCG Etki mekanizması:   
  • Yağlı dokuda metabolizmayı artırır 
  • Bunu lipoliz yolları ile yapar 
  • Yağ depolarının yıkımını artırır 
  • Perifer dokuda yağ tüketimini artırır. 
Hcg Aşısı
Yetişkinlerde bir doz HCG ile özgür yağ asidinde yükseliş meydana gelir. Birçok çok hasta kilo vermeye aynı ritmde devam etmek için ikinci bir kürü ek olarak almak istemektedirler. Perhize tam uyulması çok mühimdir. Diyetteki ince ince farklılıklar dahi kabul görmeyen neticelere sürükleyebilir. Gerçek uygulanırsa çabuk kilo kaybı oluşurken, uygulama sonucu olarak vücudun şekillenmesini olanağı sağlar. HCG yazılımı hastanın 28 gün süresince, altını çizen muayenehane ziyaretini gerektirir. Bu ziyaretlerde hasta tartılır ve HCGler uygulanır. Nihai senelerde yağ doku membranındaki reseptörler incelenmektedir. Hem Alfa, benzer zamanda Beta andrenoreseptörleri yer almaktadır. Beyaz yağ dokusundaki trigliseridleri lipoliz yolları ile yağ asidleri ve gliserole parçalar. Zayıflamak uğruna çoğu metoda müracaat eden bayanlar, kendilerince her geçtiğimiz gün yepyeni bir yol keşfediyorlar. Az vadede kilo verdirse de bu yolların ileriye yönelik sağlığa zararları fazla vurgulanıyor. Nihai vakitlerde meydana çıkan ve hekimlerin adale ve kemikler üstünde kötü sonuçlarına İlgi çektiği yöntemlerden bir tanesi de Beta-HCG iğneleridir. Hipofiz yetmezliğine ilişkili seksüel sıkıntı görülebilen bireylerin rehabilitasyonunda kullanılan bu iğneler, zayıflama için kullanıldığında ise adele ve kemik kaybına neden oluyor.  Acıbadem Kadıköy Hastanesi' nden İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Adnan Gökçel, Beta-HCG iğnelerinin nihai dönemde zayıflama için kullanılmaya başladığını ifade ederek, ''Oysa Beta-HCG iğnelerinin zayıflama üstünde belirtildiği denli tesiri yok'' diyor. 

HCG Ne Türlü Çalışır 

HCG -HUMAN CHORIONIC GONADOTROPIN ; bedende natürel yol ile üretilen bir hormondur. Çocuk ve kadın için bedendeki yağların yakılmasını ve enerji üretilmesini olanağı sağlar. Kilo kaybı için çok az miktarda bu HCG hormonu kullanılır. HCG nin bu az dozdaki ölçüsü gebelik konusunda hiçbir tesire sahip değildir. Bu sebeple hem adam benzer zamanda bayanlarda dayanıklı bir şekilde kullanışlı.

HCG Uygulamasının hemen yan tesirleri var mıdır 

ilk şekilde bilinmesi gerekli olan şu: gebe olanlarda gün içerisinde 200.000 ünite HCG üretilmektedir. Bu uygulamada ise gün içerisinde 150 ünite verilmektedir. Başka bir deyişle tamam]]> Sarılık Aşısı https://www.asi.gen.tr/sarilik-asisi.html Sat, 17 Nov 2018 00:25:50 +0000 Sarılık Aşısı; Hepatit B yani insanlar arasında sarılık ismiyle bilinen hastalığın aşısını, nasıl ve ne zaman yapıldığını ayrıca öbür aşılar ile ilgili kısa olan bilgileri de öğrendik. Aşı yüksek miktarda (% Sarılık Aşısı; Hepatit B yani insanlar arasında sarılık ismiyle bilinen hastalığın aşısını, nasıl ve ne zaman yapıldığını ayrıca öbür aşılar ile ilgili kısa olan bilgileri de öğrendik. Aşı yüksek miktarda (%95 ) bağışıklık oluşturur. Bu bağışıklık yaşam boyu devam eder. Hepatit B aşısı oldukça güvenilir bir aşıdır. Piyasada yer alan aşılar hakkında pratik olarak önemli bir değişikliği bulunmamaktadır. Tümü güvenle kullanılabilir. Yüksek bulaşma olasılığı taşıyanlara (sağlık personeli, virüs taşıyıcısı ile aynı evde kalanlara bağışıksız olan eş ve çocuklar, taşıyıcı anneden meydana gelen bebekler, oldukça sık kan almak durumunda olanlar, hemodiyaliz olan hastalar, hayat kadınları) aşı yapılmalıdır.

Aşılama ideal olarak, birer ay ara ile iki doz ve ilk aşının ardından 6 ay sonra 3. doz yapılarak uygulanır. Bu zamanlarda belli bir esneklik gözükebilir. 1 ve 2. Doz arası 2 hafta ile 4 ay, 2 ve 3. Doz arasındaki zaman ise 2-18 ay arasında uygulanırsa 3 dozluk şema uygulanmış sayılır. Her dozda, yetişkin olanlar için 20 mikro gram, küçük olan çocuklar için 10 mikro gram aşı proteini mevcuttur. Ufak olan çocuklar ve bebeklere yetişkinlerde kullanılan dozun yarısı yeterli olacaktır.

Aşı, 2 yaşından büyük olan çocuklar ve yetişkinlerde deltoid kas içerisine, 2 yaşından küçük olan bebeklerle yeni doğanlarda uyluğun ön yan yüzünden kas içerisine uygulanarak yapılır. Eğer istenirse 5 ve 7 senelik aralıklarla bir doz rapel uygulanarak bağışıklık devam ettirilir. Hepatit B aşısı, BCG, tetanoz, boğmaca, çocuk felci, kızamık şeklinde yapılan öbür aşılar ile beraber uygulanabilir. Yüksek bulaşma olasılığı söz konusu ise, aşı gebelere de uygulanabilir.

Sarılık Aşısı

Aşı yapılan bölgede, 2 gün içerisinde geçen hafif ağrı ve kızarıklık meydana gelebilir. Aşı, yapılıncaya değin +2°C ile +8°C arasında bulunan sıcaklıkta saklanmalı ve hiçbir şekilde dondurulmamalıdır. Aşı, uygulanmadan önce çalkalanmalıdır. Öbür hepatit virüslerine karşı olan aşı, hepatit C ve hepatit E virüslerine karşı olan henüz aşı bulunmamaktadır. Hepatit D virüsüne karşı da özel bir aşı bulunmamaktadır. Fakat hepatit B ye karşı aşılama, insanı D virüsü hepatitine karşı da korumaktadır.

Hepatit A virüsüne karşı, ülkemizde de kullanılabilen bir aşı mevcuttur. Aşı, 2 yaşın üzerinde bulunan çocuklara 1 ay ara ile 2 doz ve 6 ve 12 ayın ardından rapel doz uygulanırsa, 20 sene kadar devam edebilen bir bağışıklık oluşturulur. Aşı ile önceden bağışıklama için yeteri kadar vakit bulunmayan olaylarda (yakın bölgede hepatit A salgını yada ev içerisinde bu hastalığı geçirmekte olan bulunuyorsa) hastalanmamış bağışıksız çocuklar 0.02 ve 0.06 mI/kg hesabı ile normal immunglobulin (Kızılay'ın yapmış olduğu preparatlar tercih edilmeli) kas içerisine uygulanılarak korunabilirler.

]]>
Göz Aşısı https://www.asi.gen.tr/goz-asisi.html Sat, 17 Nov 2018 02:59:01 +0000 Göz aşısı: Aşıların çoğaltılması, türlerinin artırılması istenilen bir ağacın üstüne yapılan bir işlemdir. Ağaç aşı yapma işlemi oldukça eski bir döneme  dayandığı gibi çok fazla da çeşidi b Göz aşısı: Aşıların çoğaltılması, türlerinin artırılması istenilen bir ağacın üstüne yapılan bir işlemdir. Ağaç aşı yapma işlemi oldukça eski bir döneme  dayandığı gibi çok fazla da çeşidi bulunmaktadır. Konumuz olan göz aşısı da aşılama işlemlerinden birisi olmaktadır. Bir başka adı da yaprak aşısıdır. Bu aşılama yöntemi günümüzde de oldukça sık olarak uygulanmaktadır. Bunun sebebi kısa sürede çok daha fazla ürün elde etmek istenmesidir. uygun zamanda da bu uygulama evresini başlatma girişiminde bulunulmalıdır. Göz aşıları için önemli olan iki şeye ihtiyaç duyulur. Birincisi aşının yapılacağı anaçtır. Bir diğeri ise anaca yerleştirilen gözlerdir. Altında odunsu doku bulunan veya bulunmayan bir kabuk parçacığıyla üzerine bir göz aşısıyla yapılan işlemdir. Bu tür işlemde yalnızca bir tomurcuk seçilir. Bu tercih edilen gözler sayesinde verim artacak ve direkt olarak ekonomik kazanca sebebiyet verecektir, aşısı yapılan ağacın meyvesi de iştahla ve sevinçle yenecektir. Göz aşıları ikiye ayrılmaktadır. İkiye ayrılmasındaki ana mantık yapılma zamanıdır. Ayrıca göz aşısı yapılırken önemli olan noktalardan biri de bölgede esen rüzgara dikkat edilmesi gerekir. Oldukça şiddetli esen rüzgarın tersi yönünde aşı yapılması en doğru olanıdır.

Göz aşısını yaparken aşı yapılması istenen anaç ve gözün uyumlu olmasına özen göstermeliyiz. Aşıyı yapmadan önce göz ve anaç temizlenmelidir. Çamur toz vs. gibi şeyler aşıya büyük olasılıkla zarar verebilir. Aşı yapılacak anaç kolay ve çabuk kabuk vermesi için bir hafta öncesinden sulanmalıdır. Bunları yaptıktan sonra ise, anaç toprak yüzeyinden ortalama 15 veya 20 cm kadar üstten T şeklinde işaretlenip çizilir. Çizilen bu T odunsu yapıdan ayrıştırılır. Aşısı yapılacak olan göz de bu çizilen T içine spatül yardımı ile yerleştirilir, bu esnada gözün özüne dikkat edilmelidir, önemli olan şeylerden birisi de öz olmadan aşı tutmaz gerçeğini unutmamak gerekir. Öz aşılanacak kısmın içinde kalması lazım gelir. T şeklinde çizdiğimiz, içine göz yerleştirilen gözün üstte kalan kabuğu kesilir. Daha sonra hazırlanan T aşı nemlendirilmiş aşı bandı ile sarılır. Ne çok sıkı ne de çok gevşek olacak şekilde ve göz açıkta kalacak şekilde sarılır.

Göz Aşısı

Sürgün göz aşı yöntemi genellikle kışların ılık geçtiği yerlerde tercih edilir. Bunun sebebi soğuğa karşı bozulma, aşının tutmama olasılığı olmasıdır. Genelde mayıs sonu yada haziran başı yapılır. Yapıldıktan sonra ise göz anaca takıldığı o yıl uyanır. Aynı yıl da bu gözden sürgün alınabilir. Ayrıca erken zamanlı sürgün ve geç zamanlı sürgün olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Bunun sebebi genellikle bölgesel farklılıklar olarak değerlendirilmektedir. Durgun göz aşısı ise temmuz ayının sonunda ve eylül ayının başında yapılır. Durgun göz aşısı da yapıldığı dönem itibariyle önem arzeder. Yapıldığı zaman kış aylarından dolayı uyanmaz. Ertesi yıl bahar aylarında sürgün verir. Kış soğuklarına daha dayanıklı olduğu için genellikle kışların  daha soğuk geçtiği yerlerde yapılır. Durgun göz aşısında önemli bir püf nokta vardır. Göz alınan sürgünden yaprakları ayrılıp temizlendikten sonra sadece bir tane yaprak bırakılır. Durgun göz aşısının tutup tutmadığını burdan görünür. Tutma zamanı aşağı yukarı bir ay gibi bir süredir. Bir ay içinde ise gözün hemen yanındaki yaprak sapı düzgün olarak kopar ise aşı tutmuş manasını taşımaktadır. Ama yaprak kurur ise aşılama tutmamış denebilir.

]]>
Bcg Aşısı https://www.asi.gen.tr/bcg-asisi.html Sat, 17 Nov 2018 15:47:47 +0000 Bcg aşısı, milletçe aralarında verem aşısı olarak da tanımlanmaktadır. Prosedür olarak da sol omuz başından cilt içerisine enjekte şeklinde uygulanır ve uygulamadan tek süre ardından haşere ısırığını andıran bell Bcg aşısı, milletçe aralarında verem aşısı olarak da tanımlanmaktadır. Prosedür olarak da sol omuz başından cilt içerisine enjekte şeklinde uygulanır ve uygulamadan tek süre ardından haşere ısırığını andıran belli bir süre tek kabartı oluşmalıdır. Meydana Gelen kabartı 10-15 dk ardından ortadan kaybolabilir, bu kabartı aşının gerçek yapıldığının göstergesidir. 1998-1999 senelerinde doğum yaptıktan anında ardından veya 2 gün ardından uygulanmaktaydı. Bu durum birtakım hemen yan tesirlere sebep olduğu amaçlı nihai zamanlarda yepyeni doğan bebekler 2. ayını doldurduktan ardından uygulanmaktadır. 

BCG aşısının, ateş benzeri rastgele yan tesire neden olmaz. Aşı yapıldıktan tahmini 25-30 gün ardından ufak sivilceyi andıran tek kızartı meydana gelir. Meydana gelen kabarıklık yavaş yavaş kabuk bağlar ve daha ardından iz bırakarak ortadan kaybolabilir. Unutulmamalıdır, bu sivilceye alternatif kızarıklık ve iyileşme müddeti uzunca vakit sürebilir, eğer rastgele tek yakıntıya yol açmaz. 

Verem Aşısı Ne Türlü ve Ne Vakit Yapılır 

Son senelerde Türkiye'de görülme sıklığı mühim oranda büyüyen verem, hayat ölçeğinde de yaygın tek enfeksiyon sağlık sorunu olma özelliğini korumaktadır. Aşı deri içerisine verilerek uygulanır. Önceden ağız yöntemiyle uygulanmış, ama bağışıklık oluşturacak denli yüksek miktarda antikor oluşumu sağlamayan bu yöntemden vazgeçilmiştir. Verem aşısı çiçek aşısına alternatif şeklinde iğneyi deriye birden çok defa batırarak veya derinizi çizerek uygulanabilir. Aşı çok fazla temkinli yapılmalıdır. Deri altına değil şüphesiz deri içerisine uygulanmalıdır. En sık sık kullanılan bölge kolun harici yüzüdür.  

Verem Aşısının Tesiri 

Bebekleri 5 yaşına kadar %80-90 oranında korumaktadır. Bu savunma 10 yaşına %80'e erişkinlerde %50'ye düşer. Birtakım vaziyetlerde savunma tam değildir. Ama her vaziyette aşı hastalığın vücuda dağılmasını önler. 

Bcg Aşısı
Ne Denli Güvenli 

1930 senesinde Fransa'dan edinilen aşı Alman klinikteki 251 çocuğa veriliyor; çocukların birçok hastalanıyor ve 77'si can veriyor. Öfkeli Alman halkı Fransa'yı sorumlu tutuyor. Aşıyı vuran hekim mahkemede yargılanarak mapus cezasına çarptırılıyor. Aşı vurulduğu noktada tek kabarcık oluşturuyor ve enjeksiyon yerinin etrafındaki lenf bezlerini büyütüyor. Çok hafta ardından kabarcık infilak ederek cerahat akıtıyor, ardında kocaman çirkin tek yara izi de diyebileceğimiz keloid dokusu bırakıyor. Aşılamadan 3 -7 ay ardından, kasık lenf bezlerinde abse oluşumu görülebilmekte. Lenf bezi abseleri yer altı veya kürek kemiği (kalvikula) boşluğunda da gelişebilir. 

Aşının Özellikleri: 

Ükemizde tipik olarak da kuru toz şeklinde kullanılmaktadır. Toz sulandırılmadan oda sıcaklığında tahmini 30 gün, buzdolabında+2-8 derecede 2 yıl denli etkinliğini yitirmemektedir. Sıcaklık ve ışığa karşın çok duyarlıdır.  

Aşının Komplikasyonları: 

Güvenilirliği çok yüksek tek aşıdır. Aşının sonrasında görülebilecek komplikasyonlar, tatbik edilen doza, aşının yapıldığı yere ve derinliğine, Aşı yapılmış olan bireyin yaşına, bağışıklık sistemine yönelik değişiklik işaret etmektedir. Deri altına tatbik edilen aşılar deri ülseri ve deri altı apselere sürükleyebilir. 

]]>
Aşı Vurma https://www.asi.gen.tr/asi-vurma.html Sat, 17 Nov 2018 21:39:03 +0000 Aşı vurma, insan bedeninde olası hastalıklara karşın sağlamlık hali geliştirme işlemi olarak adlandırılır. Vücutta yabancı maddeye karşılık veren savunma maddeleri bulunmaktadır. öncelikle mikroplar

Aşı vurma, insan bedeninde olası hastalıklara karşın sağlamlık hali geliştirme işlemi olarak adlandırılır. Vücutta yabancı maddeye karşılık veren savunma maddeleri bulunmaktadır. öncelikle mikropların maddeleri beden için birer antijendirler. çoğu enfeksiyon hastalıklarında, hastalığı atlattıktan sonra, kişilerde, o hastalıklara karşı bir sağlamlık hali yani bağışıklık meydana çıkar. O zaman, bu hastalıklara karşı yapay tedbirler ile kişilere dayanıklılık kazandırmak olanağı vardır. Bu bağışıklığı kazandırma, ya insan bedenine zararsızlaştırılmış, etkisizleştirilmiş antijenleri müsait yöntemlerle vererek yada bir başka bünyenin o mikroba karşı yapmış olduğu antikorları alıp vermekle olur. Bu işlemlerden ilkine aktif bağışıklama, ikincisine de pasif bağışıklama denir. Vücut kendi çabasıyla antijene karşı koruma maddelerini, antikorlarını hazırlamış olur. Etkisiz bağışıklık: Bir başka organizmada, o mikroba karşı vücuda gelmiş antikorlar verilir. etkisi hemen başlar, fakat bir kaç hafta kadar  yakın bir zaman devamlılık gösterir. Aktif bağışıklamada ise bağışıklık zamanı yıllarla mukayese edilir. Bakterilerce yok edilen zararlı cisimlere, başka bir söyleyişle bakteri zehirlerine toksin denir. Toksinlerin zararsızlaştırılmasıyla, bakterilerin toksinlerine karşı aşılar yapılmıştır.           

Farklılık gösteren mikroplar vardır. Bunların ise kendi başlarına ömürlerini sürdürme ve çoğalma özellikleri vardır. Virüsler de kendi başlarına yaşama özellikleri bulunmayan, hücreler içerisine girerek ancak onlarda çoğalabilen varlıklardır. Virüs, kendisi içerisinde gerekli maddeleri, içinde parazit olarak yaşadığı hücrelere yaptırır. Başarılı bir şekilde dayanıklılık kazandırmak, virüs hastalıklarına ve bakteri toksinleriyle olan hastalıklara karşı mümkündür. Bakterilerin çoğalması ile olan enfeksiyon hastalıklarında başarı çok fazla değildir. Difteri, tetanos, şarbon, botulizm gibi hastalıkların belirtileri; bakteriler değil, bakterinin salgıladığı ekzotoksinler nedeniyle ortaya çıkarlar. Ekzotoksinin neden olduğu hastalıklarda vücut koruma maddelerini, yani antikorlarını bakteriye karşı değil, toksinlere karşı yapar. Böylelikle antitoksik bir dayanıklılık ortaya çıkar. Bakteri toksinleriyle meydana gelen hastalıklarda hasıl olan bağışıklık oldukça uzun sürelidir. Toksinlere karşı olan bağışıklık, zehirliliği giderilmiş toksinlerin zerk edilmesiyle olur. Böyle üretilen toksoitler vücuda zerk edilince kişide bağışıklık yapar, fakat hastalık belirtileri meydana getirmez. Toksoit kullanımı en çok tetanos ve difteri hastalıklarına karşı kazanılan bağışıklıkta önemlidir. Virüs hastalıkları oldukça uzun süreli bağışıklık bıraktığı için bunlarda da aktif bağışıklık kazanmak mümkündür.

Aşı Vurma

Canlılığı olan aşılar; hastalandırma olasılığı azaltılmış, lakin çoğalma kabiliyetini koruyan virüsler ile olur. Bu tür aşıların en önemlileri; çiçek, çocuk felci, kuduz, kızamık, kabakulak aşılarıdır. Canlılığı olmayan aşılar; Çoğalma özelliği olmayan virüsler ile yapılır. Canlı ve cansız aşıların avantajlı ve dezavantajlı yönleri vardır. Canlı aşılar, ölü aşılardan fazla uzun süreli bağışıklık bırakırlar; ancak, canlı virüs aşılarının en önemli dezavantajı, virüsün hastalandırıcılık özelliğini yeniden kazanması durumudur. Bakterilere karşı vücuda gelen bağışıklık, çeşitli bakteriler arasında çok fazla değişiklik gösterir. Yumuşak yara gibi hastalıklara hiç bağışıklık gelişmemesine karşılık, Boğmaca da ömür boyunca bağışıklık gelişebilir. Bakterilere karşı da geniş etkili aşılar, şimdilik kolera ve tifüs hastalıkları için yapılmaktadır. Virüs; nükseden karaciğer iltihabına, siroza ve karaciğer kanserine sebeb olan bir hastalığa yol açtığından, aşısı çok mühim iştir.

]]>
Hib Aşısı https://www.asi.gen.tr/hib-asisi.html Sun, 18 Nov 2018 21:10:15 +0000 Hib Aşısı, 5 yaşından daha küçük olan çocukların her yüz tanesinden 5’i hemofilus influenza tip B yani Hib bakterisini taşımaktadır ve bu yaş gurubunda bulunan çocuklarda görülen bakteriyel menenjitin en fazla gö Hib Aşısı, 5 yaşından daha küçük olan çocukların her yüz tanesinden 5’i hemofilus influenza tip B yani Hib bakterisini taşımaktadır ve bu yaş gurubunda bulunan çocuklarda görülen bakteriyel menenjitin en fazla görülen nedeni de hib bakterisi olmaktadır. 5 yaş altı çocukları hib bakterisine karşı etkin bir şekilde koruma görevi üstlenen hib aşısı, hib mikrobunun parçalanması ve etkisiz hale getirilmesi ile hazırlanmıştır.

Hib Hastalığı Ve Hib Aşısının Kullanımı: Hib enfeksiyonuna yakalanmış ya da taşıyıcısı olan bir çocuktaki bakteriler, çocuğun öksürmesi ya da hapşırması ile başka bir çocuğa bulaşabilmektedir. Bu durumun özellikle de kreş ve anaokulundaki çocuklarda görülmesinin sebebi ise 5 yaş altı çocukların toplu olarak bir arada olmasından kaynaklanmaktadır. Hib bakterileri damlacık enfeksiyonu ile alınmakta ve küçük çocukların boğazında çoğalmaktadır. Daha sonra bu bakteriler çocuğun kan dolaşımına geçerek farklı organlara yayılmakta ve yerleştiği yerde hastalık oluşmasına sebep olmaktadır.  

Bebeğin ikinci ayını doldurmasından itibaren bir ay ara ile 3 doz şeklinde uygulanmakta olan hib aşısı bebeğin bir buçuk yaşına gelmesi ile hatırlatma dozu olarak bir sefer uygulanmaktadır. Bebeğin bir yaşını doldurması ile tek doz şeklinde uygulana hib aşısı bebek üzerinde etkin bir koruma sağlayarak hastalığın oluşumunu engellemektedir.

Hib aşısı difteri, tetanos, boğmaca gibi diğer hastalıklar için hazırlanan aşıların birleşiminden olan karma aşısının içine enjekte edilerek de kullanılabilmektedir. Ayrıca, hib aşısı tek başına da kullanılmasının yanı sıra, başka hastalıkların karışımı olan beşli aşı formunda da üretilip, piyasaya sürülmektedir.

5’li Karma Aşı: Günümüzde teknoloji hızla ilerlemekte ve bu sayede birçok eskiden tedavisi olanaksız olan hastalıklar için yeni aşılar üretilmektedir. Bu aşıların her birini ayrı ayrı çocuğa uygulamak ise çocuk açısından bir işkence anlamına gelmektedir. Beşli karma aşı bu soruna bir çözüm olması açısından üretilmiştir. Eskiden bu şekilde bir aşının üretilmesi zor hatta imkânsız gibi görünse de günümüzde bilim dünyasında hızla gelişen yeni teknolojiler sayesinde bu artık mümkündür.

Beşli karma aşı, pasteur merieux connaught tarafından yüksek üretim teknolojisi ile üretilmekte ve difteri,tetanos,boğmaca ,çocuk felci ve menenjit hastalığının yanı sıra hib bakterisinden kaynaklanan enfeksiyonlara karşı da tek enjektörde koruma sağlamaktadır. 

]]>
Dut Aşısı https://www.asi.gen.tr/dut-asisi.html Mon, 19 Nov 2018 13:51:13 +0000 Dut aşısı, Dut ağacları meyvesi ve ipekçilikte yararlanılan yaprakları için yetiştiriliyor. İki çeşit dut çeşiti vardır. Bunlar beyaz dut ve karadut olarak ayrılır. En iyi bilinen dut türü beyaz dut olarak (morus alba Dut aşısı, Dut ağacları meyvesi ve ipekçilikte yararlanılan yaprakları için yetiştiriliyor. İki çeşit dut çeşiti vardır. Bunlar beyaz dut ve karadut olarak ayrılır. En iyi bilinen dut türü beyaz dut olarak (morus alba) bilinir. Karadut olarak (morus nigra ) bilinir. Kuzey Amerika ve Asyada daha çok dut türleri vardır. Şifalı ve çok vitaminli bir meyvedir. Enerji deposu olarak bilinir. Dut ağaçları aslında çok büyük bir ağaç sayılmaz. Ama gövdesi çok dallı ve budaklı bir ağaçtır. Dut ağacının yaprakları girintili, çıkıntılı, ince ve tüysüz yaprakları vardır. Meyvesinin rengi tatlı yeşil ya da beyaz ile pembe arası değişiyor. Kara ve mor renkte dut çeşidi de vardır. Çok sağlıklıdır.

Çiçeği ayrı ayrı değil kümeler gibi çıkıyor. Bu dut ağacının önemli bir özelliğidir. Dut ağacının meyvesi dişi çiçeklerin döllenmesinden meydana geliyor. Bu meyveler küçük etli meyvelerdir ve böğürtlene benziyor. Dişi çiçeğin meydana getirdiği bu meyve pek çok sayıda küçücük meyvenin bir topluluğudur. Bu topluluğun üyesine kapçık meyve (aken) adı verilir. Bunların içi öz sıvı dolu yumuşak keseciklerdir. Dut ağaçlarının sağlam gövdeleri vardır. Nisa ve mayıs aylarında çiçek açarlar. Karadut ağacının beyaz duta göre boyu daha ufak olur. Yapraklarının üzerinde ince tüyler vardır. Karadutun tadı mayhoştur.

Göz aşısı: Bu aşı yapılırken T yöntemi haricinde uygulanan çentik aşı yöntemidir. Çentik aşı yöntemi dutlar, güller, ıhlamur ve ceviz ağacında büyük başarı sağlıyor. Bu aşı anacın dibine yakın kısmında ya da gövdesinden yukarıdan aşağıya doğru 3-5cm uzunluğunda bir kabuk çıkartılır. Tomurcuklu kabuğu tutacak bir çentik kesik yüzeyinin altına açılıyor. Tomurcuk aşı kalemi buraya yerleştirilir ve bağlanır. Oldukça hızlı bir yöntemdir. Çentik açılmadan anactaki göz üzerinden çıkarılan kabuk yerine göz yerleri üst üste gelecek şekilde kalem gözden alına kabuk yerleştirilirse buna yama göz aşısı adı verilir. Haziran sonu ya da temmuz başında açık alanda yapılır. Göz aşısı yapıldığı yıl içinde sürgün verir. Kendi içinde erken sürgün ve geç sürgün olarak ikiye ayrılır. "erken sürgün " göz aşısında kalemler tomurcuk henüz uyanmamış halde iken alınır. Anaç ise aktif olmalıdır.

Dut Aşısı
Kakma aşı: Aşı kaleminin ince anacın ise kalın olduğu durumda uygulanır. Anaçta üçgen şekilde bir oyuk açılır. Buna uyğun kalem kesilir  kambiyumları çakıştırarak bağlanır ve macunlanır. Bu yöntem yaprağını döken türlerde açık alanda kural olarak fidanların sürmelerinden mümkün olduğunca kısa bir zaman önce uygulanır. Çok erken süren türler ilk baharda erken aşılanır. Genç süren türler ilkbaharda geç aşılanır.

Yarma aşı: Bu aşı çok kullanılan bir yöntemdir. Aynı kalınlıkta anaç ve kalemler ile kalemin ince anacın kalın olduğu durumda rahatça uygulanır. Önce anaç fidanın tepesi kesilir. Sonra düz bir satıh oluşturulur. Bundan sonra kalemin oturacağı kenarda anacın kesit yarısına kadar yakılır. Sonra kama gibi ve bir tarafı kabuklu kalem yarığa oturtulur. Yarığın iki tarafı kalemi sıkıştırmalıdır. Bu işlemi yaparken anaç ve kalem kabuklarının bir hizaya gelmesi şarttır. Kalın anaç üzerinde anacın çapı boyunca açılacak yarığa bazen iki taraflı iki kalem aşı yapılabilir.

Kalem aşı: Üzerinde bir kaç göz bulunan bir sürgünden alınan kalemlerle yapılan aşıdır. Bu aşı ise istenen bireyler uyanmadan önce alınır ve temiz poşetlere konulur. Sonra buz dolabında bir süre saklanır. Daha sonra anaç fidanlar uyanmak üzere iken aşılama yapılır. 

Bindirme aşı: Aynı kalınlıkta anaç ve aşı kaleminin olduğu hallerde uygulanır. Anaçlığın tepesi aşı kaleminin kalınlığında uygun bir yerde kesilir ve kalem buraya bindirilip bağlanır. 

]]>
Meningokok Aşısı https://www.asi.gen.tr/meningokok-asisi.html Mon, 19 Nov 2018 19:17:54 +0000 Meningokok aşısı, meningokok sağlık sorunu, başka bir deyişle neisseria meningitidis, menenjit (beyin zarı irini) ve menengokoksemi'ye ya da septisemi'ye (kan zehirlenmesi) yöntem açabilen önemli bir bakteriyel sağlık sorunu. Meningokok aşısı, meningokok sağlık sorunu, başka bir deyişle neisseria meningitidis, menenjit (beyin zarı irini) ve menengokoksemi'ye ya da septisemi'ye (kan zehirlenmesi) yöntem açabilen önemli bir bakteriyel sağlık sorunu. 2 yaşın üst kısmındaki herkeste sık sık görülebilen semptomları dik ateş, baş ağrısı ve boyun tutulması hastalığına karşı üretilmiştir. Bebeklerde klasik belirtilerin yakalanması ek olarak kolay değil olabiliyor. Meningokok patojeni en az 13 başka suştan meydana geliyor ve A, B, C, Y, W-135, 29E ve Z serogrupları şu ankiler.
 
Hastalara yepyeni ve önemli bir menenjit aşısı çıktı ek olarak doğrusu ülkemize yepyeni geldi deyince, çoğunlukla önce yanıt, biz esasen menenjit aşısı olmuştuk oluyor. Evet haklısınız şu ana denli evlatlarınız başka menenjit mikrobu amaçlı 8 defa aşılandı. 5'li karma aşı içerisinde 4 defa hemofilus  influenza mikrobuna karşın, 4 defa da milletçe içinde zatürre aşısı adı verilen esasında menenjite de yöntem açabilen pnömokok aşısıyla çocuklarımız aşılandı. Pnömokok ve hemophilus influenza mikrobuna karşın yaşamsal aşılama yapıldığından beri en sık rastlanan mikrop meningokok mikrobu olmuştur. Yepyeni aşımız meningokok  aşısıdır.  Başka bir deyişle başka bir  mikrop, ek olarak şimdilik olmadığımız bir aşı. Menenjit bir hastalıktır, bu  sebeple  de çoğu başka mikrop menenjite yöntem açabilir. Bu aşıya milletçe içinde benekli menenjit aşısı da denmektedir. Yepyeni bir aşı-çocuğuma ne türlü yaptırabilirim, çocuğum kobay mı olacak 

Aslında yepyeni bir aşı değildir, Abd'de 7 senedir ve çoğu gelişmiş ülkede sağlam bir şekilde tatbik edilen bir aşıdır. 2006'dan beri bebeklere de yapılabilen bu konjüge meningokok aşısı en başta ABD ve Avrupa ülkelerinde mevcut, en son zamanlarda gelişmekte durumda olan ülkelerde de bu aşı ruhsat almaya başlamıştır. Ülkemiz'de de Mart 2013'te ruhsat almıştır. Bugüne denli 44 milyona uzak olmayan  doz  uygulanmış ve  önemli  bir hemen yan tesiri görülmemiştir.  

Meningokok Aşısı
Meningokok aşısı neden önemli 

Meningokoksemi eskisi denli sık görülmese de vakit vakit salgınlar yapabilir, bilhassa  hac mevsiminde Ortada Doğudan ülkemize gelebilen ve yakalanan bireyin 24 saat içerisinde %50 ihtimalle ölümüne yöntem açan zor bir hastalıktır. Menenjit bu mikrobun yapacağı en kolay hastalıktır, bilhassa bütün bedende zor kanamalar, döküntü ve çoğu organın yetmezliğiyle izleyen meningokoksemi adı verilen şok tablosu süratle ilerler ve çok ek olarak ölümcüldür. Ülkemizde senelik görülme sıklığı tam anlamıyla da bilinmemekle birlikte ülkemiz İstatistik Müessesesi (TÜİK) vefat istatistiklerinden yola çıkarak ifade edilecek tahmine yönelik Avrupa'ya yönelik en az 10 kat ek olarak dik meydana geldiği söylenebilir. Ülkemizde meningokokal sağlık sorunu en fazla 5 yıl altı çocuklarda görülmektedir. Meningokok mikrobu hastada yalnızca kolay tek ateş ya da menenjit, ya da süratle ilerleyen mikrop  şokuna  denli  giden çok fazla farklı tablolara sebep olabilmektedir. 1920'lerden öncesinde antibiyotikler yokken meningokokkal hastalıklarda vefat oranları %70'lere denli varmaktaydı. İlerleyen dönemlerde antibiyotiklerin bulguyu ve yardım rehabilitasyonu ile vefat oranları hızları azalmaya başlamıştır. Fakat uyumlu antibiyotik rehabilitasyonu ve yüklü tıbbi bakıma nazaran, en son 20 sene içerisinde vefat oranları %9-12 içinde değişmek üzere sabit kalmıştır. Meningokokseminin yarattığı zor mikrop şokunda(sepitk şok) bu oran %40'a denli varmaktadır
]]>
K Vitamini Aşısı https://www.asi.gen.tr/k-vitamini-asisi.html Tue, 20 Nov 2018 17:09:42 +0000 K Vitamini Aşısı; Doğum hemen sonra yapılan Hepatit B aşısının haricinde, günümüzde artık sürekli bir şekilde yapılan K vitamini aşısı birçok ailenin dikkatinden kaçıyor ve hatta ne Hepatit B aşısının vurulduğund K Vitamini Aşısı; Doğum hemen sonra yapılan Hepatit B aşısının haricinde, günümüzde artık sürekli bir şekilde yapılan K vitamini aşısı birçok ailenin dikkatinden kaçıyor ve hatta ne Hepatit B aşısının vurulduğundan ne de bu öbür iğnenin yapıldığından haberi bile olmayan anne ve babalar bulunmaktadır. K vitamini kanı koyulaşturmak ve hemorajın önüne geçmek için yapılıyor, ancak dikkatten kaçan pek çok nokta bulunmaktadır bu uygulamada. Hemen her bebeğin doğumun ardından sonraki ilk 7 gün içersin de kanı oldukça incedir. 8. günde ancak kan koyu olması normale haline döner. Fakat bu maalesef tıp dünyasına bütün bebeklerde doğuştan K vitamini eksikliği bulunduğu biçiminde düşünülmektedir. Acaba doğum sırasında bebeğin kanının ince bulunmasının altında ne gibi bir sebep yatar ve doğa bunu niye öngörmüş, bu ne işe yarar diye düşünülmez. 

Doğumun hemen ardından bebeklere yapılan bu cins acı verici olan işlemlerin bebeklerin duyusal olan sistemlerinde ve bunu müteakip psikolojilerinde meydana getirdiği travma göz önüne alınmaz. Bebeklere yaşatılan bu tip fiziksel acı bulunduran travmaların kısa ve uzun zamanlarda meydana getirdiği olumsuz olan yönleri incelemiş önemli araştırma ve makaleler bulunmaktadır. Fakat doktorlar bu durumlardan ne kadar haberi olduğu bilinmemektedir.

Yapılan iğnedeki K vitamini miktarı yeni doğan bebeğin kanında bulunan miktarın 20,000 katı kadardır. Bu dozu yetişkin olan kişilerin kanındaki düzeye göre ayarlıyorlar. Yani yeni doğan bebeklerin kanında bulunan K-vit miktarı yetişkin olan kişilerin düzeyinde değil diye bunu anormal bir durum olarak kabul ediyorlar. Sürekli bir şekilde bahsedilen durum ise, yeni doğan ve bebekler, yetişkinlerin küçük birer kopyası değildir. 1985 senesinden bu yana tıp dünyası oral K vitamini’nin bebekte bulunan K-vit miktarını 300 ile 4,000 kat yükselttiğini, iğne biçiminde kinin ise bebeğin kanını bir yetişkin olan insan kanından 9,000 kat daha çok koyulaştırdığını biliyor.

K Vitamini Aşısı

İğnelerde kullanılan birtakım koruyucular, bebeğe zarar vereceği tıbbi bir şekilde kabul görmüş toksinlerden meydana geliyor. Fenol, benzil alkol, asetik asit, hidroklorik asit, lesitin, hintyağı gibi. Bu cins büyük dozda olan K vitamini ayrıca yeni doğan sarılığı’na sebep olan olaylardan birisidir. Bir yeri düzeltelim derken bir başka yeri bozmak modern tıbbın sahip olduğu çıkmazıdır. Anne sütü verilmeden önce gelen kolostrum da K vitamini yer alıyor. Bebeklerin doğar doğmaz meme almasının önemini vurgulamaları gerek kadın doğumcu gerekse ebeler acısından oldukça önemlidir.

Normalde K vitaminini tükettiğimiz gıdalardan elde edilir. Sindirim sisteminde emilimi meydana gelir. Fakat iğne kas arasına vuruluyor ki bu da vücudun almaya alışık bulunmadığı bir yol vitamini. Bu noktada, K vitamini gerektiren olaylarda anne ve babaların oral vitamin’i tercih etmeleri çok daha yerinde olacaktır. Enjeksiyon ayrıca hastane gibi tehlikeli mikroplar bakımından oldukça zengin olan bir yerde enfeksiyon olasılığını da  yeni doğan bebekler için beraberinde getirir.

Yeni doğan bebeklerde hemoraj olasılığını yükselten sebepler ise, Prematüre şeklinde olan doğum. Düşük doğum olma olasılığı. Doğum sırasında forseps yada vakum kullanımı. Annenin gebelik sırasında antibiyotik, antikoagülan, antikonvülsan ve öbür bazı ilaçları kullanımı. Karaciğerde oluşan rahatsızlık. Özellikle doğumun itme safhasında bebeğin hızlı bir şekilde dışarı çıkması yada bu zamanın aşırı bir şekilde uzun sürmesi. Sezarye ile yapılan doğum.

Doğum sırasında epidural anestezi, damardan yapılan narkotikler, internal fetal monitoring adı verilen bebeğin başına elektrod takılarak takip, suni sancı yada forseps vakum gibi yollar yapılmadığı ve göbek kordonu erken klemplenmediği sürece bebekte hemoraj durumu oldukça düşüktür. Yeni doğan bebeklerde kanın ince olma nedeni ise, doğanın yeni doğan için öngördüğü ilk kök hücre transfüzyonu kordon kanı ile meydana gelmektedir. 

]]>
Hamilelikte Tetanoz Aşısı https://www.asi.gen.tr/hamilelikte-tetanoz-asisi.html Wed, 21 Nov 2018 16:49:40 +0000 Hamilelikte tetanos aşısıHamile olan anne adayları kendisinin ve bebeğinin sağlığı açısından birtakım tedaviler ve tahlil ve testler yaptırmak gereğindedir. Yapılması gerekli olan aşılardan biriside tetanos aşıs Hamilelikte tetanos aşısı

Hamile olan anne adayları kendisinin ve bebeğinin sağlığı açısından birtakım tedaviler ve tahlil ve testler yaptırmak gereğindedir. Yapılması gerekli olan aşılardan biriside tetanos aşısıdır. Tetanos aşısı, diğer kabakulak, kızamıkçık, su çiçeği ve kızamık gibi aşılar gibi içlerinde herhangi bir canlı mikroorganizmalar bulunmadığı için anne adaylarının tetanos aşısını uygulamada hiç bir sakınca bulunmamaktadır. Gebelikten önce tetanos aşısı yaptırmamış veya yaptırmış olsalar bile üzerinden 10 yıl geçmiş anne adaylarından da tetanos aşısını yaptırmalarını doktorlar isteyebilir. Tetanos aşısını tam olarak yaptırmış ve daha üzerinden 120 ay geçmemiş anne adayları ise gebeliğin 5. ayından sonra ise tetanos aşısını yaptırabilirler.

Tetanos aşısı  uygulamış bir anne adayında, aşı sayesinde oluşan antikorlar, anne rahmindeki bebeğe geçecek ve bebek dünyaya yeni geldiği zamanlarda çok yüksek olan yeni doğan tetanos hastalığına karşı korunmuş olacaktır. Zaten gebelikte yapılan tetanos aşısının amacı bebeği doğum esnasında veya doğduktan sonra yeni doğan tetanos hastalığına karşı korumak için yapılan bir aşıdır.Yeni doğan bebekler bu hastalığa daha çok doğum esnasında yakalanmaktadır. Yeni doğan tetanosu bebekler için sonucu ölüme kadar varan çok tehlikeli bir hastalıktır. Doğum sırasında bebeğin göbek kordon bağı yeteri kadar temiz olmayan ortam ve steril olmayan ameliyatta kullanılan bıçak, makas gibi malzemelerde bebekte tetanos hastalığına yakalanma riskini artıran mikroplar bulunabilir. Özellikle evde yapılan doğumlarda ve temiz olmayan yerlerde doğum gerçekleştiği zaman bu aşının önemi daha da artmaktadır. Çünkü bu hastalık çok ciddiye alınması, önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Çok ciddi durumların önüne geçmek için, anne adayının kendisi ve bebeğinin sağlığı için bu aşıyı yaptırmak zorundadır. Hamilelik dönemlerinde bu aşıyı yaptırdıktan sonra, üçlü aşı adı verilen boğmaca, tetanos ve difteri aşısını bebeğin bağışıklık sisteminin çok güçlü olması ve kolay bir şekilde hasta olmaması için uygulayabilirler.

Hamilelikte Tetanoz Aşısı

Tetanos aşısı yaptırmak için anne adayları, aşının belli bir zamanı olmadığı için istedikleri zaman bu aşıyı yaptırabilirler. Ancak doktorlar  bu aşıyı yaptırmak için en uygun zamanların gebeliğin 3. sonlarına doğru olduğunu belirtmişlerdir. Tabi ki bu süreyi de geçen anne adayları, hamileliğin her hangi bir zamanında yada haftasında bu aşıyı yaptırabilirler. Bu aşı anne sağlığı ve bebeğin sağlığı açısından hamilelik boyunca istendiği zaman yaptırılsın. Daha önce belirtildiği gibi anne dayı bu aşıyı yaptırmak için en uygun zamanların gebeliğin 3. ay sonlarına doğru yaptırmak gerekir. Zaten gebelikte devamlı gidilen doktorlar uygulanacak test ve aşılar hakkında bilgiler verecektir.

Gebelikten önce tetanos aşısı tam olarak yaptırmış ve üzerinden 10 yıl geçmedi ise, gebelikte tekrar tetanos aşısını yapmaya gerek yoktur. Gebelik süresince yaptırdığını bu aşının size ve bebeğe faydası olacaktır. Uzmanlara göre ise gebelikten önce aşı yaptırmış üzerinden 10 yıl geçmemiş, fakat aşıyı tam olarak yaptırıp yaptırmadığını tm olarak bilmeyen anne adayları ise gebeliğin 5 veya 6. aylarında bu aşıyı birer ay arayla yaptırmaları gerekmektedir. Daha sonra ise anne adayı 6 ay bekledikten sonra bir doz daha yaptıracak, bu uygulama 1 yıl sonra yine devam edilecek ve bu şekilde tetanos aşısı 5 dozda tamamlanacaktır. Gebelikte anne adayında her hangi bir bölge de temiz olmayan bir eşya batması, delmesi veya kesmesi sonucu kanama gerçekleşirse tetanos hastalığına yakalanma riskini en aza indirmek için başa gelen bu gibi durumlarda tetanos aşısı ile birlikte tetanos immunglobulinde ilave edilir.

]]>
Kızamık Aşısı https://www.asi.gen.tr/kizamik-asisi.html Thu, 22 Nov 2018 06:58:04 +0000 Kızamık aşısı, günümüzde çok yaygın olarak uygulanan aşılar arasında yer almaktadır. Bu aşı son derece önemli ve son derece gerekli aşılar arasında yer almaktadır. Bu aşı ülkemize ilk olarak 1970 yılında gelmiş ve o Kızamık aşısı, günümüzde çok yaygın olarak uygulanan aşılar arasında yer almaktadır. Bu aşı son derece önemli ve son derece gerekli aşılar arasında yer almaktadır. Bu aşı ülkemize ilk olarak 1970 yılında gelmiş ve o günden günümüze kadar birçok çocuk üzerinde uygulanmıştır. Kızamık sorunu, özellikle çocuklarda görülen bir hastalıktır. Kişide çok büyük belirtiler göstererek hem sağlık sorunu hem de estetik sorunlarını ortaya çıkarmaktadır. Kızamık sorunu en çok kış sonlarında ve ilkbahar döneminde meydana gelmektedir. Bu dönemlere yaklaşmadan önce özellikle çocukların kızamık aşısı yaptırması gerekmektedir. Aksi durumlarda kızamık sorunu kişilerde de meydana gelebilmektedir. Kızamık aşısı, içeriğindeki maddeler sayesinde bu hastalığın kötü virüslerini tam olarak ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde her yüz kişiden birinin öldüğü bu hastalık ne kadar tehlikeli olduğunu bu durumla anlayabiliriz. Bu nedenle sizlerde çocuklarınıza kızamık aşısını zamanı geldiğinde kesinlikle yaptırılmalıdır. Kızamık hastalığından korunmanın tek yolu tabi ki bu aşıların zamanında yaptırılmasıdır. Kızamık aşısı uygulanan kişilerin vücudu çok uzun süreler boyunca korunmaktadır. Ülkemizde de uygulanan bu mükemmel aşı, son derece etkin ve güvenli bir aşı olduğundan insanlara zarar değil çok büyük faydalar sağlamaktadır. Bu nedenle sizlerde gönül rahatlığı ile kızamık aşısını yaptırabilirsiniz. 

Kızamık aşısının oldukça etkili olası ve kişiyi kesin olarak kızamık virüsünden koruduğu herkes tarafından bilinmesine rağmen bu aşıyı birçok insan ihmal etmektedir. Bu nedenle ülkemizde kızamık hastası oranı oldukça yüksektir. Sizlerde bilinçli bir anne- baba olarak çocuklarınıza sürekli olarak zamanlı bir şekilde kızamık aşısını yaptırarak çocuklarınızı bu gibi ölümcül hastalıklardan koruyabilirsiniz. Kızamık aşısı olmayan çocukların bu hastalığa yakalanma ihtimaller yüzde kırk kadar yüksektir. Her ne kadar masum bir hastalık gibi görünse bile bu hastalık son derece tehlikelidir. Kızamık aşısının içinde aslında yine kızamık mikropları bulunmaktadır. Bu kızamık mikropları kişilerde koruyucu etkiler göstererek kadar azdır. Bu nedenle dışarıdan gelen farklı kızamık mikroplarının tamamen yok edilmesinde çok büyük görevler yaparlar. Kızamık aşısı içerisinde bulunan bu mikroplar, vücuda dışarıdan giren farklı yapılardaki kızamık mikroplarını bağışıklık sisteminin yardımını alarak çok daha hızlı bir şekilde ortadan kaldırırlar. Bu aşı yapılırken dozun iyi ayarlanması gerekmektedir. çünkü bağışıklık sistemini çökertecek kadar aşırı dozda kızamık aşısı yapıldığında kişilerde çok büyük yan etkiler meydana gelebilmektedir. Bu aşı halk arasında kızamığın önlenmesi için çok yaygın bir şekilde kullanılmalıdır. Fakat bu durum ülkemizde bu kadar olumlu değildir. 

Kızamık Aşısı
Kızamık aşısı, sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz olarak okullarda yapılmaktadır. Bu durum çocukları ölümcül bir hastalık olan kızamık aşısından bira sürede olsa korumaktadır. Böylece ailelerin yaptırması gereken aşı çocuklarımızın ayağına giderek yapılmaktadır. Fakat bu aşının bazı yan etkileri bulunmaktadır. Bu yan etkiler bazı çocuklarda görülmektedir. Bu nedenle herkeste görülecek diye bir durum söz konusu değildir. 

Kızamık aşısının yan etkileri nelerdir
  • Kızamık aşısı içerisinde kızamık mikrobu bulunduğu iççin bu aşı kişilerde azda olsa kızamık belirtilerinden biri olan yüksek ateş ve ciltte kızarıklıklar şeklinde belirtiler gösterebilmektedir. Fakat bu durum kısa sürede etkilerini ortadan kaldırır.
  • Deride hafif döküntüler meydana gelebilmektedir. 
]]>
Aşıların Yan Etkileri https://www.asi.gen.tr/asilarin-yan-etkileri.html Fri, 23 Nov 2018 02:45:29 +0000 Aşıların Yan EtkileriAşılar kişileri hastalıklara karşı korumak amacıyla geliştirilen bir ilaç türüdür. aşılar uzun ve dikkatli araştırmalar sonucunda geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Aşıların uy Aşıların Yan Etkileri

Aşılar kişileri hastalıklara karşı korumak amacıyla geliştirilen bir ilaç türüdür. aşılar uzun ve dikkatli araştırmalar sonucunda geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Aşıların uygulanmasında ve uygulaması sonrası bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Aşıların belli standartlara uyması gerekmektedir. Bütün aşıların uluslar arası standartlara uyması gerekmektedir. Aşı yapılırken bir uzaman tarafından yapılması ve gerekli kurallara uyulmasın gerekmektedir. Aşı uygulaması sırasında uyulması gerekenler hususlardan biri de aşının dozudur.  

Aşılar kişileri hastalıklara karşı korumaktadır. Aynı zamanda  aşı bir ilaç türü olduğu yan etkileri bulunmaktadır. Uygulanan hiç bir aşı yüzde yüz güvenilir değildir. Çok ciddi sonuçlar doğurması dahi her aşının mutlaka yan etkisi bulunmaktadır.  Aşıların yan etkileri alerjik, sistemik ve bölgesel olmak üzere üçe ayrılır.  Alerjik yan etkileri en az rastlanmakla birlikte en ağır gecen yan etkileri oluşturmaktadır. Bölgesel yan etkileri ise en sık rastlanmakta fakat şiddeti en hafifi olan yan etkilerdir. Bölgesel yan etkiler genellikle difteri, asellüler, boğmaca gibi cansız aşılardan sonra görülmektedir. Bölgesel  yan etkiler aşı uygulamasından bir kaç saat sonra ortaya çıkmaktadır. Genellikle hafif geçer. Alerjik yan etkileri çok az rastlanmaktadır. Enjeksiyon yerin de kızarıklık, şişlik, kızarıklık gibi belirtileri bulunmaktadır. 

Aşıların Yan Etkileri
Alerjik ve bölgesel yan etkilere göre sistemik yan etkiler daha sık yaşanmaktadır. Sistemik yan etkiler halsizlik, ateş, baş ağrısı, iştahsızlık, kas ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler aşı türüne göre değişmekle birlikte aynı anda birden fazla belirtiler aynı anda yaşanabilir. Sistemik yan etkiler boğmaca, tifteri ve karma aşılarda sık görülür. Sistemik aşıların yan etkileri canlı zayıflatılmış aşılarda cansız aşılara göre daha sık görülmektedir. 
]]>
Gebelikte Tetanoz Aşısı https://www.asi.gen.tr/gebelikte-tetanoz-asisi.html Fri, 23 Nov 2018 22:40:24 +0000 Gebelikte tetanoz aşısı, birçok zaman kadınlarda zararlı olup olmadığı konusunda merak uyandıran konulardan biridir. Gebelik dönemlerinde anne adaylarında hormonsal olarak çok hızlı ve farklı değişimler meydana gelir. Özelli Gebelikte tetanoz aşısı, birçok zaman kadınlarda zararlı olup olmadığı konusunda merak uyandıran konulardan biridir. Gebelik dönemlerinde anne adaylarında hormonsal olarak çok hızlı ve farklı değişimler meydana gelir. Özellikle bebeğin anne rahminde, annenin yeyip içtiklerinden beslenmesi nedeni ile gebelik dönemlerinizde tükettiğiniz tüm besinler ve yaptığınız tüm her şeyin bebeğe de etkisi olacaktır. Özellikle tıbbi işlemler ve bitkisel çaylar, bebekler üzerinde büyük etkilere neden olur. Bu nedenle gebelik dönemlerinde yapılacak olan tüm aşılar için emin olunsa bile uzman bir doktordan bilgi almak çok daha sağlıklı olacaktır. Bunun yanı sıra günümüzde birçok aşı, hamilelik dönemlerinde kadınların uzak durması gereken aşılardandır. Zaten hamileliğinizin 5. ayından sonra dışarıdan da hamile olduğunuz belli olacağı için aşı yapan kişi bu durumu fark edebilir. Ancak ilk 5 ay, karın şiş olmayacağı için hamile olduğunuz anlaşılmaz. Bu durumu hemşireye ya da doktora sizin belirtmeniz gerekmektedir. 

Gebelikte Tetanoz Aşısı Yapılabilir Mi
Gebelik dönemlerinde birçok yapılmaması gereken aşı türü bulunsa bile tetanos aşısının gebelik döneminde yapılmasında sakınca bulunmamaktadır. Tetanos aşısı, 5 yıl etkisi olan ve genellikle paslı malzemelerden bulaşabilecek olan hastalık önlemidir. Bu nedenle gebelik döneminizde herhangi bir paslı kesici yaralanmasında tetanos aşısı gerekebilir. Bu gibi durumlarda aşı vurularak daha büyük hastalıklardan korunabilirsiniz. Ancak her ne olursa olsun, tetanos aşısı yaptırmadan önce doktorunuza hamile olduğunuzu ve bebeğinizin kaç aylık olduğunu belirtin. Bu sağlığınız açısından daha iyi olacaktır. 

Gebelikte Hangi Aşıların Vurulmasında Sakınca Vardır
Gebelik dönemlerinde yapılan aşılar direk kana geçer ve kandan da bebeği etkiler. Bazı aşıların bebeğe zararı olmazken bazı virüslü aşılar, bebeklerde ciddi sorunlara neden olabilmektedir. En yaygın olarak yapılan aşılar arasında kabakulak aşısı, kesinlikle hamilelik dönemlerinde yapılmaması gereken aşılardandır. Bu aşı türü, bebeğiniz için oldukça ağır geleceğinden bu aşıyı yaptırmamanız gerekir. 

Bir diğer yapılmaması gereken aşı ise kızamık aşısıdır. Yetişkinlerde genellikle oluşmayan bu rahatsızlık eğer anne adayında meydana gelir ise kesinlikle aşı vurulmaktan kaçınılmalıdır. Bu gibi durumlarda hamile olduğunuzu önemle doktorunuza belirtebilirsiniz. Kızamık aşısı ile birlikte su çiçeği rahatsızlığında da iğne yapılması gerekebiliyor. Bu iğnenin de ciddi olumsuzluklara neden olma durumu bulunmaktadır. Su çiçeği aşısını da hamilelik döneminiz boyunca kullanmamanız önerilmektedir. 

Gebelik Döneminde Tetanoz Aşısının Bebeğe Faydası Var Mı
Gebelik döneminde tetanos aşısının bebeğe ciddi zararları bulunmamaktadır. Bu nedenle daha çok önerilen ilk üç ay içerisinde anne adayının tetanos aşısı olması olacaktır. Gebelikte tetanoz aşısı, anne adayına uygulandığı zaman kan yolu ile bebeğe de geçeceği için bebeği dizanteri ve benzeri birçok hastalıktan doğumdan hemen sonra da koruyacaktır. Bu nedenle bir noktada bebeğe koruyucu olarak fayda gösterdiğini söylemek mümkündür. 
]]>
Dbt Aşısı https://www.asi.gen.tr/dbt-asisi.html Sat, 24 Nov 2018 05:22:39 +0000 Dbt Aşısı; Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısıdır. DBT aşısı, saflaştırılmış olan toksoidlerden meydana gelen difteri ve tetanoz aşıları vasıtası ile öldürülmüş olan Bordetella pertussis hücresi vasıtası ile haz Dbt Aşısı; Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısıdır. DBT aşısı, saflaştırılmış olan toksoidlerden meydana gelen difteri ve tetanoz aşıları vasıtası ile öldürülmüş olan Bordetella pertussis hücresi vasıtası ile hazırlanan tam hücreli boğmaca aşısı komponentlerinden meydana gelir. Boğmaca aşısı 7 yaşına değin DBT aracılığı ile uygulanır. 7 yaşının ardından boğmaca aşısı yapılmaz. 7 yaşından sonra ilk kez aşı yapılacaklara DT yapılır. DBT aşısı 2, 4 ve 6. ayların bitimin de beşli karma aşı  (Pentaxim) olarak yapılır

Rapel doz (uygulama dozu) 3. aşıdan bir yıl sonra (bebek 18-24 ay) yapılır. Aşıya yanıtın yetersiz olması sebebiyle, DBT aşısı altı haftadan küçük bebeklere uygulanmaz. DBT aşısından hemen sonra ilk 48 saat içinde ateş, aşı yerinde ağrı ve şişme meydana gelebilir. Aşı yapımından sonra gerektiği şekilde ateş düşürücü içerebilir. Aşı seyrek olarak komplikasyonlara yol açabilir. Aşı yapımı sonrası yüksek ateş (>39,5 ° C), sürekli manasız ağlama, havale geçirme olursa beklemeden hastaneye götürülmelidir..

Bu hallerde aşı takvimi, çocuğa göre yeniden düzenlenir. Altı yaşından fazla olan çocuklara tam hücre ölü boğmaca içeren aşılar uygulanmadığı için DBT aşısı yapılamaz. Yedi yaşından fazla çocuklarda da seyreltilmiş difteri içeren aşılar uygulanır. Şimdilerde zayıflatılmış boğmaca ve seyreltilmiş tetanoz toksoidi kapsayan ergen erişkin aşı uygulama çalışmaları yapılmaktadır.

Difteri aşısı, tek başına difteri aşısı uygulanmaktadır. Erişkin düzeyde yada çocuk çağında bulunmak üzere tetanoz toksoidi ile ikili aşı yada boğmacanın da birlikte olduğu üçlü (karma) aşı şeklinde yapılmaktadır. Çocukluk zamanında uygulanan karma aşı içindeki difteri toksoidi, erişkin tipteki difteri aşısında yer alan difteri toksoidinden daha çoktur. 7 yaşından fazla çocuklara erişkin tip difteri tetanoz aşısı yapılmalıdır.

Difteri aşısı çocuklara; difteri, tetanoz, boğmaca (karma aşı) olarak çocuk 2 aylıkken olmak üzere 2.,3.ve 4. aylarda(bir ay ara ile) üç doz ve bunun devamın da üçüncü dozdan 12 ay sonra (16. ayda) yapılan bir tekrar dozu ile toplam dört doz olmak üzere yapılmaktadır. Aşı etkisini göstermesi için ilkokul 1. ve 8. sınıflarda tetanoz ve erişkin tip difteri aşısı (Td) ile 2 doz daha aşılama aşı takvimi içinde bulunmaktadır.

Dbt Aşısı

7 yaşından fazla çocuklar ve erişkinler için çoklu aşılama erişkin tip difteri aşısı ile bir ay sonra ile 2 doz ve ikinci dozdan 6-12 ay sonra yapılarak aynen dozu ile toplam 3 doz olarak yapılmaktadır. Difteri aşısı +2-+8 oC arasında buzdolabında muhafaza edilmeli ve buzlukta bekletilmemelidir.

Boğmaca aşısı, boğmacanın korunması için 6 yaş civarındaki tüm çocuklar boğmaca aşısının yapılması oldukça mühimdir. İki tip boğmaca aşısı bulunmaktadır. Birincisi boğmaca aşısı içine formalinle inaktive yapılmış Bordetella pertussis bakterisinin tamamını kapsayan ölü aşıdır. 1930’larda çoğaltılmış ve 1940’larda yaygın bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Tam hücre boğmaca aşısına bağlı olarak, aşı yapılan kısımda, şişlik, ağrı ve ateş gibi yan etkiler yapılmaktadır.

İkinci olarak asellüler boğmaca aşısıdır.Asellüler boğmaca aşıları inaktive (ölü) aşılardır.Boğmaca bakterisinin tamamı olmamakla birlikte  inaktive bazı parçalarını bulundurur. Asellüler boğmaca aşılarının yan etkileri, tam hücre boğmaca aşılarının yan etkilerinden oldukça düşüktür. Boğmaca aşısı difteri ve tetanoz aşısı ile birlikte üçlü karma aşı olarak yapılmaktadır.

Boğmaca aşısı ile primer koruma sistemi bebek 2 aylıkken olmak üzere 2., 3. ve 4. aylarda üç doz (bir ay ara ile 3 doz) ve üçüncü dozdan bir yıl sonra (16. ayda) bir tekrar doz aşılama olarak dört doz uygulanmaktadır Aşıdan sonra yapılan kimi yan etkilerin  sebebi oldukça boğmaca aşısıdır ve  boğmaca aşısının kimi programdan atılması ön görülür. 7 yaşından büyük çocuklara boğmaca aşısı önerilmemektedir. Boğmaca aşısı +2-+8 oC arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.

]]>